Evlenmenin Yokluğunun Sonuçları

0
52
Evlenmenin Yokluğunun Sonuçları
5 (100%) 1 vote

Evlenmenin Yokluğunun Sonuçları

Evlenmenin yokluğunun sonuçlarını aşağıdaki konu başlıklarına göre inceleyeceğiz;

  • Evlenme kendiliğinden hükümsüzdür,
  • Evlenmenin yokluğunun tespiti davası açılabilir,
  • Boşanma davası açılmasına olanak vermez,
  • Kayıt varsa düzeltilmesi dava edilebilir,
  • Özel kanun varsa evlilik olarak tescil edilebilir,
  • Uzun süre geçmesi yokluğu ortadan kaldırmaz

Belirlemiş olduğumuz konu başlıklarını detaylı bir şekilde anlaşılırlık kazandırma adına ifade edelim.

Evlenme Kendiliğinden Hükümsüzdür

Medeni hukuka ilişkin işlemlerin kurucu unsurlarında bir eksiklik bulunuyorsa o işlem kurulmamış/doğmamış/yapılmamış/varlık kazanmamış/yok sayılır.

Yoktan var çıkmayacağı için yok işlem hukuk düzeninde hiçbir hüküm ve sonuç doğurmaz. Yok işlemden önce hangi statüde bulunuluyorsa aynı statüde kalınmaya devam olunur. Tarafların iyiniyetli olmaları ya da kanunu bilmemelerinin bir önemi ya da etkisi yoktur.

Yokluk hallerinde evlenme hiç kurulmamıştır.

Başka bir anlatımla geçerli şekilde kurulmayan evlilikler yok evlilik hükmündedir.

Evlenmenin yokluğunda hukuk düzeninin öngördüğü şekilde kurulmayan evlenme kendiliğinden hükümsüzdür. Böyle bir evlilik hiçbir şekilde hukuki sonuç doğurmaz.

Evlenmenin Yokluğunun Tespiti Davası Açılabilir

Evlenmenin yokluğunda hukuk düzeninin öngördüğü şekilde kurulmadığı için evlenme kendiliğinden hükümsüz ise de bu konuda çekişme varsa ancak bir tespit davası açılabilir.

Yok işlem hukuk düzeninde hiçbir hüküm ve sonuç doğurmadığından hükümsüzlük bağlamında bir dava açılmasına gerek bulunmamaktadır. Yok işlem hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınır.

Her İlgili Açabilir

Yokluk için ayrıca dava açmak gerekli değildir.

“..Davacı ile Emekli Sandığı iştirakçisi iken 15.08.1998 tarihinde bir başkasıyla evli olarak vefat eden İ…m A…n arasında resmi evlilik bulunmamaktadır. Davacının, müteveffa İ…m’le 1946 yılından beri nikahsız olarak fiilen beraber yaşamış olması, bu fiili beraberliğin evlilik olarak kabulünü ve tescilini gerektirmez. Evlilik ancak, evlendirme memuru önünde evleneceklerden her birinin, bu amaca uygun iradelerini sözlü olarak açıklamalarıyla oluşur. (TMK.md.142) Kanunun, herhangi bir hukuki sonuç bağlamadığı ve hukuken geçerli saymadığı bir hususla ilgili de tespit kararı verilemez. Maddi vakalar ise tespit davasına konu olamaz. O halde isteğin reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır” Y2HD. 01.02.2010. 1***3-1***5

Hukuki bir sonuç doğuracaksa yokluk, menfaati olan kişi tarafından ancak bir tespit davasına konu yapılabilir.

Hukuki işlemin yokluğu herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir. Bu sebeple evliliğin yokluğunun tespiti davası her ilgili tarafından açılabilir.

Her Zaman Açılabilir

Evliliğin yokluğunun tespiti davasının açılması herhangi bir süreye bağlı olmadığından ilgili tarafından her zaman açılabilir. BU tür davalarda zaman aşımı mevcut değildir.

Her Türlü Delille Kanıtlanabilir

Evliliğin yokluğunun tespiti her türlü delille kanıtlanabilir.

“..Olayları açıklamak taraflara, hukuki değerlendirme hakime aittir. Dava butlan nedeniyle evliliğin iptali olmayıp, evliliğin yokluğunun tespitine ilişkindir. Evliliğin yokluğu her türlü delille kanıtlanabilir. Taraf delillerinin toplanması ve sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 08.03.2007, 1***8-3***8

Aile Mahkemesi Görevlidir

Evliliğin yokluğunun tespiti davası aile mahkemesinde görülmelidir. Evliliğin geçerli olup olmadığını değerlendirme görevi aile mahkemesine aittir.

Boşanma Davası Açılmasına Olanak Vermez

Yok işlem sebebiyle taraflar herhangi bir borç altına girmeyecekleri gibi bir hak sahibi de olamazlar ve bir yükümlülük altına da girmezler. Bu sebeple yok evlilik sebebiyle nafaka hakkı doğmayacağı gibi taraflardan birinin ölümü halinde sağ kalanın mirasçılık sıfatını kazanması da mümkün değildir.

