4°C
İSTANBUL HAVA DURUMU4°C Kar Yağışlı
DESTEK TELEFONU 0532 442 62 33

Bizden Haberler

Boşanma.org.tr

Cinsel Nitelikte Yanılma

- +

project-image-6

http://bosanma.org.tr/cinsel-nitelikte-yanilma/

Cinsel Nitelikte Yanılma

İnsan gibi düşünen bir kimsenin eğer bilseydi asla evlenmeyecek olduğu yanılma önemli bir cinsel nitelikte gerçekleşebilir.

Başkalarıyla evlenmeden önce cinsel ilişki kurulması ya da yaygın söyleyişle kadınlar için bakire çıkmamak kural olarak evlenmenin iptali sebebi değildir. Bu kişinin kadın ya da erkek olmasının hiçbir önemi bulunmamaktadır. Yargıtay’ın erkekleri bu konudan muaf tuttuğuna ilişkin verilmiş hiçbir kararı bulunmamaktadır.

Çünkü namuslu, dürüst, akla uygun davranan ve ortalama zeka sahibi kadın ya da erkek evlenmeden önce cinsel ilişki kurduğunu müstakbel eşine açıklar. Evlenme dürüstlük üzerine kurulmalıdır. Bu açıklama yapıldıktan sonra evlenilmişse artık yanılma sebebiyle evlenmenin iptali dava edilemez.

Bu zihniyette değilseniz bu zihniyeti kınamanız yerine bu zihniyetle evlenmemeniz daha akılcıdır. Sizin için evlilik öncesi cinsel ilişki kurmak ya da kurmamak hiç de önemli olmayabilir. Ama kimse de sizin zihniyetinizde olmak sizin gibi düşünmek zorunda olmadığı gibi kimse böyle düşünen biriyle/sizinle evlenmek zorunda da değildir. Eğer bu düşünceye katılmıyorsanız yapmak zorunda olduğunuz tek şey vardır: Siz de sizin gibi düşünmeyen bu zihniyetle evlenmez kendiniz gibi düşünen birisi ile evlenirsiniz. Bu önerimize katılmaz iseniz sonuçlarına hukuk sistemi tarafından katlanmak zorunda bırakılırsınız.

Açıklama yapılmasa bile evlenmeden önce cinsel ilişki kurulması bazıları için evlenmenin iptali sebebi olarak dava konusu yapılmayabilir. Nitekim evlenmeden önce cinsel ilişki kurulduğu evlenmeden sonra öğrenilse bile iptal davası açma hakkı, iptal sebebinin Öğrenildiği tarihten başlayarak altı ay ve her halde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Kanun koyucu bu olguyu mutlak değil nisbi butlan sebebi yapması da bu yüzdendir. Kimsenin evliliği bu sebeple kamu davası ile iptal edilmediği gibi zaten bu olgunun kamu davası yapılması da mümkün değildir.

Kadının bakire çıkmaması cinsel ilişki dışındaki sebeplerle gerçekleşmişse evlenen kadının her zaman bunu bilmesi kendisinden beklenemeyeceği için evlilik öncesi açıklama yapılmamış olsa bile (bilmiyorsa nasıl açıklama yapsın eşi ile birlikte öğrendi zaten) bu sebeple evlenmenin iptali dava edilemez.

Ancak evlenmeden önce başkalarıyla cinsel İlişki kurmuş olan erkek ya da kadın bu gerçeği eşine açıklamadan, bilerek ve isteyerek saklayarak başka bir anlatımla dürüst davranmayarak evlenmişse nitelikte yanılma sebebiyle diğer eş evlenmenin iptali dava edilebilir.

Yargıtay önce davalı erkeğin evlenmeden önce iki yıldan beri başka bir kadınla birlikte yaşamış olmasını evliliğin butlanını gerektirecek nitelikte yanılma olarak kabul etmemiştir.

“..Dava, evliliğin nispi butlan sebebiyle iptali, bunun kabul edilmemesi halinde boşanma isteğine ilişkindir. Davacı, davalı ile 04.01.2008 tarihinde nikah yaptıklarını, henüz düğünleri yapılıp bir araya gelmediklerini, 09.02.2008 günü düğün yapmayı kararlaştırdıklarını, davalının iki yıldır bir başka kadınla karı-koca gibi birlikte yaşadığını 25.01.2008 günü öğrendiğini, bunu bilmiş olsaydı davalı ile bu evliliği gerçekleştirmeyeceğini, davalının ahlaki yapısının evlilik birliğinin devamı için önemli bir vasıf olup, bu durumun kendisi yönünden davalı ile birlikte yaşamayı çekilmez hale sokan bir davranış olduğunu ileri sürmektedir. Türk Medeni Kanununun 149/2.maddesine göre, eşinde bulunmaması, onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir niteliği hakkında hataya düşülerek evlenen karı kocadan her biri, evlenmenin iptalini dava edebilir. Davalının, evlenmeden önce iki yıldan beri bir başka kadınla fiilen beraber yaşıyor olması, yasanın 149/2.maddesinde öngörülen ve evliliğin butlanım gerektirecek nitelikte vasıfta hata oluşturmaz. İptal sebebinin gerçekleşmediği dikkate alınmadan evliliğin iptaline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 29.03.2010, 3***2-5***3

