Nişanın Bozulması Durumunda Maddi Tazminat

0
309

Nişanın Bozulması Durumunda Maddi Tazminat

Nişanın Bozulması durumunda nişanın sona erdirilmesinin sonuçları arasında olan Maddi Tazminat Konusu TMK. M. 120 içerisinde düzenlenmiştir.

Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı maddi fedakârlıklar karşılığında uygun bir maddi tazminat vermekle yükümlüdür. Aynı kural nişan giderleri hakkında da uygulanır.

Koşulları

Nişanın bozulması durumunda aşağıdaki koşulların gerçekleşmesi durumunda maddi tazminat istenebilir;

  • Geçerli nişanlılık bulunmalıdır,
  • Nişan bozulmuş olmalıdır,
  • Zarar bulunmalıdır,

Bu koşullar gerçekleştiğinde Uygun tazminat verilmelidir.

Geçerli Nişanlılık Bulunmalıdır

Maddi tazminat istenebilmesi için geçerli nişanlılık ilişkisinin bulunması gerekir. Bu konuda Aile Hukuku Nişanlılık ile ilgili geçerli nişanlılık kabulü koşullarını ele almıştır. Sitemiz içerisinde de bunlar ayrıca tek tek ele alınarak detaylıca incelendiği için burada tekrar ele alınmayacak. Kavrama işaret edilmekle yetinilecektir.

Kısaca;

  • Evlenme vaadi olmadan birlikte yaşayan,
  • Flört eden,
  • Sevgili olan yada sevgili gibi davranan,
  • Aynı evi paylaşan,
  • Hayat ortaklığı sürdüren,
  • Uzun süredir birlikte olan,
  • Serbest yaşayan,

kadın ve erkeğin bu birliktelikleri haklı bir sebep olmaksızın veya taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde birbirlerinden TMK m. 120 hükmüne göre maddi tazminat işleyebilmeleri mümkün değildir.

Nişan Bozulmuş Olmalıdır

Maddi tazminat istenebilmesi için geçerli şekilde kurulmuş olan nişanlılığın bozulmuş olması gereklidir. Tazminat istenen iddia olarak bile halen geçerli bir nişanlılık olduğu iddiası bile konunun araştırılması ve re’sen gözetilmesini gerektirir.

Nişanın bozulması haklı bir sebep olmaksızın gerçekleşebileceği gibi taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple de bozulabilir.

Önemli Not: Nişanlılık Taraflardan birinin iradesi dahilinde bozma dışında kalan nedenlerle sona ermişse maddi tazminat istenemez. Uygun miktar manevi tazminat istenebilir.

Haklı Bir Sebep Olmaksızın Bozulma

Maddi tazminat istenebilmesi için nişan haklı bir sebep olmaksızın bozulmuş olmalıdır.

Nişanın herhangi bir sebep gösterilmeden bozulması durumunda da nişan haklı bir sebep olmadan bozulmuş sayılarak aynı hukuki sonuçları doğurur.

Nişan Taraflardan Birine Yükletilebilen Bir Sebeple Bozulma

Nişan taraflardan birine yükletilebilen (bizzat kendi kusuruna dayanan bir sebep bile olabilir) bir sebeple bozulduğu takdirde de maddi tazminat istenebilir.

Bu konuda uygulamada karşılaştığımız aşağıdaki örnekleri verebiliriz;

  • Aşırı borçlanmak,
  • Haciz gelmesine sebebiyet vermek,
  • Kumar oynamak,
  • Borçlarını ödememek,
  • Aşırı derecede şans oyunu oynamak,
  • Çalışmamak

Dikkat edilirse aynı zamanda bunlar boşanma sebepleri arasındadır ve Evlilik birliğinin Temelinden Sarsılması davası Konusudur.

Zarar Bulunmalıdır

Nişanın bozulması durumunda maddi tazminat istenebilmesi için davacının zarara uğramış olması gerekir. Her davada olduğu gibi davacı davasını ispat etmekle yükümlüdür. Eldeki deliller ve tanık anlatımları HMUK tarafından kabul edilebilen deliller olmak zorundadır. Boşanma ile Nişan arasında delil anlamında bir tek ayrım vardır. Usulune uygun elde edilmeyen (usule uygun değilse hukuki delil olarak nitelendirilmez.) ses kaydı ve video kayıtları boşanma davasında eşler arasında bir gizlilik olmayacağı için delil olarak değerlendirilmesine rağmen Nişanlılık da bu söz konusu değildir. Bu nedenle HMUK tarafından usulüne uygun elde edilen deliller sunulabilir.

