4°C
İSTANBUL HAVA DURUMU4°C Kar Yağışlı
DESTEK TELEFONU 0532 442 62 33

Bizden Haberler

Boşanma.org.tr

Aile Konutu Üzerindeki Hakların Sınırlanmasının İptali Davasında Diğer Usul Kuralları

- +

project-image-6

http://bosanma.org.tr/aile-konutu-uzerindeki-haklarin-sinirlanmasinin-iptali-davasinda-diger-usul-kurallari/

Aile Konutu Üzerindeki Hakların Sınırlanmasının İptali Davasında Diğer Usul Kuralları

Yetkili Mahkeme

Aile konutu üzerindeki hakların sınırlanmasının iptali davasında yetkili mahkeme davalılardan herhangi birinin yerleşim yerinde bulunan Aile Mahkemesidir. Aile mahkemesinin olmadığı yerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından görevlendirilen ve yetkilendirilen Asliye Hukuk mahkemesidir. Asliye hukuk Mahkemesi Davaya Aile Mahkemesi Sıfatı ile devam edecektir.

Taraf Teşkili

Aile konutu üzerindeki hakların sınırlanmasının iptali esastan inceleme yapılıp karar verilmesi gerekir. Bu sebeple taraf teşkili yapılması zorunludur.

“..Olayları açıklamak taraflara hukuki nitelendirme ise hakime aittir. (HUMK. mad. 76) Dava, aile konutu olduğu açıklanan taşınmaz üzerine davalı banka tarafından davacı eşin rızası alınmadan (TMK. md.194) konulan ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Bu tür davalar yargılama icap ettirdiğinden mahkemece esastan inceleme yapılıp karar verilmesi gerekir. Mahkemece dava dilekçesinin değişik iş esasındaki kaydının kapatılarak dilekçenin mahkemenin esasına kaydedilmesi, aile konutu olduğu iddia edilen taşınmazın kayıt maliki olan davacının eşinin de davaya dahil edilmesi, taraf teşkilinden sonra, tarafların gösterdiği delillerin toplanıp değerlendirilerek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken eksik hasım ve İnceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Y2HD, 09.09.2009, 5***5-1***7

Karşı oy: “..Davacı, Antalya 3. İcra Müdürlüğünün 2008/19378 esas sayılı takip dosyasında satışı istenen taşınmaz hakkında, bu yerin aile konutu olduğunu ve ipoteğin Türk Medeni Kanununun 194. maddesine aykırı olarak kendi rızası alınmadan tesis edildiğini ileri sürerek “meskeniyet” iddiasında bulunmuş ve açıkça meskeniyet iddiasının kabulüne karar verilmesini istemiştir. İpoteğin kaldırılmasına ilişkin bir istek yoktur. Buna göre dava, İcra İflas Kanununun 82/12. maddesine dayanan “haczedilmezlik” şikayetine ilişkin olup, bu şikayeti İnceleme görevi İcra mahkemesine aittir. (İİK. md. 16) O halde, mahkemece, görevsizlik karan verilmesi gerekirken, isteğin “tespit” olarak nitelendirilip yazılı gerekçe ile reddi doğru değildir. Hükmün bu sebeple bozulması düşüncesiyle, değerli çoğunluğun bozma gerekçesine iştirak etmiyorum.”

Aslına Bakarsanız bu noktada Hukuk icra edilecek ise bizde karşı oy a katılmak gerektiğini düşünüyoruz. Burada Davayı açan avukatın açık ve şüpheye yer kalmayacak şekilde ifade etmesi gereken taleplerinin içerisinde kurulan ipoteğin kaldırılmasına ilişkin bir talep yok ise görev aile mahkemesi sıfatı ile devam edilemez.

Aile konutu üzerindeki hakların sınırlanmasının iptali davasında taraf teşkilini davacı ve davalıya göre açıklayacağız.

Davacı

Aile konutu üzerindeki hakların sınırlanmasının iptali davası malik olmayan eş tarafından açabileceği gibi kendisi ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun ise, onun yasal temsilcisi de dava açabilir.

Kural Olarak

Kural olarak aile konutu üzerindeki hakların sınırlanmasının iptali davası malik olmayan eş tarafından açılır.

Yasal Temsilci

Malik olmayan eş vesayet altında ise adına dava açılabilmesi için vesayet makamınca vasiye izin verilmesi zorunludur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 397 f. II hükmüne göre vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesidir.

“..Vesayet altındaki kişi adına dava açılabilmesi için vesayet makamınca vasiye izin verilmesi zorunludur. (TMK. md. 462/8) Vesayet makamınca vasiye dava açması konusunda yetki verilip verilmediği araştırılmadan davaya devam olunarak işin esası hakkında hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.” Y2HD, 08.06.2006, 2***3-9***6

Davalı

Aile konutu üzerindeki hakların sınırlanmasının iptali davası malik olan eşin yanı sıra işlem tarafı olan üçüncü kişiye karşı açılır.

