4°C
İSTANBUL HAVA DURUMU4°C Kar Yağışlı
DESTEK TELEFONU 0532 442 62 33

Bizden Haberler

Boşanma.org.tr

Dava Kanunda Öngörülen Sürede Açılmalıdır

- +

project-image-6

http://bosanma.org.tr/dava-kanunda-ongorulen-surede-acilmalidir/

Dava Kanunda Öngörülen Sürede Açılmalıdır

Evlenmenin butlanı davasının açılmasına ilişkin süreler 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda ayrıntılı olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.

Mutlak Butlan Davasında Süre

Bilindiği üzere mutlak butlan davası aşağıdakiler tarafından açılabilir;

  • Cumhuriyet savcısı – TMK m. 147 f. I. Hükmüne göre;
  • Her ilgili – TMK m. 147 f. I. Hükmüne göre;
  • Ayırt, etme gücünü sonradan kazanan eş – TMK m. 147 f.II. Hükmüne göre;
  • Akıl hastalığı iyileşen eş – TMK m. 147 f.II. Hükmüne göre;

Mutlak butlan davasında dava açma sürelerini davayı açabilecek olanlara göre ayrı ayrı incelemek gerekir. Bu nedenle yukarıda belirlediğimiz maddeleri tek tek ifade etmek gerekir. Aralarındaki farklılıklar bize yasa koyucunun bakış açısını gösterme anlamında faydalıdır.

Cumhuriyet Savcısının Açtığı Davada

Cumhuriyet savcısı tarafından açılan mutlak butlan davası kamu davası özelliğini taşımakta olduğundan dava açma koşulları varsa Cumhuriyet savcısı tarafından mutlak butlan davası açmak herhangi bir süreye bağlanmış değildir. Cumhuriyet Savcısı bunu tespit ettiği anda işlemlere başlar.

Başka bir anlatımla koşulları varsa mutlak butlan davası Cumhuriyet savcısı tarafından her zaman açılabilir.

İlgilinin Açtığı Davada

Cumhuriyet savcısı tarafından açılan mutlak butlan davası kamu davası özelliğini taşırken ilgilinin açtığı dava ise kişisel dava özelliğini taşımaktadır. İlgililerin kimler olduğunu “Mutlak Butlan Davasında Davacı Her ilgili”  başlıklı yazımızda açıklamıştık.

Dava açma koşulları varsa ilgililer tarafından mutlak butlan davası açmak da herhangi bir süreye bağlanmış değildir.

Başka bir anlatımla koşulları varsa mutlak butlan davası ilgililer tarafından her zaman açılabilir.

“..Dava; akıl hastalığı nedeniyle evliliğin mutlak butlan ile iptaline ilişkindir. Mahkemece; davanın Türk Medeni Kanununun 152. maddesinde düzenlenen 6 aylık süre içerisinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Türk Medeni Kanununun 152. maddesindeki hak düşürücü süre nisbi butlan sebeplerine ilişkin olup, akıl hastalığı nedeniyle mutlak butlanı düzenleyen Türk Medeni Kanununun 145/3. maddesini kapsamamaktadır. Bu nedenle davanın hak düşürücü süre yönünden reddi usul ve yasaya aykırıdır, Davalının evlenme tarihi itibariyle akıl hastası olup olmadığı, bu hastalığın evlenmeye engel hali bulunup bulunmadığı belirlenip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bozulmayı gerektirmiştir.” Y2HD, 07.11.2007, 2***2-1***4. Bu dava eşlerden biri tarafından açılmıştır.

Ayırt Etme Gücünü Sonradan Kazanan Eşin Davasında

Ayırt etme gücünün sonradan kazanılması durumlarında mutlak butlan davasını açma hakkı Türk Medeni Kanununda sadece ayırt etme gücünü sonradan kazanan eşe verilmiştir.

Ayırt etme gücünün bulunmadığı sırada yaptığı evlenme yönündeki irade açıklaması ayırt etme gücü kazanıldıktan sonra ayırt etme gücünü kazanan eş tarafından değerlendirilecektir şeklinde hükme bağlanmıştır.

Ayırt etme gücünün sonradan kazanılması durumunda yalnız ayırt etme gücünü sonradan kazanan eş tarafından açılabilecek olan dava TMK m. 147 f. II hükmünde mutlak butlan davası olarak nitelendirilmiştir.

Dava hakkının yalnız ayırt etme gücünü sonradan kazanan eşe verilmesi mutlak butlan davasının nisbi butlana dönüştüğünün bir göstergesidir. Nitekim Cumhuriyet savcısının dava hakkı bulunmadığı gibi ilgililerin ve Özellikle diğer eşin bile dava hakkının bulunmaması davanın nisbi butlan davasına dönüştüğünün kanıtıdır

Davanın nisbi butlana dönüşmesinin doğal bir sonucu olarak da iptal davası açma hakkı, TMK m. 152 hükümlerine göre; iptal sebebinin Öğrenildiği tarihten başlayarak altı ay ve her halde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.

