4°C
İSTANBUL HAVA DURUMU4°C Kar Yağışlı
DESTEK TELEFONU 0532 442 62 33

Bizden Haberler

Boşanma.org.tr

Aile Konutu Devri İptali Davasında Davalı

- +

project-image-6

http://bosanma.org.tr/aile-konutu-devri-iptali-davasinda-davali/

Aile Konutu Devri İptali Davasında Davalı

Aile konutunun devrinin iptali davası malik olan eşin yanı sıra işlem tarafı olan üçüncü kişiye karşı açılır.

Malik Olan Eş

Aile konutunun devrinin iptali davasında husumetin işlemi gerçekleştiren eşe yöneltilmesi gerekir.

“..Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir. (HUMK. md. 76) Dava Türk Medeni kanununun 194. maddesine dayalı tapu İptali ve tescil iste-mine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 194. maddesinde; eşlerden biri diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz hükmü getirilmiştir. Taşınmazı satan malik eş davada yer almamıştır. Mahkemece uyuşmazlığın açıklanan yasa maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi, taşınmazı satan eşe husumetin yöneltilmesi, göstermesi halinde delillerinin toplanması ve tüm delillerin, davanın yukarıda belirtilen vasfı çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken hatalı niteleme, eksik inceleme ve eksik hasımla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 22.10.2009, 1***9-1***6

“…Davacı eş, aile konutu olduğunu ileri sürdüğü taşınmazın eşi tarafından davalılara satış yoluyla devredildiği Türk Medenî Kanununun 194. maddesine göre satış için rızasının alınmadığı gibi satışı gerçekleştiren eşinin akli melekelerine yeterince sahip olmaması nedeniyle dava konusu taşınmazın davalılar üzerinde bulunan tapu kaydının iptali ile tekrar eski maliki olan dava dışı eşi adına tapuya tesciline ve bu taşınmazın aile konutu olduğuna ilişkin şerh konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Bu durumda mahkemece davanın satışı gerçekleştiren davacının eşi Yüksel Bakan’a yöneltilip onun da göstereceği deliller toplanıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Eksik hasımla karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 06.04.2004, 1***4-4***8

“..Dava ve taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkindir. Aile konutu olduğu iddia edilen konutun 1/2 payı davacı kadın adına 1/2 payı ise 12.04.2006 tarihinde davacının kocası Hüsrev’e ait İken davalı Göksel’e satılmıştır. Mahkemece davalı Göksel’e satış yapan davacının kocası Hüsrev’e davanın yöneltilmesi, gösterdiği takdirde delillerinin toplanması ve birlikte değerlendirilerek sonucu itibariyle karar verilmesi gerekirken eksik hasımla duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Y2HD, 30.06.2008, 9***7-9***8

“..Dava Türk Medeni Kanununun 194. maddesinde düzenlenen aile konutu olan taşınmazın satılmış olması nedeniyle tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir. Dava, taşınmazın devir öncesi maliki olan davacının kocası Mustafa Onar’ın hukuki durumunu etkilemektedir. Adı geçen şahsın davaya dahil edilmesi, gösterdiği takdirde delillerinin toplanarak sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik hasımla yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.” Y2HD, 21.01,2010, 1***9-1***0