Malik Olan Eş

Aile konutu üzerindeki hakların sınırlanmasının iptali davasında husumetin sınırlama işlemini gerçekleştiren eşe yöneltilmesi gerekir.

“..Davacı kadın, aile konutu olduğunu ileri sürdüğü taşınmaza eşi tarafından davalı şirket lehine ipotek konulduğunu, Türk Medeni Kanununun 194. maddesi gereğince ipotek İşlemi için rızasının alınmadığını belirterek dava konusu taşınmaza davalı şirket lehine konulan ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir. Dava sonunda verilecek hüküm dava dışı kocanın hukukuna da etkili olacaktır. Bu durumda davada husumetin ipotek işlemini gerçekleştiren davacının eşi Murat’a da yöneltilmesi, gösterdiği taktirde delillerinin toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik hasım ve eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.” Y2HD, 30.09.2009, 1***1-1***6

“..Davacı, (3) parsel sayılı ana taşınmazdaki (5) bağımsız bölüm nolu mesken niteliğindeki taşınmazın aile konutu olduğunu, hak sahibi olan kocasının, dava dışı Mustafa Ertaş’ın davalı Akbank A.Ş.’den almış olduğu ticari kredinin teminatı olmak üzere bu taşınmaz üzerine banka lehine ipotek tesis ettiğini, ipotek tesisinin açık rızası ve muvafakati alınmadan gerçekleştirildiğini, lehine ipotek tesis edilen bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yaptığı takiple bu durumu öğrendiğini, icra takibi sırasında ipotek lehtarının, alacağını diğer davalı Girişim Varlık Yönetimi A.Ş.’ne temlik ettiğini, alacağı devralan bu şirketin dahi kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, açık rızası ve onayı alınmadan aile konutu üzerine tesis edilen ipoteğin kaldırılmasını istemiştir. Dava sonucunda verilecek hüküm, taşınmazı üzerine üçüncü kişinin borcuna karşılık ipotek tesis ettirmiş olan kocanın hak ve hukukuna etkili olacaktır. Bu durumda husumetin, ipotek tesisine ilişkin işlemin tarafı olan davacının eşi S…h E…n B…u’na da yönetilmesi, göstermesi halinde onun delillerinin de toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden eksik hasım ve eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.” Y2HD, 06.04.2010, 1***0-6***2

İşlem Tarafı Olan Üçüncü Kişi

Aile konutu üzerindeki hakların sınırlanmasının iptali davasında husumetin sınırlama işlemini gerçekleştiren eşin yanı sıra işlem tarafı olan üçüncü kişiye de yöneltilmesi gerekir.

“..Peşin harç tamamlandığı takdirde; ipotek davalı tarafından banka lehine tesis edildiğine göre, lehine ipotek tesis edilen bankaya da husumet yöneltilmelidir. Mahkemece bu husumet yöneltme işlemi yapılmadan davaya devam olunarak işin esasının incelenmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.” Y2HD, 04.03.2010, 1***3-4***1

“…Dava aile konutu üzerine eşin rızası alınmadan konulan ipoteğin kaldırılmasına ilişkindir.(TMK. m. 194/1) Dava sonucunda verilen hüküm dava dışı kocanın hukukuna da etkili olacaktır. Davacının eşi de tapu maliki olup ipotek işleminin tarafı olan F…i A…ı’ya husumetin yöneltilmesi, gösterdiği takdirde delillerin toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken eksik hasımla yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” Y2HD, 09.02.2010, 8***1-2***3

İşlem Tarafı Olmayan Üçüncü Kişi

Malik olmayan eş, aile konutu üzerindeki hakların sınırlanmasının iptali davasında husumeti aile konutunu işlem tarafı üçüncü kişiden devralan varsa işlem tarafı olmayan üçüncü kişiye de yöneltmesi gerekir.

Harç

Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz ise de bu kurala aykırı davranış durumunda malik olmayan eş aile konutu üzerindeki haklarının sınırlandırılmasına sebep olan işlemin iptali için dava açtığında bu talep nisbi harca tabidir.

“..Dava; aile konutu olduğu iddia edilen taşınmaz üzerine hak sahibi kocanın borcuna karşılık, davalı banka adına tesis edilen ipoteğin kaldırılması, taşınmazın tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması (TMK.md.194) istemine ilişkindir. Aile konutu şerhi konulması talebi maktu harca, İpoteğin kaldırılması istemi nispi harca tabidir. İpotek değeri üzerinden hesaplanacak karar ve ilam harcının dörtte biri peşin olarak ödenir (Harçlar K.md.28/l-a), Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamaz (Harçlar K.md.32,127). Öncelikle ipotek değeri üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının dörtte bir oranında alınması gereken peşin harç, davacıya tamamlattırılmadan davaya devam olunması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir (Harçlar K.md.30).” Y2HD, 14.12.2010, 8***7-2***5

