Namus ve Onur Hakkında Aldatma

0
126
Namus ve Onur Hakkında Aldatma
5 (100%) 1 vote

Namus ve Onur Hakkında Aldatma (TMK m. 150 b. 1)

Eşlerden biri, eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafında aldatılarak evlenmeye razı olmuşsa evlenmenin iptalini dava edebilir.

Namus ve onur hakkında aldatmanın iptal sebebi oluşturabilmesi için aşağıdaki koşulların gerçekleşmesi gerekir;

  • Aldatma eşe ilişkin olmalıdır,
  • Aldatma namus ve onura ilişkin olmalıdır,
  • Aldatılma gerçekleşmelidir

Yukarıda belirlediğimiz konu başlıklarını tek tek ifade etmeye çalışalım.

Aldatma Eşe İlişkin Olmalıdır

Namus ve onur hakkında aldatmanın iptal sebebi oluşturabilmesi için aldatmanın eşe ilişkin olması gerekir. Diğer bir deyişle bizzat eşin namus ve onuru hakkında aldatma gerçekleşmelidir.

Bu sebeple eşin kan hısımlarına, yakınlarına, arkadaşlarına ilişkin aldatma evlenmenin iptal sebebi olamaz. Örneğin eşin anasının iffetsiz bir hayat sürdüğünün evlenmeden sonra anlaşılması durumunda namus ve onur hakkında aldatma sebebiyle evlenmenin iptali dava edilemez. Aynı şekilde eşin kız kardeşinin konsomatris olarak çalışması da evlenmenin iptal sebebi olamaz.

Aldatma Namus ve Onura İlişkin Olmalıdır

Aldatmanın iptal sebebi oluşturabilmesi için aldatmanın eşin namus ve onuruna ilişkin olması gerekir. Namus ve onura ilişkin aldatmanın aynı zamanda Ceza Hukukunun konusu olması gerekmediğinden Ceza Hukukunun konusu olmayan davranışlar da aldatma kapsamına girer.

Namus ve onur iyi şöhret, lekesiz geçmiş ve dürüst bir hayat anlamına gelir.

Aldatmanın bizatihi onurla bağdaşmayan bir davranış kabul edilerek namus ve onur dışındaki aldatmalarında iptal kapsamına alınması düşünülemez. Kanun koyucu bilerek ve isteyerek sadece namus ve onur hakkındaki aldatmaları iptal sebebi kabul etmiştir.

Namus ve onura ilişkin aldatma aşağıdaki şekillerde gerçekleşebilir;

  • Yaşayış biçiminde aldatma,
  • Geçmişi hakkında aldatma,
  • Şöhreti hakkında aldatma.

Namus ve onura ilişkin daha ayrıntılı bilgi verelim.

Yaşayış Biçiminde Aldatma

Namus ve onur kişinin yaşama biçiminde kendini gösterir. Uzun süre genelevde çalışmış bir kişinin yaşama biçimi hakkında eşini aldatması namus ve onura ilişkin bir aldatma olduğundan evlenmenin bu sebeple iptali istenebilir.

Unutulmamalıdır ki namus ve onur düzgün yaşama demektir. Namuslu ve onurlu insanlar düzgün yaşama sahip olan insanlardır. Karanlık yaşamlar, namus ve onurdan da yoksun yaşamlardır.

Ekonomik durumlarla ilgili aldatmalar kural olarak yaşayış biçiminde aldatma şeklinde evlenmenin iptali sebebi değildir, örneğin maaşının 2.000 TL olduğunu söyleyerek evlenen emeklinin evlenmeden sonra 720 TL maaş aldığı anlaşılmışsa aldatma sebebiyle evlenmenin iptali istenilemez. Emeklilerin maaş kapasiteleri üç aşağı beş yukarı herkesin malumudur. Kimsenin eğer bilseydi borca batık bu kişiyle evlenmesi asla beklenilemezdi demek mümkün değildir.

Çünkü 720 TL emekli aylığı olanlarla da pekala evlenilebilir.

