4°C
İSTANBUL HAVA DURUMU4°C Kar Yağışlı
DESTEK TELEFONU 0532 442 62 33

Bizden Haberler

Boşanma.org.tr

Boşanma kavramı ve boşanma nedir

- +

project-image-6

http://bosanma.org.tr/bosanma-kavrami-ve-bosanma-nedir/

Kavram Olarak Boşanma

Boşanma (divorce, scheidung);

Boşanma; üzerinde hemen herkesin bir düşünce sahibi olduğu ve  “Aile Hukukunun”  çok tartışılan bir kurumudur.

Bilindiği üzere aile çok bileşenli toplumsal bir sistemdir. Bu anlamda aile, karı-koca sisteminden ibaret de değildir. Etkileşim çok boyutludur.

Karı koca ilişkisi çocuğu –> çocuk toplumu –> toplum gelecek kuşağı
etkiler ve belirler.

Bu nedenle her devlet ve devleti yöneten hükümetler politikaları içerisinde gelecek nesillerin fiziksel ve psikolojik sağlıkları için geçerli önlemler alırlar.

Bireylerin tüm yaşamlarını etkileyen bir olay olan boşanma her toplumun “güçlü toplum” idealinin önündeki en büyük sorundur.

Güçlü birey, güçlü toplum yolundaki ilk adımdır. Bu nedenle toplumun en küçük yapısı olan aile birliğinin hemen her koşulda korunması gerektiği artık bilinen ve uygulanan bir gerçektir.

Bireyler aile oluştururken günün koşullarına göre kararlarını alırlar. Bu koşullar hayatın gelişimi ile birlikte değişebilir.

Örneğin; Günümüzde kitle iletişim cihazlarının kullanımının artması her toplumdaki aile yapısına az da olsa zarar verdiği yönünde bir inanış vardır. Gerçek ise sosyal medya ve kitle iletişim cihazları kullanımı değildir.

Sorun bireyden kaynaklanır ve bireyin; tüketim toplumu ve bunun gerçekleri olan görsel araçlar nedeni ile beklentilerinin bir önceki yüzyıla göre çok hızlı bir şekilde değiştirebilmesinde yatar.

Hayat ise ya hep, ya hiç değildir. Hayat, küçük uzlaşmalardan ibarettir. Tıpkı evlilik gibi! Toplum kavramı kontrollü bir kaos ortamı olarak adlandırılmasından çok eski zamanlarda ki TOPLUMLAR da bile insanlar hayatın her alanında uzlaşma ve ortak menfaatleri kabul ederek yaşamışlardır. Evlilik ve aile de farklı iki bireyi bir arada yeni neslin devamını ve toplumun sürekliliğini devam ettirmek için oluşturulan bir birlikteliktir ve bir bağlılık anlaşmasıdır. Bu birliktelik yaşamın en merkezi noktasıdır. Yaşamın vazgeçilmezi olan uzlaşmalar bu birliktelik içinde de her an kurallarını icra ederler. Bu nedenle aile kavramı da her anında uzlaşmaların olduğu ve bireylerin diğeri ile kendi beklentileri ile birlikte diğerinin beklentilerini de hesaplayarak bir uzlaşma noktası bularak/arayarak yaşarlar.

Zaman zaman uzlaşma noktası bireylerin arasında bulunamayabilir burada bir sorundan bahsedilir. Kendi aralarında ve aile büyükleri tarafından sorun çözümü gerçekleştirilemeyebilir. Bireylerden birinin kusuru veya her ikisinin de kusuru olabilir. Kusur kavramı tüm toplumlarda değerlendirilen bir noktadır ve bu önemini devam ettirecektir. Evlilik birlikteliği ile oluşan “Aile” önemlidir.

HAUSHEER tarafından da ifade edildiği üzere süregelen, önemiyle consortium vitae (hayat birliği) olarak aile kader birliği olma Özelliğini devam ettirmektedir.