Davacının nişanın bozulmasında zararından söz edebilmek için ise aşağıdaki hallerin bulunması yeterlidir;

  • Katlandığı maddi fedakârlık olmalıdır,
  • Evlenme amacıyla yapılan harcama olmalıdır,
  • Nişan giderleri bulunmalıdır
  • Dürüstlük kuralına uygun davranılmış olmalıdır.

Bu konuyu konu başlıklarını açıklayarak devam edelim.

Katlandığı Maddi Fedakarlık Olmalıdır.

Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine onun katlandığı maddi fedakârlıklar karşılığında uygun bir maddi tazminat vermekle yükümlüdür.

Katlanılan maddi fedakârlıklara aşağıdaki örnekleri verebiliriz; Bunlardan birinin ispatı halinde Maddi Tazminata Hükmedilir. Miktar talebe bağlı değildir. Hakim uygun bir miktar takdir edebilir. Bu miktar talep edilen olabileceği gibi Talepden daha az da olabilir.

  • İşinden ayrılma,
  • İş tekliflerini reddetme,
  • İşini değiştirme,
  • İş sözleşmesini kısaltma,
  • Taşınmazlarını satma,
  • Taşınırlarını satma

Evlenme Amacıyla Yapılan Harcama Olmalıdır

Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine onun evlenme amacıyla yaptığı harcamalar karşılığında uygun bir maddi tazminat vermekle yükümlüdür.               ,

Evlenme amacıyla yapılan harcamalara aşağıdaki örnekleri verebiliriz; Bu örnekler çoğaltılabilir sadece bunlar ile sınırlı değildir. Hukuki olarak evlenme amacı ile yapılmış olması yeterlidir.

  • Oturulacak ev kiralanması,
  • Oturulacak evin eşyalarının alınması,
  • Oturulacak evin boya ve badanasının yapılması,
  • Oturulacak evin tesisatının kurulması (Anten, alarm, kablo, uydu sistemleri vb,),

Nişan Giderleri Bulunmalıdır

Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine yaptığı nişan giderleri karşılığında uygun bir tazminat vermekle yükümlüdür.

Nişan giderlerine aşağıdaki Örnekleri verebiliriz; Nişanda takılan takılar bu giderlere dahil değildir. Bunu ayrıca Hediyelerin geri istenmesi bölümünde inceleyeceğiz.

  • Davetiye giderleri,
  • Yiyecek ve içecek giderleri,
  • Salon kiralama giderleri,
  • Çiçek giderleri,
  • Ulaşım giderleri (Nişan için gelen akrabaların ve arkadaşların seyahat giderleri maddi tazminat kapsamına dahil değildir. )

Dürüstlük Kuralına Uygun Davranılmış Olmalıdır

Nişan giderleri, evlenme amacıyla yapılan harcamalar ve katlanılan maddi fedakârlıklar dürüstlük kuralına uygun olarak gerçekleşmelidir. (TMK m. 2.)

Dürüstlük kuralına uygun davranılıp davranılmadığını belirlemek için tarafların yaşı, öğrenim durumları, yaşadıkları yer, sosyal statüleri, ekonomik statüleri, kültür seviyeleri, örf ve adetleri ile gelenekleri dikkate alınmalıdır.

Nişan giderleri, evlenme amacıyla yapılan harcamalar ve katlanılan maddi fedakârlıklar abartılı olsa bile davalının rızasıyla yapılmışsa dürüstlük kuralına uygun olmakla zarar kapsamına dahil sayılır.

Buna karşılık davalının ekonomik gücüne güvenilerek (Nasıl olsa öder düşüncesiyle) yapılan ölçüsüz harcamalar, davalının rızası yoksa maddi tazminat olarak talep edilemez.

