4°C
İSTANBUL HAVA DURUMU4°C Kar Yağışlı
DESTEK TELEFONU 0532 442 62 33

Bizden Haberler

Boşanma.org.tr

Aile Konutu Davalarında Eşin Açık Rızasının verilme Şekli

- +

project-image-6

http://bosanma.org.tr/aile-konutu-davalarinda-esin-acik-rizasinin-verilme-sekli/

Aile Konutu Davalarında Eşin Açık Rızasının verilme Şekli

TMK. m. 194 f.I hükmüne göre eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Görüldüğü üzere açıklanan hukuki işlemler konusunda aile konutuyla ilgili işlem tarafı olamayan eşin açık rızasının bulunması zorunludur.

TMK. m. 194 f.I hükmünde yer alan açık deyişi ÖZTAN tarafından zımni olmayan anlamında değerlendirilmişse de düşüncemize göre açık rıza deyişiyle rızanın resmi şekilde alınması anlaşılmalıdır.

Nitekim İsviçre Tapu Tüzüğü (GBV) Art. 13a hükmü ile ZGB m. 169 gerekçesinde “yazılı rıza” deyişi varken İsviçre tapu uygulamasında da yazılı şeklin resmi makam tarafından onaylanması aranmaktadır. SCHMID, s. 609, ŞIPKA, s. 143.

Rızanın sözlü olarak verilmesi yeterli görülse idi rızasına deyişi maksadı anlatmaya yeter de artardı bile. Oysa özellikle açık rıza deyişiyle maksadın farklı olduğu gösterilmiştir.

Biz bu sebeple açık rıza deyişini rızanın resmi şekilde olarak alınması olarak yorumlanabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Uğur Gençcan da bu yönde düşüncesini HGK kararında belirtmiştir: GENÇCAN-Karşı Oy YHGK, 04.10.2006, E: 2006/2-591.

Yargıtay açık rızanın tanık beyanı ile ispatlanabileceği düşüncesindedir.

“..Dava, diğer eşin açık rızası bulunmadan aile konutunun satışı nedeniyle tapu iptal ve tescile (TMK.md.194) ilişkindir. Mahkemece malik olmayan davacı eşin satışa rızası bulunduğuna dair herhangi bir yazılı delil bulunmamasını gerekçe göstererek taraflara delillerini sunmak üzere yasal süre tanımadan yargılamayı sonlandırarak davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Türk Medeni Kanununda malik olmayan diğer eşin rızasının yazılı belgeye dayalı olması gerektiği veya bu, hususun diğer delillerle ispat edilemeyeceğine dair herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Davalı taraf 15.09.2008 tarihli cevap dilekçesiyle davacı eşin pazarlık işlemlerine katıldığı, satışa rızası bulunduğuna dair delil ve tanıklarının bulunduğunu, yargılama aşamasında bu kanıtlarla savunmalarını kanıtlayacaklarını beyan etmiştir. Bu durum karşısında davalı tarafa delillerini ve tanıklarını sunması konusunda yasal süre tanınıp, delil bildirdiği takdirde de delillerinin toplanıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmamıştır.” Y2HD. 13.05.2010, 6***8-9***7

Bu karara karşı oy yazısı;

“Aile konutunun başkalarına devri diğer eşin rızasına değil de “açık rızasına” bağlanmıştır. Rızanın sözlü olarak ya da örtülü olarak verilmesi yeterli görülse idi “rızasına” deyişi maksadı anlatmaya yeter de artardı bile. Özellikle “açık rıza” deyişinin rızanın “resmi şekilde” alınması kastedilmiştir. Nitekim İsviçre Tapu Tüzüğü (GBV) Art. 13a hükmü ile ZGB m. 169 gerekçesinde “yazılı rıza” deyişi varken İsviçre tapu uygulamasında da yazılı şekil için “resmi makam” tarafından onaylanma koşulu aranmaktadır. (SCHİMİD, s. 609, ŞIPKA s. 143) Davacı eşin pazarlık işlemine katılmış olması değil “açık rıza”, “rıza” bile sayılamaz “Açık rıza” sözünü Kanunun maksadını aşar şekilde “rıza” sözüne indirgenerek yasa metninin içtihaden değiştirilmesi sonucunu doğurur ki benim böyle bir uygulamaya katılmam düşünülemez. Yerel mahkeme hakimi ile aynı düşüncedeyim.” Y2HD. 13.05.2010. 6***8-9***7 sayılı kararda yer alan karşı oy yazısı.

Tanığın olası “Pazarlık sırasında malik olmayan eş de vardı” ifadesi “açık rıza” mı sayılacak! Kanun koyucunun her yerde “rızası” sözcüğünü kullanmışken TMK m. 194 hükmünde “açık rıza” demiş olması sadece “açık” sözcüğünün “fazladan ve gereksiz olarak mı kullanıldığı” anlamına mı gelmektedir? Sanılmaktadır? Zannedilmektedir? Açık sözcüğünün anlamı hiçlik midir?

Açık rıza, yasal temsilci aracılığı ile kullanılabilir. Açık rızadan iradeyi sakatlayan sebepler kanıtlanmadıkça dönülemez.

Kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin bir kişiye TMK m. 429 hükmünde yer alan işlerde görüşü alınmak üzere bir yasal danışman atanır. Aile konutuna ilişkin konuda yasal danışmanın görüşünün alınması söz konusu değildir.

Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi, vasinin açık veya örtülü izni veya sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebilir veya bir haktan vazgeçebilir.

TMK m. 451 hükmüne göre; Yapılan işlem diğer tarafın belirlediği veya başvurusu üzerine hâkimin belirleyeceği uygun bir süre içinde onanmazsa, diğer taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur.

Bu sebeple işlem tarafı olmayan eş vesayet altında ise yasal temsilcisi rıza açıklamasında bulunurken kendi görüşü de alınmalıdır

TMK. m. 462 b.2 hükmüne göre; Vasinin rıza beyanının hukuki bir sonuç doğurabilmesi için vesayet makamının izni de alınmış olmalıdır.

Aile Hukuku, Aile Konutu Davaları, Türk Hukukunda Aile Konutu,