Ancak manasını kaybetmişse, evlilik daimi bir  “uzlaşmayı/bağlılığı”  ifade ediyor olsa bile bu hukuki bağ da  “çözülmelidir/çözülebilmelidir”.

Bilinen her toplumda olan  “boşanma kavramı”  toplumun kendisini koruma güdüsünün ilk noktası olan ailenin korunması için konulan kurallar bütünü olan yasalar, içtihatlar (içtihat: kanunun uygulanması ile ilgili örnekler) ve ahlaki kurallar ile sarmalanmıştır. Bu nedenle ilk aile kurulması gününden beri var olan boşanma her zaman her toplumda belli işleyişler ve prosedürler neticesinde gerçekleşir. Doğru veya yanlış bu kurallar her zaman işletilmiştir.

Ancak evlilik birliği, her zaman Uzun Göl gibi sakin, durgun, huzur veren bir görünüm sergilemez. Gün gelir Fırtına Deresi gibi coşar önüne alıp her şeyi devirip yıkarak çevresine acılar yaşatır. Bu acıları sonlandırmanın bir yolu da boşanmadır.

Boşanma bir sürecin başlangıcı değil sonudur. Bilinmelidir ki  “boşanma davası”  açıldığında taraflar arasında çoğunlukla uzun yıllar sürebilen ve boşanmanın ilk evresi olan  “duygusal boşanma”  gerçekleşmiş durumdadır. Genellikle en azından  “ekonomik boşanma”  yapılmıştır bile. Bu anlamda karşı tarafa tekrar şans verme olasılığı da kalmamıştır. Kaldı ki şans verme bile eşlerin gönüllü olmasına bağlı olup gönüllülük de tükenmiştir. Her birey şunun farkındadır gönüllü olma beraberinde bir istek ve bu istek çözüm arayışı getirir. Çözüm arayışı her ailenin devamı konusunda karar alacak her iki bireyin yani ebeveynin istekleri ile bir anlam kazanır ve sonuca ulaşır. Taraflardan birinin bu istek den uzak olması çözüm arayışlarına devam eden bireyin çabalarını genelde sonuçsuz bırakır. Her iki bireyde çözüm arayışından vazgeçtiğinde birbirleri ile her konuda anlaşarak kısa bir süre içerisinde bu birliği sonlandırabilirler. Buna  “anlaşmalı boşanma”  denir. Protokoller çerçevesinde uzlaşılan konular belirlenerek sonuca hızlı bir şekilde gidilir.

Taraflardan birinin boşanma sonrasındaki beklentilerinin gerçekleşmemesi yada boşanmayı istememesi durumunda ise uzun sürecek olan ve çekişmenin devam ettiği literatüre  “çekişmeli boşanma davası”  olarak giren bir süreç başlar.

Bu süreç her iki tarafın durumunun ve isteklerinin analiz edilmesi sonucunda hukuk kuralları çerçevesinde sonuçlandırılır. Başlatılan boşanma işlemleri sonucunda ortaya bir boşanma davası gündeme gelir ve En önemli konuların başında  “boşanma sebepleri”   gelir.

Boşanma sebebi olarak ileri sürülen kavramlar öncelikle boşanma sebebi midir?
Boşanmayı isteyen boşanma isteğinde haklı mıdır?
Bu sorular neticesinde

  • boşanma davasının kabulü,
  • boşanma davasının reddi,

boşanma davasında taraflara bir süre ayrı yaşamayı öngören

  • ayrılık kararı,

gibi sonuçlar çıkabilir.

Boşanma davasının yerel mahkeme tarafından kabulü neticesinde ilk aranan “Kusur” dur. “Boşanmada kusur” önemli noktalardan biridir.

Evlilik bağının herhangi bir biçimde çözülmesi her devirde kabul görmemiştir. Evlilik bağının çözülebilmesi, hukuk politikasınca izlenen görüşe göre değişiklik göstermektedir.

  • ETİKETLER

Boşanma Kavramı Nedir,