Karşı oy: “.Davalı, dava konusu taşınmazı cebri icra ile iktisap etmiş (TMK. m. 705/2), tapu kütüğünde adına sicil oluştuktan sonra da dava dışı üçüncü kişiye satmıştır. Taşınmazın cebri ihale yoluyla davalıya satışında önce davacı ile kocasının aile konutu olduğunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Aile konutunun hak sahibi eş tarafından diğer eşin açık rızası bulunmadıkça devredilemeyeceğine ilişkin Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesinde yer alan hüküm, ancak iradi tasarruf işlemleri için geçerlidir. Cebri icra ile gerçekleşen devirler bu hükmün dışındadır. Bu itibarla 194’e dayalı bir geçersizlik iddiası cebri ihale ile taşınmazı iktisap eden davalıya karşı ileri sürülemez. İktisabı sağlayan cehri ihale işlemi ve dayanağı icra takibi iptal edilmedikçe, diğer bir ifade ile davalının üzerindeki tescil, hukuki sebepten yoksun (yolsuz) hale gelmedikçe, taşınmazı davalıdan devralan üçüncü kişinin iyi niyetli olup olmamasının hukuken bir Önemi de bulunmamaktadır. Çünkü o taşınmazı malikinden devralmıştır. Öyleyse davacı, taşınmazı cebri ihale ile iktisap etmiş olan davalıdan devralan üçünü kişiye karşı da 194/3Teki şerhten kaynaklanan bir hakkını dermeyan edemeyecektir. Hukuki durum böyle olunca, davacının eşinin ve davalıdan bu taşınmazı devralan üçüncü kişinin davaya dahil edilmesi, davanın sonucuna etkili olmayacaktır. Bu bakımdan hükmün açıklanan sebeplerle onanması gerektiği düşüncesindeyim. Değerli çoğunluğun bozma düşüncesine iştirak etmiyorum.

“..Davacı eş, aile konutu olduğunu İleri sürdüğü taşınmazın, eşi Mehmet Ali tarafından davalılara satış yoluyla devredildiğini, satış için kendisinin kandırıldığını, yapılan satışın geçersiz olduğunu, davalıların da kötü niyetli olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalılar üzerinde bulunan tapu kaydının iptali ile tekrar (eski maliki) eşi Mehmet Ali adına tapuya tescilini ve tapu kaydına aile konutu şerhi’ konulmasına karar verilmesini İstemiştir. Dava sonunda verilecek hüküm, davacının eşi Mehmet Ali’nin de hukukuna etkili olacaktır. Bu durumda davada husumetin satışı gerçekleştiren eş Mehmet Ali’ye yöneltilmesi gösterdiği takdirde delillerinin toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik hasım ve eksik inceleme ile hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.’’ Y2HD. 08.10.2008. 1***1-1***8

İşlem Tarafı Olan Üçüncü Kişi

Aile konutunun devrinin iptali davasında husumetin işlemi gerçekleştiren eşin yanı sıra işlem tarafı olan üçüncü kişiye de yöneltilmesi gerekir.

İşlem Tarafı Olmayan Üçüncü Kişi

Malik olmayan eş, aile konutunun devrinin iptali davasında husumeti aile konutunu işlem tarafı üçüncü kişiden devralan işlem tarafı olmayan üçüncü kişiye de yöneltmesi gerekir;

“..Davalı Süleyman, dava konusu taşınmazı 13.03.2007 tarihinde dava dışı Tandoğan’dan satın alma suretiyle devralmıştır. Davacı, dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunu, taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkına sahip olan eşi Mustafa’nın, kendisinin rızasını almadan bu taşınmazı 16.05.2006 tarihinde Tandoğan’a devrettiğini, bu devrin Türk Medeni Kanununun 194/1.maddesi hükmüne göre geçersiz olduğunu, devralan Tandoğan’ın kötü niyetli olup kazanımının korunamayacağını, Tandoğan’dan bu taşınmazı devralan davalı Süleyman’ın da bu durumu bildiğini ileri sürerek, Süleyman üzerindeki tapu kaydının iptali ile taşınmazın eşi Mustafa adına tescilini ve tapu kütüğüne konutla ilgili şerh konulmasını talep ettiğine göre, taşınmazı davalıya devreden Tandoğan Nergis’in de davaya dahil edilmesi, göstermesi halinde onun delillerinin de toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik hasım ve eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.” Y2HD, 16.12.2009, 8***2-2***1

“..Dava konusu taşınmaz davalı tarafından dava sırasında üçüncü kişilere devredilmiştir. Mahkemece Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 186. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken bu hususun nazara alınmaması da usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 21.01.2010. 1***9-1***0

  • ETİKETLER

Aile Hukuku, Aile Konutu Davaları, Türk Hukukunda Aile Konutu, Yargılama Usulü,