4°C
İSTANBUL HAVA DURUMU4°C Kar Yağışlı
DESTEK TELEFONU 0532 442 62 33

Bizden Haberler

Boşanma.org.tr

Butlan Kararının Eşler Yönünden Sonuçları

- +

project-image-6

http://bosanma.org.tr/butlan-kararinin-esler-yonunden-sonuclari/

Butlan Kararının Eşler Yönünden Sonuçları (TMK m. 158)

Butlan kararının eşler yönünden sonuçlarını aşağıdaki konu başlıklarına göre inceleyeceğiz;

  • Kazanılmış kişisel durumun korunması – TMK m. 158 f. I
  • Boşanmaya ilişkin hükümlerin uygulanması – TMK m. 158 f. II

Belirlediğimiz başlıkları detaylıca ifade etmeye çalışalım.

Kazanılmış Kişisel Durumun Korunması (TMK m. 158 f. I)

Evlenmenin butlanına karar verilirse, evlenirken iyiniyetli bulunan eş bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu korur.

Kural Olarak

Evlenmenin butlanına karar verildiğinde eşler yönünden kural olarak doğan sonuçlar vardır. Diğer bir deyişle bu sonuçların doğmasında eşlerin iyiniyetli olması ya da olmaması arasında bir fark bulunmamaktadır.

Kayın Hısımlığı (TMK m. 129 b. 2)

TMK. m. 18 f. I. hükmüne göre; Eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları, aynı tür ve dereceden kayın hısımları olur.

TMK. m. 18 f. II. hükmüne göre; Evlenmenin butlanına karar verilmesiyle kayın hısımlığı, ortadan kalkmaz.

TMK. m. 129 b. 2. Hükmüne göre; Kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik butlan kararıyla sona ermiş olsa bile eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında evlenme yasaktır.

Kayın hısımlığı evlilik varken var olanla sınırlıdır. Başka bir anlatımla evlenme butlan kararıyla sonlandıktan sonra kayın hısımlığı genişlemez. Kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik butlan kararıyla sonlandığında eşlerden biri ile diğerinin yan soyu arasında evlilik bağı kurulabilir.

Yeniden Evlenme (TMK m. 130)

Evlenmenin butlanına karar verilirse eşler arasındaki sakat evlilik sona ermektedir. Evliliği butlan kararı ile sona eren erkek ya da kadın bu sebeple yeniden evlenebilir.  Önceki evliliğin butlan kararı ile sonlanması sebebiyle yeniden evlenmek İsteyen kadın ya da erkek buna ilişkin kesinleşme şerhini içeren mahkeme kararını başvuru sırasında evlendirme memuruna vermek zorundadır.

Kadın İçin Bekleme Süresi Vardır (TMK m. 132 f. I) 

Evlenmenin butlanına karar verilirse kadın için bir bekleme süresi öngörülmüştür.

Evlendirme Yönetmeliği Madde 2/ı düzenlemesinde, kadın için öngörülen bekleme süresi kan karışımını önlemek amacı ile evliliği son bulan kadının yeniden evlenmesi için gereken üçyüz günlük süre olarak tanımlanmıştır.

TMK m. 132 f.I hükmüne göre; Kadın için öngörülen bekleme süresine göre; evlilik herhangi bir sebeple sona ermişse evliliği sona eren kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe evlenemez.

Kadın için Öngörülen bekleme süresi kesin olmayan evlenme engellerinden olduğundan kadın için öngörülen bekleme süresine uymadan yapılan evlenmeler ise geçerli olup iptal edilmesi de mümkün değildir.

Erkek Hemen Evlenebilir (TMK m. 130) 

Evlenmenin butlanına karar verildiğinde erkek için bir bekleme süresi öngörülmemiştir. Önceki evliliğin butlan kararı ile sonlanması sebebiyle yeniden evlenmek isteyen erkek buna ilişkin kesinleşme şerhini İçeren mahkeme kararını başvuru sırasında evlendirme memuruna vererek hemen evlenebilir.

