4°C
İSTANBUL HAVA DURUMU4°C Kar Yağışlı
DESTEK TELEFONU 0532 442 62 33

Bizden Haberler

Boşanma.org.tr

Aile Hukuku İlkeleri – Birlik ilkesi

- +

project-image-6

http://bosanma.org.tr/aile-hukuku-ilkeleri-birlik-ilkesi/

Birlik İlkesi

Ailede birlik fikri egemendir. Evlilik birliğinin tüzel kişilik gibi korunduğu söylenebilir. Evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur. (TMK. m. 185 f.1) Eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler.

Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde, eşler ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilirler. Hakim, eşleri yükümlülükleri konusunda uyarır; onları uzlaştırmaya çalışır ve eşlerin ortak rızası ile uzman kişilerin yardımını isteyebilir. Hakim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır. (TMK. m. 195.)

Birlik ilkesi kural olarak dar ve geniş ailede uygulandığı gibi büyük ailede de uygulanmaktadır. Hukuki Anlamda Birlik kelimesi ile kastedilen ise “Evlilik Birliği” dir.

Birlik ilkesi uygulamada dar ve geniş ailede aşağıdaki şekillerde karşımıza çıkmaktadır;

  • Birlikte mutluluğu sağlama,
  • Birlikte yaşama,
  • Birlikte sadakat,
  • Birlikte yardım,
  • Birlikte konut seçme,
  • Birlikte yönetim,
  • Birlikte katkı,
  • Birlikte temsil,
  • Birlikte sorumluluk

Bu konuları teker teker farklı başlıklar altında ayrı ayrı hepsini inceleyelim.

Birlikte Mutluluğu Sağlama (TMK m. 185 f.II)

Evlenmeyle eşler arasında “evlilik birliği” kurulmuş olur. Eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler.

Türk Medeni Kanunu içerisinde 185 Madde altında aynen bulunan bu metin neyi ifade eder.

Evlilik birliği kurulmuş olması kurulma itibari ile eşlerin üzerine yukarıdaki tanımda bulunan sorumlulukları hukuken yükler. Bunların ihlal edilmesi hukuken boşanma sebebi olmakla birlikte ihlal eden tarafa yönelik maddi tazminat ve manevi tazminat yükünü de beraberinde getirebilir.

Birlikte Yaşama (TMK m. 185 f.III)

Eşler arasında evlilik birliği evlenmeyle kurulduktan sonra birlik ilkesinin doğal sonucu olarak eşler birlikte yaşamak zorundadırlar.

Ancak; ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü durumlarda eşler; ayrı yaşama hakkına sahiptir. (TMK m. 197 f.1)

Bunun dışında Aile Mahkemeleri tarafından verilen bir ayrılık kararı var ise, süreçleri başlatılmış olan bir boşanma davası var ise. Boşanma başvurusunu yapan taraf ile birlikte kendisine karşı boşanma davası açılan tarafın da ayrı yaşama hakkı vardır.

Aile mahkemesi birlikte yaşamaya ara verilmesi kararında haklı bir sebebe dayanıyorsa eşlerden birinin “istemi” üzerine aşağıdaki önlemleri alır;

  • Birinin diğerine yapacağı parasal katkı,
  • Konuttan yararlanma,
  • Ev eşyasından yararlanma,
  • Eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemler.

Eşlerden biri, haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hale gelmesi üzerine de yukarıdaki istemlerde bulunabilir.

Ayrıca Eşlerden biri, haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hale gelmesi üzerinde boşanma davası başvurusunda bulunabilir. Boşanma süreçlerini başlatabilir.

Örnek ile açıklamak gerekirse Eşler ortak hayatın artık bir arada olmak olduğunu kabul etmek zorundadırlar. Evlilik bir oyun alanı olarak görülmesini engellemek üzerine kurulu olan bu yaklaşım günümüzde birçok evliliğin sonlandırılmasında ilk sebep ve etken olarak karşımıza çıkmaktadır.