Yok evlilik; geçerli bir evliliğin hukuki sonuçlarını doğurmayacağından boşanma davasına konu olması da söz konusu değildir.

Bilindiği üzere boşanma davasının incelenebilmesi için hukuken geçerli ve devam eden bir evliliğin bulunması gerekmektedir.

Kayıt Varsa Düzeltilmesi Dava Edilebilir

Yokluk hallerinde evlenme hiç kurulmadığı için tescili de mümkün değildir. Buna rağmen yok evlilik tescil edilmişse yanlış kaydın düzeltilmesi için dava açılabilir.

Açılacak olan dava evlilik kaydının iptali davası olup ilgisi olan herkes tarafından açılabilir. Geçerli bir evliliğin bulunup bulunmadığı inceleneceği için davanın aile mahkemesinde incelenmesi gerekir.

Aile mahkemesi evlenmenin kurucu unsurlarının bulunup bulunmadığını titizlikle inceleyerek evliliğin yok evlilik olduğunu belirlediğinde evlilik kaydının iptaline karar verecektir.

Özel Kanun Varsa Evlilik Olarak Tescil Edilebilir

Yok evliliğin aradan ne kadar zaman geçerse geçsin geçerli evlilik duruma getirilmesi hukuken mümkün değildir.

Ancak ülkemizde bir evlenme akdine dayanmayan birleşmelerin evlilik olarak tesciline ilişkin Özel kanunlar çıkarılmıştır.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisinden Önce ülkemizde çok kanlılık sistemi yürürlükte idi. Daha çok İslâm hukukuna dayanan imam nikâhı ile şer’i evlilik ve taaddüdü zevcat töresinin uzun yüzyıllardan beri sosyal yapıda kökleşmiş olması nedeniyle yeni düzene birdenbire/aniden uyum sağlayıvermenin insanın doğasına aykırı olduğu gerçeğine kimseler karşı çıkamaz.

Bu nedenle Cumhuriyetin onuncu yılı dolayısıyla Atatürk döneminde 1933 yılında çıkarılan 2330 sayılı Af Kanunu anlaşılabilir niteliktedir. Zira ilk on yılda bu olgu

anlaşılamamış/ anlatılamamış/benimsetilememiş olabilir.

Ama sonrasında ne olmuştur?

  • 1945 yılında 1427 sayılı Kanun,
  • 1950 yılında 5524 sayılı Kanun,
  • 1956 yılında 6652 sayılı Kanun,
  • 1965 yılında 554 sayılı Kanun,
  • 1974 yılında 826 sayılı Kanun,
  • 1981 yılında 2526 sayılı Kanun

arka arkasına çıkarılmıştır.

Son çıkan özel kanun ise 8.5.1991 gün ve 3716 sayılı Bir Evlenme Akdine Dayanmayan Birleşmelerin Evlilik ve Evlilik Dışında Doğan Çocukların Düzgün Nesepli Olarak Tesciline İlişkin Kanundur.

Bu özel kanun 16.5.1991 günlü Resmi Gazete’nin 16.5.1991 günlü ve 20873 sayılı nüshasında yayınlanarak yürürlüğe girmiş ve beş yıl süreyle yürürlükte kaldıktan sonra 16.5.1996 tarihinde yürürlükten kalkmıştır. 3716 sayılı Kanun m. 14.

Bugün için (MART 2016) bir evlenme akdine dayanmayan birleşmelerin evlilik olarak tesciline ilişkin yürürlükte bulunan özel kanun yoktur.

Uzun Süre Geçmesi Yokluğu Ortadan Kaldırmaz

Yok evlilikten sonra ne kadar uzun bir süre geçmiş olursa olsun yok evlilik geçerli bir evlilik konumuna gelemez. Kadın veya erkeğin uzun süre birlikte yaşamaları ve hatta bu birlikteliklerinden çocuklarının doğmuş olması yok evliliği geçerli bir evliliğe dönüştürmez.

“..Evlenme aktinin geçerli olarak meydana gelmesi için evlenecek kişilerin yetkili evlendirme memuru önünde, bu amaca (evlenmeye) uygun irade açıklanmasında bulunmaları zorunludur. (TKM. md. 109, TMK. md. 142) (14.6.1965 tarihli 3/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı) Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı Hakan’ın evlenme sırasında evlendirme memuru huzurunda bulunmadığı ve evlenmeye uygun bir irade açıklamasının olmadığı, evlenme defterini onun yerine başka bir şahsın imzaladığı anlaşılmaktadır. Bu durumda akit geçerli biçimde oluşmamıştır. Evlenme yoklukla maluldür. Ortada geçerli biçimde doğmuş bir evlenme akti bulunmadığına göre, tarafların fiilen bir arada yaşamış olmaları ve çocuklarının bulunması sonuca etkili olmadığı gibi olayda objektif iyi niyete ilişkin Türk Medeni Kanununun 2.nci maddesindeki kuralı uygulamak da mümkün bulunmamaktadır. O halde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru görülmemiştir.” Y2HD, 26.02.2008, 4***1-2***7

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here