İyiniyetli Olmayan Eş Kişisel Durumunu Koruyamaz (TMK m. 158 f. I)

Evlenmenin butlanına karar verilirse, evlenirken iyiniyetli bulunan eş bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu korur. Buna karşılık iyiniyetli olmayan eş evlenmenin butlanına karar verildiğinde bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu koruyamaz.  İyiniyetli olmayan eşin evlenmenin butlanına karar verildiğinde bu evlenme ile kazanmış olup koruyamadığı kişisel durumunu aşağıdaki başlıklara göre inceleyeceğiz;

  • Miras hakları – TMK m. 158 f. I
  • Vatandaşlık – TMK m. 158 f. I
  • Erginlik

Bu başlıkları da detaylı bir şekilde açıklayalım.

Miras Haklan (TMK m. 158 f I)

Butlan davası sonucunda evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş, yasal mirasçı olamayacağı gibi, daha önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları da kaybeder.

O halde evlenmenin butlanına karar verildiğinde miras haklarını yasal mirasçılığın yanı sıra ölüme bağlı tasarruflarla sağlanan haklar yönünden ayrı ayrı değerlendirmek gerekmektedir.

Yasal Mirasçılık

Yasal mirasçılığın eş sıfatıyla oluşmasının yanı sıra eşlerin birbirlerinin kan hısımı olmasından kaynaklanan kan hısımlığı sıfatıyla da oluşması mümkündür.

Eş Sıfatıyla

Bilindiği üzere eşlerden birinin ölmesi durumunda eş sıfatıyla yasal mirasçılık oluşmaktadır.

Butlan davası sırasında eşlerden birinin ölmesi mümkün olduğu gibi eşlerden birinin ölümünden sonra butlan davası da açılmış olabilir.

Önemle belirtmek gerekir ki nisbi butlan ile sakat olan evlilik herhangi bir sebeple son bulduğunda bu evliliğin yeniden iptali istenilemez. Buna karşılık mutlak butlan ile sakat olan evlilik herhangi bir sebeple son bulduğunda bu evliliğin iptalini ilgililer isteyebilir. TMK m. 147 f. I hükmüne göre sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanı Cumhuriyet savcısı tarafından re’sen dava edilemez; fakat her İlgili, mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir. Bu sebeple mirasçıların kendi adlarına açtıkları dava tespit davası (TMK m. 159. Altında düzenlenen) değil mutlak butlan davası (TMK m. 147 f. 1 altında düzenlenen) olduğundan aile mahkemesi tarafından mutlak butlan kararı verilecektir.

İlgilerin eşlerden birinin ölümünden sonra açtığı mutlak butlan davasında butlan kararı verildiğinde ya da nisbi butlan davasının devamı sırasında oluşan ölüm sebebiyle mirasçılar tarafından sürdürülen tespit davası sonucunda sağ eşin eş sıfatıyla mirasçı olup olmayacağı onun iyiniyetli olup olmamasına bağlıdır.

Sağ Eş iyiniyetli ise

TMK m. 3 f. I. Hükmüne göre; Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Bu sebeple butlan davası sırasında eşlerden birinin ölmesinin yanı sıra eşlerden birinin ölümünden sonra butlan davası da açılmış olması durumunda sağ kalan eşin mirasçı olması asıl olandır.

Sağ eşin iyiniyetli olmadığı eşlerden birinin ölümünden sonra ilgililer tarafından açılan mutlak butlan davasında kanıtlanmalıdır. Eşlerden birinin ölümünden sonra ilgililer tarafından mutlak butlan davası açılmamışsa sağ eş iyiniyetli sayılır.

Eş ölmeden önce nisbi butlan davası açmış olup dava sırasında ölmüş ise davaya mirasçıları tarafından halef sıfatıyla devam edilebilir. Önemle belirtmek gerekir ki nisbi butlan ile sakat olan evlilik herhangi bir sebeple son bulduğunda bu evliliğin yeniden iptali istenilemez.