Birlikte Sadakat (TMK m. 185 f.III)

Birlik ilkesinin doğal sonucu olarak eşler arasında evlilik birliği evlenmeyle kurulduktan sonra eşler birbirine sadık kalmak zorundadırlar.

Sadakat yükümlülüğünü sadece cinsi ilişkiler açısından ele almak doğru değildir. Cinsel Sadakat yokluğu boşanma sebebi olmakla birlikte Birlik sadakatinden bahsedilmesi nedeni ile cinsel sadakatin dışında da duygusal sadakat Ekonomik sadakat gibi cinsel sadakat ile birlikte değerlendirilmesi gereken konular mevcuttur.

Başka bir anlatımla sadakat yükümlülüğü sadece cinsi sadakatten ibaret değildir. (Bilge ÖZTAN, Aile Hukuku, Ankara-2000. s. 147, Aydın ZEVKLİLER, Medeni Hukuk, Ankara-1997, S. 779.)

Eşin bütün kazancını içkiye sarf etmesi, Çocuklarını ve eşini aç bırakması vs. bu sadakat borcuna aykırı hareketler sayılır. (ÖZTAN. S.148.)

Zira eşler birbirinin acılı zamanlarında ihtimam ve tesellisini sadakat yükümlülüğü sebebiyle eksik etmemelidir. (Hıfzı Veldet VELİDEDEOĞLU, istanbul-1950, s. 93.)

Evlilik birliği sadakat yükümlülüğü sebebiyle saygı ve iyi kalplilik ister. (A. EGGER, Aile Hukuku, s. 286.)

Sadakat üst kavram olup bünyesinde;

  • Ekonomik sadakat,
  • Duygusal sadakat,
  • Cinsel sadakati barındırır.

Başka bir anlatımla sadakat yükümlülüğü sadece cinsellik değildir. Eşin hastalığı ile ilgilenmemek onu tedavi ettirmemek kadar eşine fiziksel şiddet uygulamak da sadakate (Saygı, iyi kalplilik, İhtimam ve teselliye) aykırılıktır.

Birlikte Yardım (TMK m. 185 f.III)

Eşler arasında evlilik birliği evlenmeyle kurulduktan sonra birlik ilkesinin doğal sonucu olarak eşler birbirine yardımcı olmak zorundadırlar. Birliğin yani evliliğin genel amacı sonsuza kadar birlikte yaşamak ve yeni neslin geleceğini hazırlamak olduğu kadar geçmişte kalan nesil yani anne ve babaya da olabildiğince yardımcı olmayı da bünyesinde gizli olarak barındırır. Bu nedenle bu amaç doğrultusunda elinden gelen eşin mücadelesinde yalnız bırakılması ve destek olunmaması tespiti halinde boşanma sebebi olarak da karşımıza çıkmaktadır.

Bu nedenle eşler birbirlerine yardım etmek zorundadır. İyi günde, kötü günde kavramı da buna işaret eder.

Birlikte Konut Seçme (TMK m. 186 f. I)

Eşler arasında evlilik birliği evlenmeyle kurulduktan sonra birlik ilkesinin doğal sonucu olarak eşler oturacakları konutu birlikte seçerler.

Aile Hukukunda yer alan birlikte konut seçimine ilişkin birlik ilkesine uygulamadan örnekler de verebiliriz;

Örneğin terk sebebiyle boşanma (TMK. m. 164) davasında evin seçimini çağrı yapacak eş tek başına gerçekleştiremez; (Boşanma Sebepleri bölümünde Terk Sebebi ile Boşanma Bölümünde geniş ve detaylı bilgi verilmiştir.)

“..Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesiyle artık, ortak konutu seçmek münhasıran kocanın yükümlülüğünde olan bir husus değildir. ( TMK. 186/1) Eşler oturacakları konutu, birlikte seçerler. Eşlerin birlikte seçtikleri bir konut bulunmadığına göre, ihtar geçersizdir. Davanın reddi, açıklanan gerekçe ile sonucu itibarıyla doğrudur.” Y2HD, 16.07.2003, 9***9-1***1.