Buna karşılık kendisinin yaşama biçimini çok zengin gibi göstererek bir başka zenginle evlenmek isteyen kişinin daha sonra borca batık/ müflis çıkması durumunda da aldatma var sayılır. Çünkü borca batık bir insanın kendisini çok zengin gibi göstermesi namus ve onur kavramıyla bağdaşmaz. Kimsenin eğer bilseydi borca batık bu kişiyle evlenmesi asla beklenilemezdi.

Geçmişi Hakkında Aldatma

Kişinin yaşayış biçimi gibi geçmişi de namus ve onurunu gösterir. Geçmişinde dolandırıcılıktan hüküm giymiş bir dolandırıcının bu geçmişi hakkında eşini aldatması namus ve onura ilişkin bir aldatma olduğundan evlenmenin bu sebeple iptali istenebilir.

Çünkü namus ve onur aynı zamanda temiz geçmiş demektir. Geçmişi kirli/bulaşık her türlü işle dolu bir insanın namus ve onurdan söz etmesi mümkün değildir.

Şöhreti Hakkında Aldatma

Namus ve onur kişinin şöhretinde kendini gösterir. Cinsel sapıklıkları sebebiyle yaşadığı köyde/şehirde/mahallede kötü bir şöhrete sahip kişinin bu gerçeği hakkında eşini aldatması namus ve onura ilişkin bir aldatma olduğundan evlenmenin bu sebeple iptali istenebilir.

“..Davacının 1975, davalının 1969 doğumlu olup, davacı tanıklarının ifadesine göre birbirlerini 4-5 yıldır tanıdıkları anlaşılmaktadır. Nispi butlana ilişkin yasal koşullar (TMK. madde. 148, 149, 150, 151) oluşmadığı halde yazılı şekilde evliliğin feshine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 19.01.2010. 1***6-8***5

Evlendiğinde kötü şöhrete sahip olma aynı zamanda namus ve onurdan yoksunluk anlamına gelir. Çünkü namus ve onur bu sebeple iyi şöhret demektir.

Aldatılma Gerçekleşmelidir

Aldatmanın iptal sebebi oluşturabilmesi için aldatılmanın gerçekleşmesi gerekir.

Aldatılma, doğrudan doğruya eş tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafından gerçekleşebilir.

Bizzat Aldatma

Eşlerden biri eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından aldatılarak evlenmeye razı olmuşsa evlenmenin iptalini dava edebilir.

Aldatma sebebiyle evlenmenin iptali davası ancak aldatılan eş tarafından açılabilir. Aldatma sebebiyle evlenmenin iptali davasının aldatan eş tarafından açılması mümkün değildir.

Aldatmanın aldatan eş tarafından kasıtlı olarak geçekleştirilmesi gerekir.

Susma Aldatma Değildir

Susma, namus ve onur hakkındaki olumsuzluğun saklanması anlamına gelse de aldatma kural olarak aktif bir davranışı gerektirmektedir. Bu sebeple eşlerden birinin kendi namus ve onuru hakkında susması kural olarak evliliğin iptaline sebep olmaz.

Açıklama Yükümlülüğünün Doğması

Yanılmada yanılanın aktif bir davranışı yokken aldatmada bir aldatma hareketi söz konusu olup her ne kadar susma aldatma sayılamaz ise de eşlerin açıklama yükümlülüğünün bulunduğu durumlar da vardır.

Eşlerin açıklama yükümlülüğü, diğer eşin irade açıklaması üzerine gerçekleşebileceği gibi kendiliğinden de doğabilir.

Eşin irade Açıklaması Üzerine Açıklama Yükümlülüğü

Eşlerin açıklama yükümlülüğü diğer eşin irade açıklaması üzerine gerçekleşebilir.

Örneğin, dolandırıcılıktan hükümlü ya da alkolik biri ile evlenmeyeceğini söyleyen nişanlıya eğer diğer nişanlı dolandırıcılıktan hükümlü/alkolik ise bu gerçeği açıklamak zorundadır. Başka bir anlatımla bu böyle bir durumda açıklama yükümlülüğü vardır. Aksine davranış yani dolandırıcılıktan hükümlü ya da alkolik nişanlının susması aldatma sayılır.

O halde söylenmesi gereken durumlarda açıklama yükümlülüğüne uyulmayarak susulması aldatma olarak kabul edilmelidir.