Mirasçıların sürdürdükleri dava artık bir nisbi butlan davası değil davalı eşin iyiniyetli olmadığının tespiti davası sayılır. Zira nisbi butlanla sakatlanan evlilik davacı eşin ölümüyle kendiliğinden sonlanmıştır. Sadece nisbi butlan davası, tespit davasına dönüşmüştür.

Eş ölmeden Önce nisbi butlan davası açmış olup dava sırasında ölmüş olmasına rağmen davaya mirasçıları tarafından halef sıfatıyla devam edilmemişse sağ eş iyiniyetli sayılır.

İyiniyet;

  • Evlenme töreni sırasında butlan sebebinin var olduğunu bilmemek,
  • Evlenme töreni sırasında butlan sebebinin var olduğunu gerekli özeni gösterdiği halde öğrenememek,
  • Evlenme töreni sırasında butlan sebebinin var olduğunu bilmesi gerekmemek anlamındadır.

Mirasçıların sürdürdükleri dava sonucunda davalı sağ kalan eşin iyiniyetli olup olmadığına göre farklı sonuçlar doğmaktadır.

Sağ Kalan Eş İyiniyetli İse

Mutlak butlan davası ya da tespit davası sonucunda evlenme sırasında iyiniyetli olduğu anlaşılan sağ kalan eş yasal mirasçılık sıfatını korur.

Sağ Eş iyiniyetli Değilse

Mutlak butlan davası ya da tespit davası sonucunda evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş yasal mirasçılık sıfatını koruyamaz.

Kan Hısımı Sıfatıyla

Evlenmenin butlanına karar verilse bile eşlerin aralarında mevcut bulunan kan hısımlığı sebebiyle gerçekleşen yasal mirasçılığı sağ eş iyiniyetli olsa da olmasa da devam eder.

Örneğin bir dedenin torunu ile evliliğinin mutlak butlanına karar verildiğinde sağ eş olan torunun, ölen dedesi olan eski eşiyle aralarında mevcut bulunan kan hısımlığı sebebiyle gerçekleşen yasal mirasçılığı devam eder.

Ölüme Bağlı Tasarrufla Sağlanan Haklar

Sağ eşin daha önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan haklan talep edebilmesi iyiniyetli olup olmamasına göre değişir.

Lehdar İyiniyetli İse

Mutlak butlan davası ya da tespit davası sonucunda evlenme sırasında iyiniyetli olduğu anlaşılan sağ kalan eş daha önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları talep edebilir.

Lehdar İyiniyetli Değilse

Mutlak butlan davası ya da tespit davası sonucunda evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş daha önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan haklan kural olarak talep edemez.

Aksi Düzenlenmişse

TMK m. 181. Hükmüne göre; boşanma davası devam ederken, ölen davacının mirasçılarından birisinin davaya devam etmesi ve davalının kusurunun ispatlanması halinde boşanan eşler, boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları aksi tasarruftan anlaşılmadıkça kaybederler.

TMK m. 181 hükmünün butlan davalarında örneksenmesi gereklidir. Bu sebeple mutlak butlan davası ya da tespit davası sonucunda evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş daha önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları aksi tasarruftan anlaşılıyor ise talep edebilir.

Vatandaşlık (TMK m. I58f I, TVK m. 16 f UI)

TVK m. 16 f.III hükmüne göre; Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde evlenmede iyiniyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler.

Butlan davasında iyiniyetli olmadığı belirlenmişse Türk vatandaşlığını kaybederler.

Erginlik

Erginlik kişinin olgunluğunun benimsenmesi olup Kanun koyucu erginlik için belirli statünün kazanılmasını istemektedir. Onsekiz yaşın doldurulmasıyla, evlenmeyle, gerekli koşulları varsa hakim kararıyla kişinin olgunluğa eriştiği kabul edilir.

