Aile Hukuku ilkeleri – Resmi Evlilik ilkesi

0
155
Bu yazıya puan ver

Aile Hukuku İlkeleri – Resmi Evlilik ilkesi

Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir. (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası M.2)

Aile Hukukunun resmi evlilik ilkesi, laik temele dayanak oluşturan ilkeyi ifade etmektedir.

Türk Medeni Kanununa göre bir evlilikten söz edilebilmesi için yani geçerli bir evlilik kabulünün hukuken yapılabilmesi için gerekli şartlar vardır ve bunlar yerine getirilmiş olmalıdır.

Aslında Bu ilke için resmi evlilik ilkesi isimlendirmesi ile birlikte Hukuken geçerli evlilik ilkesi isimlendirmesi de kullanılmaktadır. Hukuken geçerli evlilik söylemi ile karşılaşıldığında Resmi evlilik ilkesinden bahsedildiğini söyleyebiliriz.

Bu koşullar tarafların devletin resmi görevlendirdiği evlendirme memuru gözetiminde nezaretinde ve önünde evlenme taleplerini onaylayan yöndeki sözlü ikrarları ve evlenme isteklerini kabul eden davranışlarıdır. Konuşma engelli birinin (dilsiz ise) bu konudaki sağlık engelini gösterir belgeyi sunması halinde sözlü ikrarı yerine evlendirme memurunun kabul edeceği bir onay geçerli sayılmaktadır.

Evlendirme Memuru Önünde Evlilik

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının m. 174 hükmüne göre Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarma ve Türkiye Cumhuriyetinin laiklik niteliğini koruma amacını güden, inkilap kanunlarının, Anayasanın halk oyu ile kabul edildiği tarihte yürürlükte bulunan hükümlerinin, Anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz.

Bunlardan biri de 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle kabul edilen, evlenme akdinin evlendirme memuru Önünde yapılacağına dair medeni nikah esası ile aynı kanunun 110 uncu maddesi hükmüdür.

Nitekim 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda da aynı hüküm yer almıştır. TMK. m. 141 hükmüne göre evlenme töreni, evlendirme dairesinde evlendirme memurunun ve ayırt etme gücüne sahip ergin iki tanığın önünde açık olarak yapılır. Aynı kanun içerisinde evlendirme memurunun uygun gördüğü yerlerde de evlendirme gerçekleşebilir.

Burada esas olan evlendirmenin resmi görevli karşısında yapılması. Evlendirme memurunun kişilerin ayırt etme gücü olduklarına dair sağlık raporları ile sözlü ikrarlarının zorlama olmadığına kanaat getirmesi ve yine ayırt etme gücüne sahip iki tanık ile de evlendirmenin gerçekleşmesini kayıt altına alma işlemidir.

Tek Eşle Evlilik

Aile Hukukunda çok kişiyle evlilik geride kalmış bir sistemdir. Bilindiği üzere günümüzde artık monogami geçerlidir. Monogami sözlük tanımı itibari ile yani literatürdeki hali ile tek eşli demektir.

Bu sebeple eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması hâlinde evlenme mutlak butlanla batıldır. (TMK. M. 145 b.1)

TMK. m. 146 hükmüne göre mutlak butlan davası, Cumhuriyet savcısı tarafından resen açılır. O kadar ki bu dava, ilgisi olan herkes tarafından da açılabilir. Bu konu ile ilgili olarak SGK kurumlarının bankaların ve benzer devletin resmi kurumlarının davacı olduğu davalar söz konusudur.

Dini Törenin Etkisizliği

Evlilik benzeri birlikte yaşamalar ve imam nikahı ile yapılan evlilikler Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının koruması dışındadır.

Evlenme töreni biter bitmez evlendirme memuru eşlere bir aile cüzdanı verir. Aile cüzdanı gösterilmeden evlenmenin dini töreni yapılamaz. Evlenmenin geçerli olması dini törenin yapılmasına bağlı değildir. (TMKm. 143.)

Eşcinsel Birlikteliklerin Geçersizliği

Birbiriyle evlenecek erkek ve kadın, içlerinden birinin oturduğu yer evlendirme memurluğuna birlikte başvururlar. (TMKm. 134 f. I.)

Görüldüğü üzere evlenecek olanlardan biri erkek diğeri ise kadın olmak zorundadır.

Almanya’da 1.8.2001 tarihinde yürürlüğe giren “Eşcinsel Birliklere Ayırım Yapılmasına Son Verilmesi Yasası: Yaşam Ortaklığı” benzeri bir düzenleme mevzuatımızda yer almamaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here