Aile Konutu Tespit Davası Usul Hükümleri

0
259

“Aile Konutu Tespit Davası” Usul Hükümleri

Oturulan konutun aile konutu olup olmadığına ilişkin tespit davası hakkında uygulanacak olan usul hükümlerini aşağıdaki konu başlıklarına göre inceleyeceğiz;

  • Görevli mahkeme,
  • Yetkili mahkeme,
  • Taraflar,
  • Harç,
  • Yargıtay’da murafaa istenemez

“Aile Konutu Tespit Davasında” Görevli Mahkeme

Çekişme konusu olan konutun aile konutu olup olmadığının tespitinde görev, adli yargıya aittir;

“….Türk Medeni Kanununun 194/3. maddesi gereğince; Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteyebilir. Konutun aile konutu olup olmadığının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden bu konuda ihtilaf çıktığı takdirde karar verme yetkisi, Adli Yargıya aittir. Bu yön gözetilmeden bu konuda karar verecek yerde yazılı şekilde ve gerekçelerle hüküm tesisi ve talebin görev yönünden reddi bozmayı gerektirmiştir.” Y2HD, 06.03.2003, 1***6-3***0

Çekişme konusu olan konutun aile konutu olup olmadığının tespit yetkisi konusunda görevli mahkeme aile mahkemesi (=Yoksa Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi) dir;

“….Türk Medeni Kanununu 194. maddesi gereğince oturulan yerin aile konutu olup olmadığının tespit yetkisi aile mahkemesine aittir. Mahkemece davacıya dava konusu konutun aile konutu olup olmadığının belirlenmesi için Aile Mahkemesinde dava açması için önel verilmesi, davanın sonucunun beklenmesi birlikte değerlendirilip sonucu uyarınca karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.” Y2HD, 07.11.2005, 1***6-1***0

“….İstem, taşınmazın aile konutu olduğunun tespitine (TMK. md. 194) ilişkin olup Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı hariç olmak üzere İkinci kitabından (TMK. md. 118 – 394 ) kaynaklanmakta olup aile mahkemesi görevlidir. (4787 S.K. md. 4/1) İşin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 26.01.2006, 1***4-3***2

“…Miras bırakan Mustafa Fincan 12.06.2005 tarihinde ölmüştür. Davacı miras bırakandan kalan dava konusu konutun aile konutu olduğunun belirlenmesini talep etmiştir. Türk Medeni Kanununun 652. maddesinde; eşlerden birinin ölümü halinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa sağ kalan eşin bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben, mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebileceğini hükme bağlamıştır. Davacı dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunun belirlenmesini istemiştir. Aile Mahkemesince yapılacak iş; tarafların delillerini toplayıp, bu konutun aile konutu olup olmadığını belirlemekten ibarettir. Açıklanan husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 27.03.2008. 1***1-4***9

“..Olayları açıklamak taraflara hukuki nitelendirme hakime aittir. (HUMK.mad.76) Davacı eşi Hasan Tahsin Kopan’nın 10.2.2006 tarihinde vefat ettiğini Aydın ili Meşrutiyet mahallesi Mimar Kemalettin caddesi 403 ada 11 parselde tapuda kayıtlı 2. kattaki konutun aile konutu olduğunun tespitini istemiştir. Aile konutu olup olmadığının tespiti Aile Mahkemesinin görevine girer. Mahkemece aile konutu ile ilgili tespit istemi konusunda tarafların delillerinin sorulup toplanması değerlendirilmesi ve sonucu itibariyle tespit isteğiyle ilgili karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.” Y2HD, 17.04.2008, 5***2-5***0

“..Türk Medeni Kanununun 194/3. maddesi gereğince; aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteyebilir. Konutun aile konutu olup olmadığının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden bu konuda ihtilaf çıktığı takdirde karar verme yetkisi aile mahkemesine aittir. Bu yön gözetilmeden hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 17.03.2009, 2***4-4***2

“..Davacı, tapuda ölen eşi adına kayıtlı olan 234 ada (71) parsel sayılı konutun aile konutu olduğunu ileri sürerek bu konut üzerinde miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını istemiştir. (TMK.md.652) Taraflar arasında taşınmazın aile konutu olup olmadığı hususunda çekişme çıktığına göre, konutun aile konutu olup olmadığını belirleme görevi aile mahkemesine, özgüleme görevi ise sulh hukuk mahkemesine aittir. Mahkemenin yargı çevresinde müstakil aile mahkemesi bulunmamaktadır. Öyleyse, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 2/2.maddesi gereğince konutun aile konutu olup olmadığının tespitine ilişkin bölüme “aile mahkemesi sıfatıyla” asliye hukuk mahkemesince bakılması, Özgüleme isteği yönünden ise bu isteğin tefrik edilerek görevsizlik kararı verilip sulh hukuk mahkemesine gönderilmesi gerekirken davacıya, tespit isteği yönünden aile mahkemesinden karar getirmesi için önel verilmesi, bu Önel gereğinin yerine getirilmediğinden bahisle davanın reddedilmesi doğru bulunmamıştır.” Y2HD. 03.05.2010, 5***5-8***0

“Aile Konutu Tespit Davasında” Yetkili Mahkeme

Aile konutu olduğunun tespiti davası eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesi mahkemesinde açılabileceği gibi genel hükümlere göre davalının bulunduğu yerde de açılabilir.