Görüldüğü üzere evlenmeyle kişinin olgunluğa eriştiği kabul edilir. (Evlilik erginliği. TMK. m. 11 f. II.)

Buttan Kararına Kadar (TMK m. 156 c. 2)

Mutlak butlan halinde bile evlenme, hakimin kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur.

Butlan kararının kesinleşme tarihine kadar evlenme ile kazanılan erginlik korunur.

Butlan Kararı Sonrası (TMK m. 158 f. I)

Evlenmenin butlanına karar verildiğinde ise kararın kesinleşmesiyle birlikte evlenmeyle kazanılan erginlik kendiliğinden sona erer.

Aksi düşüncede yasal temsilcisinin iznini almadan evlenen küçük evlenmeyle kazandığı erginliği yasal temsilcisinin açıp kazandığı evlenmenin iptali davasına rağmen sürdürecek ise yasal temsilcisinin iptal kararından sonra yeniden izin almadan evlenebileceği için TMK m. 153 hükmünün varlığına gerek kalmamaktadır.

Boşanmaya İlişkin Hükümlerin Uygulanması (TMK m. 158 f.II)

Boşanmaya ilişkin hükümlerin uygulanması butlan kararının eşler yönünden gerçekleşen sonuçlarından olup aşağıdaki kapsamda uygulanmaktadır;

  • Mal rejiminin tasfiyesi – TMK m. 158 f.II
  • Tazminat – TMK m. 158 f. II
  • Nafaka – TMK m. 158 f.II
  • Soyadı – TMK m. 158 f. II, 173

Belirlemiş olduğumuz bu başlıkları tek tek ifade etmeye çalışalım.

Mal Rejiminin Tasfiyesi (TMK m. 158 f. II)

Evlenmenin butlanına karar verilirse eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesine boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.

“..Evliliğin iptaline karar verilirse, eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya İlişkin hükümler uygulanır.” Y2HD, 31.03.2009, 3***3-5***4

Mal rejiminin tasfiyesi konusunda butlan davası içinde bile olsa gerçekleşen istekler için harç yatırılması gerekmektedir.

TMK. m. 225 f.II hükmüne göre mahkemece evliliğin iptal nedeniyle sona erdirilmesine karar verilmesi durumunda kural mal rejimi (yasal mal rejimi=edinilmiş mallara katılma rejimi) dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. (TMK. m. 145, 148, 149, 150, 151, 153.)

Kural mal rejiminin (yasal mal rejimi=edinilmiş mallara katılma rejimi) sona ermesi ve tasfiye edilmesi iptal kararının kesinleşme tarihinden itibaren değil, dava tarihinden itibaren söz konusu olmaktadır.

Kural rejiminin (yasal mal rejimi=edinilmiş mallara katılma rejimi) sona ermesi ve tasfiye edilmesinin boşanma veya iptal kararının kesinleşme tarihinden itibaren değil de dava tarihinden başlatılması gerekçede şöyle açıklanmıştır:

Mal rejiminin tasfiyesinde; malların tasfiye anındaki değerleri göz önüne alındığından, bu düzenlemeyle birinin davayı olabildiğince uzatarak diğer eşin edinilmiş mallarındaki artışa ve bu artış dolayısıyla kendi payını arttırmasına engel olunmuştur.

Tazminat (TMK m. 158 f. II)

Evlenmenin butlanına karar verilirse eşler arasındaki tazminat hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.

“..Evliliğin iptaline karar verilirse, eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.” Y2HD, 31.03.2009, 3***3-5***4

Butlan davası içinde bu isteklerden tazminatın yerine getirilmesi için ayrıca harç yatırılması gerekmemektedir.