Karşı oylar: “Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre evliliğin iptaline ilişkin hüküm doğrudur. Hükmün bu bölümünün onanması, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesi gerekir. Açıklanan sebeple değerli çoğunluğun bozma düşüncesine iştirak etmiyoruz.” Ancak daha sonra Yargıtay davalı kadının evlenmeden önce iki ay başka bir erkekle fiilen beraber yaşamasının saklanmasını evliliğin butlanını gerektirecek nitelikte yanılma olarak kabul etmiştir. 27.05.2010, 8**7-1***9 sayılı düz onama kararı. Karşı oy: “Türk Medeni Kanununun 149/2.maddesine göre, eşinde bulunmaması, onunla birlikte yaşamaya kendisi için çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir niteliği hakkında hataya düşülerek evlenen karı-kocadan her biri, evlenmenin iptalini dava edebilir. Davalının evlenmeden önce başka birisi ile iki ay başka bir erkekle fiilen beraber yaşaması yasanın 149/2.maddesinde öngörülen ve evliliğin butlanını gerektirecek nitelikte vasıfta hata oluşturmaz. İptal sebebi gerçekleşmediğinden hükmün bozulması gerekirken hükmün onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.”

Biz bu karar için Yargıtay ile benzer görüşte değiliz. Ancak evliliğin dürüstlük temeline dayalı kurulması görüşünde olduğumdan bu düşünceye katılma olanağımız yoktur. İki yıl başka bir erkekle yaşayan kadına da aynı dava açılsa ne olurdu? Düşüncemi açıklamak isterim: İster kadın ister erkek hiç fark etmez. Dürüstlük sadece kadınlarda değil erkeklerde de aranması gereken bir niteliktir. Bu durumunu evlenmeden önce açıklarsın, evlenen evlenir evlenmeyen evlenmez. Açıklamazsan sonuçlarına katlanırsın,

Yanılmanın önemli cinsel nitelikte gerçekleşmesine Yargıtay’da yaptığımız uygulamadan başka örnekler verebilirim:

“..743 Sayılı Medeni Kanunun 116 maddesi; karı veya kocasında bulunmaması, onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez bir hale koyacak derecede ehemmiyetli bir vasfı hakkında hataya düşerek evlenmiş ise evlenmenin feshinin istenebileceğini hükme bağlanmıştır. Taraflar 19.1.2001 de evlenmiş dava ise 5.2.2001 de açılmıştır. Toplanan delillerden davalının evlenmeden Önce üçüncü kişilerle çok kez evlilik dışı ilişkiye girdiği, sokakta birlikte bulundukları sırada bu halin 3. kişilerin hoş karşılanmayacak davranışların yol açtığı davalının bu amaçla Gürcistan’dan geldiği anlaşılmaktadır. Davalının ahlaki yapısı önemli vasıf olup, davacı için onunla birlikte yaşamayı çekilmez hale sokar. Davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde isteğin reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD. 10.05.2002, 3***3-6***7.

Evlenmeden önce gerçekleşen cinsel ilişki üçüncü kişilerle değil de eş ile gerçekleşmişse nitelikte yanılma sebebiyle evlenmenin iptali dava edilemez.

“..Taraflar 14.03.2002’de evlenmişler, bu dava süresinde 22.07.2002’de açılmıştır. Toplanan delillerden eşlerin evlenmeden önce birlikte oldukları davacı tanığı Ahmet beyanıyla da davalının kızlık ve hamilelik muayenesinden geçtikten sonra nikah akdinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle Türk Medeni Kanunun 149. ve 150.maddelerindeki koşullar oluşmamıştır. Davanın reddi gerekirken kabulü doğru değildir.” Y2HD, 04.10.2004, 9***1 – 1***2.

Aile, Aile Hukuku Kapsamı, Butlan, Evlenmenin Hükümsüzlüğü, Evlenmeye İlişkin Genel Bilgiler, Evlilik Hukuku, Nısbi Butlan,