“….Davanın devamı sırasında eşler bir araya geldiği gibi, müşterek konut birlikte seçilmemiş ( TMK. md. 186 ) kadının doğum yapması nedeniyle yeterli süre de geçmeden İhtar çekilmiştir. İhtar samimi olmadığı gibi koşulları da oluşmadığından boşanma davasının reddi, kadının nafaka davasının kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.” Y2HD, 06.10.2004, 1***9-1***4

“..Toplanan delillerden, taraflar İstanbul Maltepe’de birlikte otururken davacının müşterek haneden ayrılarak Gebze’ de ev kiraladığı ve davalıyı bu eve davet ettiği anlaşılmaktadır. Davalı, tarafların birlikte (TMK. md. 186) veya Türk Medeni Kanununun 188. maddesindeki şartların oluşması sebebiyle eşlerden biri tarafından seçilen ya da hakim tarafından belirlenen (TMK.md.195) bağımsız bir eve davet edilmemiştir. Şu hale göre, davalı ihtara uymamakta haklıdır. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” Y2HD, 13.07.2009, 1***0-1***4

“….terk tarihinden Önce taraflar Çorlu’da oturdukları halde, davet edilen ev İnegöl’de bulunmaktadır. Davalının davet edildiği konut seçilirken davalının rızası da alınmamıştır.(TMK. md. 186) …. Gerçekleşen bu durum karşında hükme dayanak yapılan ihtarın geçerli olduğundan bahsedilemez. Davanın reddi gerekirken boşanmaya karar verilmesi doğru olmamıştır.” Y2HD, 30.06.2005, 7***7-1***6

Birlikte Yönetim (TMK m. 186 f.II)

Eşler arasında evlilik birliği evlenmeyle kurulduktan sonra birlik ilkesinin doğal sonucu olarak birliği eşler beraberce yönetirler. Daha farklı bir tabirle artık ailenin reisi erkektir hukuken geçerli bir kabul değildir.

Birlikte Katkı (TMK m. 186 f. III)

Eşler arasında evlilik birliği evlenmeyle kurulduktan sonra birlik ilkesinin doğal sonucu olarak eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar/katılmalılardır.

Aile Hukukunda yer alan birliğe katkıya ilişkin birlik ilkesine uygulamadan örnekler de verebiliriz;

Örneğin “Değer artış payı alacağı davasında” (TMK m. 227.) ev işi yapmak katkı olarak değerlendirilmemektedir. Ev işi yapanın genelde kadın olduğu sosyolojik bir gerçektir. İstisna olarak bazı erkeklerde ev işi yapmakta ise de bu sayının ciddiye alınacak miktarda olmadığı da herkes tarafından bilinir.

Ev işi yaparak emek harcayan kadın bu emeklerinin karşılığını değer artış payı olarak değil de eşinin rejim süresince karşılığını vererek aldığı malvarlığı değerlerinden oluşacak artık değerin yarısını katılma alacağı olarak alacaktır. (Bu konuda daha ayrıntılı bilgi ve içtihat için bakınız: Mal Rejimleri Hukuku, Yetkin Yayınevi, Ankara 2010)

O halde değer artış payı alacağı davasında katkı birlik ilkesinde yer alan katılımı aşar nitelikte gerçekleşmelidir.

Birlikte Temsil (TMK m. 188 f. I)

Eşler arasında evlilik birliği evlenmeyle kurulduktan sonra birlik ilkesinin doğal sonucu olarak eşlerden her biri, ortak yaşamın devamı süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini temsil eder.

Birlikte Sorumluluk (TMK m. 189)

Birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hallerde, eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olurlar. Eşlerden her biri, birliği temsil yetkisi bulunmaksızın yaptığı işlemlerden kişisel olarak sorumludur. Ancak, temsil yetkisinin üçüncü kişilerce anlaşılamayacak şekilde aşılması halinde eşler müteselsilen sorumludurlar.

Aile, Aile Hukuku ilkeleri, hukuk ilkeleri,