“..Dava, akıl hastalığı sebebiyle evlenmenin mutlak butlana dayalı iptali isteğine ilişkindir. (TMK.m. 145/3) Evlenmenin butlanına karar verilirse, eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır. (TMK.m. 158/2) Yasa, evlenmenin iptaline karar verildiğinde, yukarıda sayılan hususlar hakkında boşanmaya ilişkin hükümlerin uygulanacağını hükme bağladığına göre, davalının, butlan davası İçinde harç yatırmadan tazminat ve nafaka istemesi imkan dahilindedir. Öyleyse davalının tazminat ve nafaka İsteklerinin esası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda harcı verilerek açılmış bir dava ve karşılık davanın bulunmadığı gerekçesiyle hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.” Y2HD,26.10.2010, 1***1-1***5

Evlenmenin Cumhuriyet savcısının açtığı dava ile butlanına karar verilse bile eşler arasındaki tazminat hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanacağından butlan davası içinde yer alan bu isteklerden tazminatın yerine getirilmesi için ayrıca harç yatırılması gerekmemektedir.

Yargıtay açıklamalı onama kararı ile bu görüşünü açıklamıştır. “..Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle Türk Medeni Kanununun 158/2.maddesi nazara alınarak karar verilmiş bulunmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına,” Y2HD, 03.06.2010, 8***8-1***4

Karşı oy Gerekçesi: “Dava, evliyken yeniden evlenenin, İkinci evliliğinin mutlak butlan sebebiyle iptaline ilişkin olup, Cumhuriyet savcısı tarafından res’en açılmıştır. (TMK.m. 146) Davalılardan Nalan, evlilikte iyi niyetli olduğunu belirterek, diğer davalı Ramazandan yoksulluk nafakası maddi ve manevi tazminat istemiş, mahkemece de, bu davalı lehine yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir. Cumhuriyet savcısı tarafından res’en açılan bir davada, aynı tarafta yer alan birden fazla davalıdan birinin diğerinden maddi ve manevi tazminat ve yoksulluk nafakası istemesi bağımsız bir dava niteliğindedir ve harca tabidir. Ancak harç yatırılması halinde incelenebilir. Davalı Nalan tarafından herhangi bir harç yatırılmamış, hükümle de harç alınmamıştır. Türk Medeni Kanununun 158/2.maddesindeki düzenleme, Cumhuriyet savcısı tarafından res’en açılan bir dava söz konusu olduğunda bu taleplerin harçsız incelenebileceğine ilişkin yoruma elverişli değildir. O bedenle, davalı Nalan’ın nafaka ve tazminat isteklerinin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle değerli çoğunluğa katılmıyorum.”

Bizde karşı oy kullanan üyenin fikrine katılmıyoruz. Cumhuriyet savcısı tarafından açılmış olsa da açılan dava tespit davası olmayıp Butlan yani evliliğin iptaline ilişkin bir davadır. Bu tür davalarda Mutlak butlan sebeplerinde her ilgili davayı açabileceği kanunda öngörülmüştür. Açılan dava da aile mahkemesinde görülen ve boşanma hükümlerinin uygulanacağı kanunda şüpheye yer bırakmadan belirtilmiş ve boşanma davası hükümlerinin uygulandığı bu dava içerisinde Nalanın taleplerinin harca tabii olmaması kanun tarafından belirlenmiştir. Cumhuriyet savcısının husumeti her iki eşe yöneltmiş olması evliliği oluşturan taraf olmaları sebebi iledir. Nalanın iyiniyetli olup olmadığına ilişkin bir araştırma da yapıldığına ilişkin bir gösterge mevcut değildir. Mutlak butlan sebebinin Erkeğin önceki evliliğinden kaynaklanması sebebi ile oluştuğu düşünüldüğünde husumetin sadece ikinci evliliği yapan tarafa yöneltilmesi gerekmese bile hakim kararına kadar evliliğin tüm sonuçlarının doğması nedeni ile Nalanın talepleri geçerli olmalıdır.

Maddi tazminat (TMK. m. 158 f. II, 174 f I)

Mevcut veya beklenen menfaatleri butlan kararı yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.