Uygun Tazminat Verilmelidir 

Davacı yanın isteyeceği tazminat menfi zararın karşılanmasıdır. Başka bir anlatımla nişanlanma olmasaydı uğranılmayacak olan parasal zarar istenebilir. Ancak nişanlanma bir Borçlar Hukuku sözleşmesi olmayıp Aile Hukuku sözleşmesi olduğu için menfi zararın tamamen karşılanması da düşünülemez.

Şöyle ki, nişan bozma görüşmesine gelirken davacının geçirdiği trafik kazası sebebiyle oluşan zararları menfi zarar kapsamında sayılamaz. Yada Nişanlı ile çıkılan bir tatilde yapılan yol, yemek gibi konaklama harcamaları menfi zarar olarak sayılamaz. Bu konu ile ilişkin aksi görüş olmasına rağmen Birlikte tatile giden nişanlıların nişanlı oldukları için mi yoksa birlikte tatile gitmek istedikleri için mi bu tatile çıktıkları belirsizdir. Nişanlı olunmasa idi bu tatile gidilmeyeceğinin ispatı durumunda talep edilebilir.

Evlenmenin yapılmamasından kaynaklanan müspet zarar İse maddi tazminat kapsamında bulunmamaktadır.

Maddi tazminat davasında davacı taraf davasını kanıtlarsa aile mahkemesi (=yoksa Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi) hâkimi uygun bir tazminata hükmeder. Davacı iddiasının her türlü kanıtla ispatlayabilir.

Hâkim, uygun tazminatı belirlerken tazminatın indirilmesini gerektiren durumları (BK. M. 43-44-98 f.II) göz önünde bulunduracaktır. Örneğin evlenme inancıyla alınan mobilya satılarak paraya dönüştürülmüşse mobilya satışından elde edilen miktar ödenecek olan maddi tazminattan indirilir.

Maddi tazminat isteminde davacı zarar kalemlerini ayrı ayrı göstererek istek miktarlarını da açıklamalıdır. Bu yönde açıklama yoksa aile mahkemesi (=yoksa Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi) hâkimi açıklama yapılmasını davacıdan istemelidir.

Usul Hükümleri

Nişanın bozulması sebebiyle açılacak olan maddi tazminat davasına yönelik usul hükümleri konusunda bu bölümde ayrıntılı bilgi vereceğiz.

Maddi tazminata yönelik usul hükümlerini aşağıdaki konu başlıklarına göre İnceleyeceğiz;

  • Görevli mahkeme,
  • Yetkili mahkeme,
  • Davacı,
  • Davalı,
  • Feragat,
  • Hakkın Devri,
  • Zamanaşımı.

Şimdi bu konuyu daha ayrıntılı inceleyeceğiz.

Görevli Mahkeme

Bilindiği üzere 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun 18 Ocak 2003 gün ve 24997 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

4787 SK. m. 1.hükmüne göre bu Kanunun amacı aile mahkemelerinin kuruluş, görev ve yargılama usullerini düzenlemektir. Bu Kanun, aile hukukundan (TMK. m. 118-494) doğan dava ve işleri görmek üzere kurulan aile mahkemelerine dair hükümleri kapsamaktadır.

(4721 sayılı Türk Medeni Kanunu bağlamında söylenecek olursa) 5133 sayılı Kanunun187 m. 2 hükmü ile değişik 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun m. 4, b.l hükmüne göre 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı (=TMK. m. 118-395) konusu olan aile hukukundan doğan dava ve işler 20.4.2004 tarihinden sonra aile mahkemesinde189 görülecektir. 4787 SK. m. 2. f. II hükmüne göre aile mahkemesi kurulamayan yerlerde ise TMK. m. 118-395 kapsamına giren dava ve işlere, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesince bakılacaktır.

Dolayısıyla nişanın bozulması sebebiyle maddi tazminat davasında (TMK m. 120) aile mahkemesi Yoksa Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

Yetkili Mahkeme

Nişanın bozulması durumunda açılacak olan maddi tazminat davasında yetkili mahkeme genel hükümlere göre belirlenir.

Davacı

Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde maddi tazminat isteyebilecek olanlar aşağıdakilerdir;

  • Nişanlılardan biri,
  • Nişanlılardan birinin ana ve babası,
  • Ana ve babası gibi davrananlar.

Görüldüğü gibi yasal temsilci veya vasi nin dava açma hakkı mevcuttur. Ana ve babası gibi davrananlar şeklindeki ifadeyi okuduğunuzda detayı görebilirsiniz.