“Aile Konutu Tespit Davasında” Taraflar

Aile konutu olduğunun tespiti davasının tarafları hakkında bu bölümde açıklamalarda bulunacağız.

“Aile Konutu Tespit Davasında” Davacı

Aile konutu olduğunun tespiti davası hukuki yararı bulunan herkes tarafından açılabilir.

“..Davacı, ölen eşine ait tereke mallan arasında bulunan dava konusu bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmaz üzerinde, yasal özgüleme hakkına esas olmak üzere, taşınmazın eşiyle birlikte oturdukları konut olduğuna ilişkin tespit kararı verilmesini istemiş, davada husumeti ölen eşinin diğer mirasçılarına yöneltmiştir. Davacının, böyle bir tespit kararı istemekte hukuki yararının bulunduğunda duraksama yoktur.” Y2HD, 09.07.2008. 7***6-1***4

“Aile Konutu Tespit Davasında” Davalı

Aile konutu olduğunun tespiti davasında husumet çekişme çıkan tarafa yöneltilmelidir.

“..Davacı, ölen eşine ait tereke malları arasında bulunan dava konusu “bağımsız bölüm” niteliğindeki taşınmaz üzerinde, yasal özgüleme hakkına esas olmak üzere, taşınmazın eşiyle birlikte oturdukları konut olduğuna ilişkin tespit kararı verilmesini istemiş, davada husumeti ölen eşinin diğer mirasçılarına yöneltmiştir. Davacının, böyle bir tespit kararı istemekte hukuki yararının bulunduğunda duraksama yoktur. Taşınmazın, eşlerin birlikte oturdukları konut olup olmadığı hususu çekişmeli olduğuna göre, bu hususun tahkikat yapılarak ve tarafların gösterecekleri deliller toplanıp değerlendirilerek belirlenmesi gerekecektir. Bu bakımdan, ölenin yasal mirasçılarından davalı Gürel Tokgöz’e dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğ ile taraf teşkilinin sağlanması ve tarafların göstermeleri halinde delillerinin toplanarak ulaşılacak sonuç uyarınca tespit isteği hakkında bir hüküm kurulması gerekirken taraf teşkili sağlanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.” Y2HD, 09.07.2008, 7***6-1***4

“Aile Konutu Tespit Davasında” Harç

Aile konutu olduğunun tespitine ilişkin davalar boşanmanın eki niteliğindeki davalardan değildir.

“..Davalı-karşılık davacı kadının karşılık dava dilekçesinde yer alan ve boşanmanın eki niteliğinde bulunmayan aile konutunun Özgülenmesi ne, aile konutu şerhinin verilmesine ve 4320 sayılı Kanun uyarınca hüküm tesisine yönelik istekleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 23.05.2007, 1***1-8***3

“Aile Konutu Tespit Davasında” Bağımsız Dava Açılması

Aile konutu olduğunun tespitine ilişkin dava bağımsız bir dava ile istenebilir.

“..Olayları açıklamak taraflara hukuki nitelendirme hakime aittir. (HUMK. md.76) Miras bırakan Nizamettin 25.10.2007 tarihinde ölmüştür. Türk Medeni Kanununun 652.maddesinde; eşlerden birinin ölümü halinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa sağ kalan eşin bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben, mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebileceğini hükme bağlamıştır. Davacı bu nedenle açtığı davaya esas olmak üzere dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunun belirlenmesini istemiştir. Aile mahkemesince yapılacak iş; tarafların delillerini toplayıp, bu konutun aile konutu olup olmadığını tespitten İbarettir. (TMK. md.194) Açıklanan husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” Y2HD. 13.07.2009. 3***7-1***6

Aile konutu olduğunun tespitine ilişkin dava bağımsız açılan dava maktu harca bağlıdır.

“Aile Konutu Tespit Davasında” Birlikte Dava Açılması

Aile konutu olduğunun tespitine İlişkin dava ilgili bir başka dava ile birlikte de istenebilir. Aile konutu olduğunun tespitine ilişkin dava başka bir dava İle birlikte istenilmişse aile konutu olduğunun tespitine ilişkin bölüm maktu harca bağlıdır.

“..Davacı, açılan davada taşınmazın aile konutu olduğunun tespiti yanında tapu kütüğüne konutla ilgili olarak banka lehine konulan ipotek ile diğer davalılar lehine konulan hacizlerin kaldırılmasını da istemiştir. İpoteğin ve hacizlerin kaldırılmasına ilişkin istekler nisbi harca tabidir. Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler ve harca mevzu işlem yapılamaz.(Harçlar Kanunu m.32) Nispi peşin harç noksanlığı tamamlanmadan işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 17.09.2009, 1***7-1***9

“Aile Konutu Tespit Davasında” Yargıtay ’da Murafaa İstenemez

Aile konutu olduğunun tespitine ilişkin davada verilen kararların Yargıtay’da duruşmalı İnceleneceğine ilişkin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde hüküm bulunmadığından duruşma isteğinin reddine karar verilmektedir.

“..Uyuşmazlık taşınmazın aile konutu olduğunun tespitine ve eşlerden birinin evden yararlanma istemine ilişkindir. Bu tür davaların Yargıtay incelemesinin duruşmalı yapılacağı hakkında Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 435. maddesinde hüküm bulunmadığından davacı-karşı davalı kocanın murafaa isteğinin reddine karar verildi.” Y2HD. 08.04.2009. 1***7-6***5

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here