“..Evlenmenin butlanına karar verilirse eşler arasındaki tazminat talepleri hak-kında da boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır. (TMK.md. 158/2) Ancak davalının akıl hastası olması nedeniyle davranışlarının iradi olmayıp kendisine kusur izafe edilemeyeceğinden davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174.maddesi gereğince maddi ve manevi tazminat verilmesi doğru bulunmamıştır.” Y2HD, 15.04.2010, 5***5-7***9

“..Evlenmenin İptali halinde eşler arasındaki tazminat isteklerinde boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.(TMK.md. 158/2) Akıl hastası olan kocanın davranışları iradi olmadığından kusurlu bulunduğunun kabulü mümkün değildir. Kusurlu olmayan koca tazminata sorumlu tutulamaz. Açıklanan nedenlerle kusuru bulunmayan davalı koca aleyhine maddi tazminata hükmedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.” Y2HD, 30.04.2009, 7***8-8***6.

Manevi tazminat (TMK. m. 158 f II, 174 f II)

Butlana sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.

“..Evlenmenin butlanla iptaline karar verildiğinde eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır. (TMK.158/2. madde) Kadının hukuki ehliyeti bulunmadığından kadına kusur yüklenemez. Davalı manevi tazminat istemine esas olmak üzere 23.3.2005 tarihli dilekçe ile tanıklarını bildirmiştir. Bu tanıkların Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 253. maddesi gereğince dinlenilmeleri, hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle manevi tazminat talebinin reddi doğru görülmemiştir.” Y2HD, 28.11.2007, 1***4-1***8

Nafaka (TMK m. 158 f. II)

Evlenmenin butlanına karar verilirse eşler arasındaki nafaka hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.

“..Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle akıl hastası olan ve kendisine vasi atandığı anlaşılan davalı kocaya kusur izafe edilmesinin mümkün bulunmamasına ve hüküm altına alınan nafakaların asıl borçlusunun davalı koca olduğunun tabii bulunmasına göre davalı kadının tüm, davalı kocanın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.” Y2HD, 30.04.2009, 7***8-8***6.

Butlan davası içinde bu isteklerden nafakanın yerine getirilmesi için ayrıca harç yatırılması gerekmemektedir,

“..Dava, akıl hastalığı sebebiyle evlenmenin mutlak butlana dayalı iptali isteğine ilişkindir. (TMK.m. 145/3) Evlenmenin butlanına karar verilirse, eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır. (TMK.m. 158/2) Yasa, evlenmenin iptaline karar verildiğinde, yukarıda sayılan hususlar hakkında boşanmaya ilişkin hükümlerin uygulanacağını hükme bağladığına göre, davalının, butlan davası içinde harç yatırmadan tazminat ve nafaka istemesi İmkan dahilindedir. Öyleyse davalının tazminat ve nafaka isteklerinin esası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda harcı verilerek açılmış bir dava ve karşılık davanın bulunmadığı gerekçesiyle hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.” Y2HD, 26.10.2010. 1***1-1***5

Tedbir Nafakası (TMK m. 158 f.II, 169)

Butlan davası açılınca aile mahkemesi hakimi, davanın devamı süresince eşlerin geçimi için uygun gördüğü tedbir nafakasına hükmedebilir.

“..Evliliğin iptaline karar verilirse, eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.” Y2HD, 31.03.2009, 3***3-5***4

Yoksulluk nafakası (TMK, m, 158 f II, 175)

Butlan kararı yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak yoksulluk nafakası isteyebilir.