“..Dava, aile konutu üzerindeki ipoteğin kaldırılması isteğine İlişkindir. Bu talep nispi harca tabidir. Dava konusu olan 7.3.2006 ve 19.12.2006 tarihli ipotek bedellerinin toplamı üzerinden nispi peşin harç noksanlığının Harçlar Kanununun 30-32.maddeleri gereğince tamamlattırılması, harç tamamlandığı takdirde işin esasının İncelenmesi, aksi halde Harçlar Kanununun 30.maddesinde gösterilen usul çerçevesinde hareket edilmesi gerekirken, peşin harç noksanlığı tamamlanmadan işin esasının incelenmesi doğru bulunmamıştır.” Y2HD, 14.06.2010, 8***8-1***9

“..Davacı, açılan davada taşınmazın aile konutu olduğunu belirterek tapu kütüğüne konutla ilgili olarak banka lehine konulan ipoteğin kaldırılmasını istemiş, ipotek bedelini 50.000,00 TL.olarak belirtmiş nispi harç bu bedel üzerinden alınmıştır. İpoteğin kaldırılmasına ilişkin istemler nispi harca tabi olup, davanın değeri ipotek miktarı olduğundan bu bedel üzerinden nispi harç tamamlattırılmadan müteakip işlemler ve harca mevzu işlem yapılamaz (Harçlar Kanunu md.30-32). Açıklanan nedenlerle nispi peşin harç noksanlığı tamamlattırılmadan işin esasının incelemesi usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 19,10.2010, 1***2-1***0

İspat Yükü

Aile konutu üzerindeki hakların sınırlanmasının iptali davasında ispat yükü ve sonuçlarını bu bölümde inceleyeceğiz.

Genel Olarak

Aile konutuna ilişkin sınırlama getirilen İşlem eşin açık rızası alınmadan yapılmış olsa bile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu YHGK. 04.10.2006, E: 2006/2-591, K. 2006/624 kararında iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımının korunması görüşünde olduğu için ispat yükü davacı malik olmayan eştedir.

Sonuçları

Aile konutuna ilişkin sınırlama getirilen işlemi iptal edilen üçüncü kişi, eşinin rızası almadan işlem yapana karşı tazminat davası açabilir.

Murafaa

Aile konutu üzerindeki hakların sınırlanmasının iptali davasında verilen kararların Yargıtay’da duruşmalı inceleneceğine ilişkin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde hüküm bulunmadığından duruşma isteğinin reddine karar verilmektedir.

“..Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de; tapuya aile konutu şerhi konulması ve taşınmaz üzerindeki ipotek kaydının iptaline ilişkin verilen kararların Yargıtay’da duruşmalı inceleneceğine ilişkin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde hüküm bulunmadığından duruşma isteğinin reddine’’ Y2HD, 29.09.2009, 4***7-1***1

Vekalet Ücreti

Aile konutu üzerindeki hakların sınırlanmasının iptali davasında gerçekleştirilen talep nispi harca bağlı olmakla vekâlet ücretinin de nispi olarak verilmesi gerekir.

“..Dava, ipoteğin kaldırılması talebiyle açılmış, 28.4.2008 tarihinde ıslah edilmiş, ıslahla tapu iptali ve tescile dönüştürülmüştür. Dava reddedildiğine göre, taşınmazı cebri ihale ile satın alan davalı şirket yararına, taşınmazın ihale bedeli üzerinden nispi vekalet ücreti takdiri gerekir. Ancak ilk incelemede bu husus gözden kaçtığından ipotek değeri üzerinden davalı şirket yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinden bahisle, hüküm vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmış olmakla, davacının, bu yöne ilişkin karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemiz ilamının, düzeltmeye ilişkin 2.bendinin kaldırılmasına, hükmün vekalet ücreti yönünden değişik gerekçe ile düzeltilmesine karar verilmesi gerekir.” Y2HD, 07.04.2010, 4***9-6***6

“..Davacı tarafından açılan ipoteğin kaldırılması talebi kabul edildiğine göre, davada kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına İpotek değeri üzerinden nispi tarifeye göre vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, maktu vekalet ücreti tayini doğru görülmemiştir.” Y2HD, 18.10.2010, 1***0-1***9

Buna karşılık yargılama giderlerinden tüm davalılar sorumludur.

“..Davacı, dava konusu taşınmazın aile konutu olduğu ve davalı eşi ile banka arasında yapılan ipotek tesisine rızası bulunmadığını ileri sürerek ipoteğin kaldırılmasını ve taşınmazın tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulmasını talep etmiş ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalılara karşı açılan dava kabul edildiğine göre, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden sadece davalı bankanın sorumlu tutulması isabetsizdir.” Y2HD, 08.11.2010, 6***5-1***3

Hüküm Fıkrası

Aile konutu üzerindeki hakların sınırlanmasının iptali davasında tefhim edilen karara uygun gerekçeli karar yazılmaması diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi oluşturmaktadır.

Aile Hukuku, Aile Konutu Davaları, Türk Hukukunda Aile Konutu, Yargılama Usulü,