4°C
İSTANBUL HAVA DURUMU4°C Kar Yağışlı
DESTEK TELEFONU 0532 442 62 33

Bizden Haberler

Boşanma.org.tr

Aile Kavramı

- +

project-image-6

https://bosanma.org.tr/aile-kavrami/

TÜRK HUKUK SİSTEMİNDE AİLE KAVRAMI

Aile hukukunun temel öğesini aile kavramı oluşturmakta olduğundan öncelikle aile kavramına açıklık getirmek zorunluluğu söz konusudur. Bu nedenle Hukukta Aile Kavramına nasıl bir tanımlama yapıldığını bilmek Yasaları ve yasa koyucuların gözünde Aile Hukuku Mantığını anlayabilmenin ilk adımı olarak görülebilir.

Aile Kavramının Hukuki Tanımı

Aile hukukunun temel öğesini oluşturan aile kavramının tanımının yapılması kadar tanımlayıcısı da sorunludur. Yasalarımızda Aile kavramının tanımı yapılması yasaların yapılması kadar zorlu bir süreç geçirmiştir. Dünyadaki insan sayısı kadar farklı düşüncenin ve tanımının yapılabileceği bir kavramdır. Bu nedenle önce Aile kavramının Hukuki Tanımlaması aşamasının Yasa koyucular tarafından nasıl bir süzgeçten geçirildiğini ve işlem gördüğüne değinmek son derece yerinde olacaktır.

Tanımlama Sorunu

Aile kavramı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında olduğu gibi Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesinde, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda, 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunda ve Kaynak Kanunda (ZGB. Schweizeriche Zivilgesetzbuch (İsviçre Medeni Kanunu)) tanımlanmadığı gibi aile fertlerinin kimlerden oluştuğuna ilişkin bir düzenlemeye de yer verilmemiştir. (Selma ÇETİNER, “Hukukumuzda Aile Kavramı”, THD, Sayı:41, s. 611.)

Bu nedenle aile kavramı açısından bir tanımlama sorunundan söz edilebilir. Hukuki anlamda Aile kavramının tanımlanması uygulamada bir sorun teşkil etmeyecektir. Bu sorunu yaşayan sadece Türk Medeni Hukuk sistemi değildir. Kavram olarak bu dünyanın her yerinde benzer ve referansı aynı olan bir kavram olması nedeni ile Tüm gelişmiş Toplumların ortak sorunudur.

Öncelikle belirtmek gerekir ki Aile, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının m. 41 f. I hükmüne göre;

  • Türk toplumunun temelidir,
  • Eşler arasında eşitliğe dayanır. (Bilindiği üzere bu fıkraya, 3.1.2001 tarih ve 4709 sayılı Kanunun m.17 hükmüyle “ve eşler arasında eşitliğe dayanır” ibaresi eklenmiştir.)

Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 20.)

Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar. (Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Ailenin Korunması başlıklı m. 41 f. II hükmü.)

Buna Göre Aile Tanımı yapılması gerekirse;

Aile;

Evlilik, Soybağı, Ev ve Duygu birliğini oluşturan bireylerin arasındaki ilişkiler yumağına verilen ad olarak tanımlanabilir.

Tanımlayıcı Sorunu

Aile kavramı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde, 4721 sayılı Türk Medenî Kanununda, 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunda ve Kaynak Kanunda tanımlanmadığına göre ortaya ayrıca bir de tanımlayıcı sorunu çıkmaktadır.

Bilindiği üzere usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. (Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının m. 90/5.)

Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7.5.2004-5170/7 m.)

Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve Özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalar ile kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda ise bilindiği üzere milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.

Bu sebeple İç hukukumuz açısından Milletlerarası antlaşmalara uyma aynı zamanda bir zorunluluğun ifadesi sayılmalıdır.

Kadınlara Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Sözleşmenin m. 16 hükmünde Taraf Devletlerin kadınlara karşı evlilik ve aile ilişkileri konusunda ayrımı önlemek için gerekli bütün önlemleri alacakları düzenlenmiştir.

İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetlerini Koruma Sözleşmesinin (10.03.1954 tarih ve 6366 sayılı Kanunla onaylanmıştır. (19.03.1954 günlü RG)).. özel hayatın ve aile hayatının korunması başlıklı m. 8. hükmü 1. fıkrasına göre herkes özel hayatına, aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.

Aile hayatı kavramı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bazı kararlarında da tanımlanmıştır. (Gilles DUTERTRE, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarından Örnekler. Avrupa Konseyi Yayınları, Eylül 2007,)

Aile, Aile Hukuku İlkeleri, Aile Hukuku Kapsamı,