“..Evliliğin iptaline karar verilirse, eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya İlişkin hükümler uygulanır.(TMK.md. 158/2) Toplanan delillerden, davalı-karşı davacı kadının herhangi bir işi ve gelirinin olmadığı, evliliğin iptali ile yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Türk Medeni Kanununun 175.maddesi koşullarının kadın yararına gerçekleşmesine rağmen, yoksulluk nafakası talebinin reddi doğru olmamıştır.” Y2HD, 31.03.2009, 3***3-5***4

“..Davalının evliliğin iptali halinde yoksulluğa düşüp düşmeyeceği araştırılmadan yazılı gerekçeyle yoksulluk nafakası talebinin reddi de doğru görülmemiştir. Y2HD, 28.11.2007, 1***4-1***8

Evlenmenin Cumhuriyet savcısının açtığı dava ile butlanına karar verilse bile eşler arasındaki yoksulluk nafakası hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanacağından butlan davası içinde yer alan bu isteklerden yoksulluk nafakasının yerine getirilmesi için ayrıca harç yatırılması gerekmemektedir.

Yargıtay açıklamalı onama kararı ile bu görüşünü açıklamıştır.

“..Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle Türk Medeni Kanununun 158/2,maddesi nazara alınarak karar verilmiş bulunmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına,” Y2HD, 03.06.2010, 8***8-1***4

Soyadı (TMK m. 158 f. II, 173)

Evlenmenin butlanına karar verilirse eşler arasındaki soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.

“..Evliliğin iptaline karar verilirse, eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.” Y2HD, 31.03.2009, 3***3-5***4

Soyadı konusunda butlan davası içinde bile olsa gerçekleşen istekler için harç yatırılması gerekmektedir.

Bu sebeple boşanmaya ilişkin hükümlerin uygulanması butlan kararının eşler yönünden gerçekleşen sonuçlarından olup kadının soyadı da bu kapsamda kalmaktadır.

Kadının soyadı konusunu aşağıdaki konu başlıklarına göre inceleyeceğiz;

  • Kadın evlenmeden önceki soyadını alır – TMK m.158 f.II,173 f.I,c.1
  • Dul olan kadın doğum soyadına izin isteyebilir – TMK m.158 f.II,173 f.I,c.2
  • Butlan erkeğin soyadını taşımaya izin istenebilir – TMK m. 158 f. II, 173 f. II
  • Butlan erkek iznin kaldırılmasını isteyebilir – TMK m. 158 f. II, 173 f. III

Belirlediğimiz bu başlıkları detaylı bir şekilde ifade etmeye çalışalım

Kadın Evlenmeden Önceki Soyadını Alır (TMK m. 158 f II, 173 f. I, c. 1)

Evliliği butlan kararı ile sona erdirilen kadının, erkeğin soyadını kullanmaya devam etmesi mümkün değildir. Bu sebeple evlenmenin butlanına karar verildiğinde kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır.

Dul Olan Kadın Doğum Soyadına İzin İsteyebilir (TMK m. 58 f.II,173 f.I, c.2)

Evliliği butlan kararı ile sona erdirilen kadın evlenmeden önce dul idiyse hakimden bekarlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir.

Butlan Erkeğin Soyadını Taşımaya İzin İstenebilir (TMK m.158 f.II, 173 f.II)

Evliliği butlan kararı ile sona erdirilen kadın aile mahkemesinden butlan erkeğin soyadını taşımasına İzin verilmesini isteyebilir.

Aile mahkemesi tarafından evliliği butlan kararı ile sona erdirilen kadının butlan erkeğin soyadını taşımasına izin verilebilmesi için evliliği butlan kararı ile sona erdirilen erkeğin soyadını kullanmakta kadının menfaati bulunduğu ve bunun erkeğe bir zarar vermeyeceği ispatlanmalıdır.

Kadının erkeğin soyadını kullanmakta sadece erkeğin menfaatinin bulunması izin kararının verilmesi için yeterli değildir.

Butlan Erkek İznin Kaldırılmasını İsteyebilir (TMK m. 158 f. II, 173 f. III)

Koşulların değişmesi halinde erkek, kadına verilen soyadını kullanmaya izninin kaldırılmasını isteyebilir.

Aile, aile hukuku kapsamı, Butlan, Evlenmenin hükümsüzlüğü, Evlilik Hukuku,