Nişanlının alkol konusunda bir açıklaması bulunmadığı gibi kendiliğinden açıklama yapılmaması da aldatma sebebiyle evliliğin iptalini gerektirmez. Çünkü alkol kullanmak tek başına namus ve onura aykırı bir davranış değildir.

Kendiliğinden Açıklama Yükümlülüğü

Açıklama yükümlülüğü mutlaka davacı eşin görüşünü açıkladığı durumlarla sınırlı değildir. Eşlerin açıklama yükümlülüğü bazı durumlarda kendiliğinden de doğabilir.

Örneğin, eşlerin evlenmeden önce başkalarıyla birlikte yaşamışlarsa bu durumu kendiliğinden diğer nişanlıya açıklaması gerekir. Evlenmeden önce başkalarıyla cinsel ilişki kurmuş olan erkek ya da kadının bu gerçeği eşine açıklamadığı gibi böyle bir ilişkisi bulunmadığını söylemesi de aldatma sayılır.

Eşlerden biri eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından bu şekilde aldatılarak evlenmeye razı olmuşsa aldatma sebebiyle evlenmenin iptalini dava edebilir.

Buna karşılık başka bir kişiden evlilik içi çocuğu bulunan kadının bu gerçeği açıklamaması aldatma sayılamaz. Kimsenin eğer bilseydi Önceki evliliğinden çocuğu olan bir kadınla evlenmesi asla beklenilemez demek mümkün değildir. Çocuk evlilik içi doğum olduğu için bu davranış namus ve onura aykırı bir davranış değildir.

“..Türk Medeni Kanununun 149/2. maddesi “Eşinde bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte yanılarak evlenmişse”; 150/1. maddesi ise “eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafından aldatılarak evlenmeye razı olmuşsa” hükümlerini içermektedir. Toplanan delillerden ve nüfus kayıtlarından daha önce davalı kadının resmi evlilikler yaptığı ve bu evlilikten çocuğunun olduğu görülmektedir. Bu nedenle davalı kadının resmi kayıtlara rağmen davacı kocadan önceki evliliklerini ve çocuğunu saklamasından söz edilemez. Türk Medeni Kanununun 149/2. ve 150/1. maddesi koşulları oluşmadığından davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Y2HD, 29.05.2008, 3***3-7***7

Ancak başka bir kişiden evlilik dışı çocuğu bulunan ya da doğuracak olduğu çocuğun nişanlıdan olmadığı gerçeğini kadının açıklamaması aldatma sayılır. Doğuracağı çocuğun nişanlısından olmadığını açıklamayan bir kadınla namuslu, dürüst, akla uygun davranan ve ortalama zeka sahibi kimsenin evlenmesi asla beklenilemez. Bu davranış namus ve onura aykırı bir davranış sayılır.

Başkası Tarafından Aldatma

Eşlerden biri eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından aldatılabileceği gibi onun bilgisi altında bir başkası tarafından da aldatılmış olabilir. Eşin bir başkası tarafından aldatılması kural olarak evlenmenin iptalini dava etmeye engel değildir.

Herkes Aldatabilir

Eşlerden biri eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan başkası tarafından aldatılması arkadaşları, akrabaları, yakınları, tanıkları velhasıl herkes tarafından olabilir. Başka bir anlatımla aldatmayı gerçekleştiren üçüncü kişinin eşin kan hısımlarından olması gerekmemektedir.

Eşin Bilgisi Altında Olmalıdır

Eşlerden biri eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından değil de bir başkası tarafından aldatılmışsa aldatmanın iptal sebebi olabilmesi için eşin bilgisi altında gerçekleşmesi zorunludur.

Eşin namus ve onur hakkında aldatma konusunda hiçbir bilgisi yoksa diğer bir deyişle eşin haberi olmadan aldatma gerçekleşmişse evlenmenin namus ve onuru hakkında aldatma sebebiyle iptaline karar verilemez. O halde başkası tarafından namus ve onur hakkında aldatma sebebiyle evlenmenin iptali İstenilmişse aldatmadan aynı zamanda eşin de haberdar olduğu kanıtlanmalıdır.

Kuşkusuz ki bu durumda TMK m. 149 b. 2 hükümlerine dayanak yapılarak nitelikte yanılma sebebiyle evlenmenin iptali dava edilebilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here