Nişanlılardan Birisi

Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde maddi tazminat isteyebilecek olan diğer nişanlıdır.

Nişanlılardan Birinin Ana ve Babası

Maddi tazminat istemeye hakkı olan nişanlının ana ve babası da aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için uygun bir maddi tazminat isteyebilirler. (TMK m. 120 f. II.)

Ana ve Babası Gibi Davrananlar

Maddi tazminat istemeye hakkı olan nişanlının ana ve babasının yanı sıra onlar gibi davranan üçüncü kişiler de, aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için uygun bir maddi tazminat isteme hakkına sahiptirler. (TMK m. 120 f. II.)

Ana ve babası gibi davranan üçüncü kişilerin nişanlılarla mutlaka kişisel ilişki içinde olmaları zorunluluğu yoktur. Yeter ki üçüncü kişi, masrafları evlenmenin yapılacağı düşüncesiyle yapılmış olsun.

Maddi tazminat istemeye hakkı olan nişanlının ana ve babası gibi davranan üçüncü kişilere aşağıdaki örnekleri verebiliriz;

  • Kusursuz nişanlının kan ve kayın hısımları,
  • Kusursuz nişanlının bulunduğu/yaşadığı sosyal hizmet kuruluşları.

Çocuk yuvalan, yetiştirme yurtlan, kreş ve gündüz bakımevleri, huzurevleri, bakım ve rehabilitasyon merkezleri, çocuk ve gençlik merkezleri, kadın veya erkek konukevleri, toplum veya aile danışma merkezleri, aile danışma ve rehabilitasyon merkezleri, çok amaçlı sosyal hizmet kuruluşları, çocuk evleri, yaşlı hizmet merkezi, koruma bakım ve rehabilitasyon merkezi, bakım ve sosyal rehabilitasyon merkezilerin TMK m. 120 hükmüne göre maddi tazminat davası açmaları mümkün değildir.

Buna karşılık düğünün yapılacağı salonun sahibi, düğün fotoğrafları için anlaşma yapılan fotoğraf stüdyosunun sahibi, düğünde sahne alacak sanatçılar ana ve baba gibi davranan üçüncü kişilerden sayılmamaktadır. Adı geçen bu kişiler ancak genel hükümlere göre ilgilisinden maddi tazminat isteyebilir.

Maddi tazminat istemeye hakkı olan nişanlının ana ve babası gibi davranan üçüncü kişiler sadece nişanlılar için yapmış oldukları harcamalara yönelik olarak uygun bir maddi tazminat isteme hakkına sahiptirler. Başka bir anlatımla üçüncü kişiler davalının nişanlılığı sebebiyle kendileri için yaptıkları harcamaları maddi tazminat olarak isteyemezler.

Davalı

Nişanın bozulması durumunda açılacak olan maddi tazminat davasının davalı tarafı ise;

  • Haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozan nişanlı
  • Kendine yükletilebilen bir sebeple nişanı bozan nişanlı
  • Kusurlu nişanlının ölümü durumunda mirasçılarıdır.

Davalı küçük ise maddi tazminat davasında yasal temsilcileri tarafından temsil olunur. Davalı ergin ise maddi tazminat davası yasal temsilcilerine ya da ana baba gibi davranan üçüncü kişilere karşı açılamaz. Doğrudan kendisine karşı maddi tazminat davası açılır.

Feragat

Maddi tazminat isteme hakkından feragat edilebilir. Feragat yapıldığı tarihte kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını hasıl eder.

Hakkın Devri

Maddi tazminat isteme hakkının devri mümkündür. Başka bir anlatımla maddi tazminat isteme hakkı sağlararası bir işlemle başkasına devredilebilir.

Zamanaşımı (TMK m. 123)

Maddi tazminat davası, nişanın bozulmasından itibaren bir yıl içinde (TMK. m. 123.) açılmalıdır. Bu süre içinde açılmadığı takdirde dava zamanaşımına uğrar.

Nişanlılığın sona ermesinden doğan bütün dava haklarında zamanaşımı süresi sona erme tarihinden başlar. Nişanlılığın sona ermesini daha sonra öğrenmiş olmak sonucu değiştirmez.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here