4°C
İSTANBUL HAVA DURUMU4°C Kar Yağışlı
DESTEK TELEFONU 0532 442 62 33

Bizden Haberler

Boşanma.org.tr

Ayırt Etme Gücü

- +

project-image-6

AYIRT ETME GÜCÜ (TMK m. 125)

Ayırt etme gücü, evlenmenin maddi koşullarından olan evlenme ehliyetine sahip olmanın unsurlarındandır.

TMK. m. 13 hükmü ile ayırt etme gücünün olumsuz tanımı verilmiştir:

  • Yaşının küçüklüğü yüzünden
  • Akıl hastalığı yüzünden,
  • Akıl zayıflığı nedeni ile,
  • Sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle

akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu Kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.

Ayırt etme gücü akla uygun biçimde davranma yeteneği olarak tanımlanabilir.

Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz. TMK. m. 15.

Aynı zamanda ayırt etme gücünden yoksun bulunmak ceza-i ehliyete de sahip olunmayan durumlar arasındadır. Ayırt etme gücü bulunmayan kimseler fiil ehliyeti açısından tam ehliyetsizler grubunu oluşturur.

Ayırt etme gücüne sahip olmayanlar herhangi bir hukuki işlem yapamayacakları gibi doğal olarak evlenemez. TMK. m. 125.

Ayırt Etme Gücünden Yoksunluk Nisbi Kavramdır

Akla uygun biçimde davranma yeteneğine sahip olan kimse;

  • Evlenmenin anlam olarak hayat ortaklığı olduğunu,
  • Evlenmenin amaç olarak sürekli birliktelik olduğunu,
  • Evlenmenin sorumluluk olarak kendisine hak ve yükümlülükler getirdiğini

bilen kimsedir.

Dolayısıyla ayırt etme gücüne sahip olma nisbi bir kavramdır.

Ayırt Etme Gücünden Yoksunluk Psikolojik Kavramdır

Akla uygun biçimde davranma yeteneği;

  • Evlenmeyi düşünmeyi,
  • Sorgulamayı ve
  • Açıklamayı

içermektedir. O halde evlenmenin önemini ve sonuçlarını düşünüp sorgulayabilen ve bunun sonucunda da evlenmek istediğini açıklayabilen kimsenin akla uygun biçimde davranma yeteneğine sahip olduğu kabul edilir.

Bu bağlamda ayırt etme gücüne sahip olma psikolojik kavram olarak kabul edilir.

Ayırt Etme Gücünden Yoksunluk Biyolojik Kavramdır

Ayırt etme gücü ortadan kalkmayan akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığını resmi sağlık kurulu raporuyla belgelerlerse evlenebilirler. TMK, m. 133.

Dolayısıyla ayırt etme gücünü ortadan kaldırmayan akıl hastası olunmasına rağmen evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmayan kişilerin de akla uygun biçimde davranma yeteneğine başka bir anlatımla evlenme ehliyetine sahip olduğu kabul edilir.

Bu bağlamda ayırt etme gücüne sahip olma biyolojik kavram olarak kabul edilir.

Cevap Anında Bulunmalıdır

Evlendirme memuru, evleneceklerden her birine birbiriyle evlenmek isteyip istemediklerini evlenme töreni sırasında sorar. TMK m. 142.

Evlenme, tarafların olumlu sözlü cevaplarını verdikleri anda oluşur.

Ayırt etme gücüne sahip olmanın tarafların sözlü cevapların verdikleri anda bulunması gereklidir.

Yoksunluğun Etkisi Farklıdır

Tarafların evlendirme memurunun evleneceklerden her birine birbiriyle evlenmek İsteyip istemediklerini sorusuna sözlü cevaplarını verdikleri anda ayırt etme gücünden yoksunluk söz konusu olabilir. Sarhoşluk, uyuşturucu ve kimyasal etki altında bulunmak ve bu etki dışarıdan habersizce verilmiş te olabilir.

Ayırt etme gücünden yoksunluk geçici olabileceği gibi sürekli de olabilir.

Sürekli Yoksunluk

Ayırt etme gücüne sahip olmayanlar herhangi bir hukuki işlem yapamayacakları gibi doğal olarak evlenemeyeceklerinden TMK. m. 125. eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması halinde evlenme mutlak butlan ile sakattır. TMK. m. 145.

Kural olarak mutlak butlan ile sakat olan evliliğin butlanı her zaman istenebilir. Mutlak butlan hâlinde bile evlenme, hâkimin kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur. TMK m. 156.

Geçici Yoksunluk (TMK m. 148)

Evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksunluk varsa evlilik nisbi butlan ile sakattır. Evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş, evlenmenin iptalini dava edebilir. TMK. m. 148.

Evlendirme memurunun evleneceklerden her birine birbiriyle evlenmek isteyip istemediklerini evlenme töreni sırasında sorduğunda sözlü cevap veren damat ya da gelin kendini bilmeyecek derecede sarhoş vaziyette ise sarhoş olan bu eş ayıldığında ayırt etme gücünden geçici yoksunluğu sebebiyle evlenmenin iptalini dava edebilir.

İptal davası hukuken zaman aşımı sürelerine tabiidir. İptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. TMK. m. 148.

Aile, aile hukuku kapsamı, Evlenmenin maddi koşulları, Evlenmeye ilişkin genel bilgiler, Evlilik Hukuku,