Örneğin ayırt etme gücünü sonradan kazanan eşin ayırt etme gücünü kazandıktan yirmi yıl sonra mutlak butlan davası açmasını hukuk düzeni korumaz.

Akıl Hastası İken İyileşen Eşin Davasında

Akıl hastalığının iyileşmiş olması durumlarında mutlak butlan davasını açma hakkı da Türk Medeni Kanununda yalnız akıl hastalığı iyileşen eşe verilmiştir.

Akıl hastalığının iyileşmiş olması durumunda yalnız akıl hastalığı iyileşen eş tarafından açılabilecek olan dava TMK m. 147 f. II hükmünde mutlak butlan davası olarak nitelendirilmiştir.

Dava hakkının yalnız akıl hastalığı iyileşen eş verilmesi mutlak butlan davasının nisbi butlana dönüştüğünün bir göstergesidir. Davanın nisbi butlana dönüşmesinin doğal bir sonucu olarak da iptal davası açma hakkı, TMK m. 152 hükümlerine göre; iptal sebebinin öğrenildiği tarihten başlayarak altı ay ve her halde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.

Nisbi Butlan Davasında Süre

Bilindiği üzere nisbi butlan davası aşağıdakiler tarafından açılabilir;

  • Eşlerden biri,
  • Yasal temsilci

Nisbi butlan davasında dava açma sürelerini davayı açabilecek olanlara göre ayrı ayrı inceleyeceğiz.

Eşin Açtığı Davada (TMK m. 152)

4721 sayılı Türk Medeni Kanununda nisbi butlan davası açma hakkı eşlere evlenme töreni sırasında ayırt etme gücünden geçici yoksunluk ve irade sakatlığı sebebiyle verilmiştir. Ancak bu hak eşlere mutlak butlan davasında olduğu gibi süresiz olarak verilmemiştir.

Sürenin Niteliği

TMK m. 152 hükümlerine göre; iptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her halde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.

Görüldüğü üzere nisbi butlan davası açma için evlenme töreni sırasında ayırt etme gücünden geçici yoksunluk ve irade sakatlığı sebebiyle eşlere verilen süre hak düşürücü bir süredir.

Bu süreler geçtikten sonra eşlerin nisbi butlan davası açma hakkı kendiliğinden sona erer. Bu sebeple hak düşürücü süre taraflarca ileri sürülmüş olmasa bile aile mahkemesi hakimi tarafından kendiliğinden dikkate alınmak zorundadır. Bu süreler geçtikten sonra dava açılamayacağı gibi sürelerin geçmiş olmasına rağmen açılan bir dava varsa hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle aile mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesi gerekir.

Nisbi butlan davası açma hakkı olan eş altı ay ve beş yıllık süreler dolmadan önce nisbi butlan davası açma hakkından açık ya da Örtülü olarak vazgeçebilir. Bu durum gerçekleşmişse eşin nisbi butlan davası açma hakkı ortadan kalkar.

Altı ay ve beş yıllık süreler eşler tarafından açılacak olan nisbi butlan davası için verilmiştir. Yasal temsilci tarafından açılacak olan nisbi butlan davasında altı ay ve beş yıllık süreler söz konusu değildir.

Önemle belirtmek gerekir ki nisbi butlan ile sakat olan evlilik herhangi bir sebeple son bulduğunda bu evliliğin yeniden iptali istenilemez.

Sürenin Kapsamı

Nisbi butlan davası açma için evlenme töreni sırasında ayırt etme gücünden geçici yoksunluk ve irade sakatlığı sebebiyle eşlere verilen süre iki türlü düzenlenmiştir;

  • Altı aylık süre,
  • Beş yıllık süre

Bu konuya ilişkin olmak üzere şimdi daha ayrıntılı bilgi verelim.

Altı Aylık Süre

Nisbi butlan davası açma için evlenme töreni sırasında ayırt etme gücünden geçici yoksunluk ve irade sakatlığı sebebiyle eşlere verilen ilk süre altı aylık süre olarak düzenlenmiştir.

“..Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle dava, nisbi butlan sebebiyle evliliğin iptali isteğine ilişkin olup, Türk Medeni Kanununun 152. maddesinde yer alan altı aylık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğunun anlaşılmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına” Y2HD, 21.10.2008, 1***2-1***9

Nisbi butlan davası açma için eşlere verilen altı aylık sürenin başlangıcı butlan sebebine göre farklılık gösterir.

Ayırt Etme Gücünün Kazanıldığı Andan Başlar

Evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş, evlenmenin iptalini dava edebilir.

Evlenme töreni sırasında ayırt etme gücünden geçici yoksunluk sebebiyle nisbi butlan davası açma için eşlere verilen altı aylık süre ayırt etme gücünün yeniden kazanıldığı andan başlar.

Yanılmanın Öğrenildiği Andan Başlar

Eşlerden biri evlenmeyi hiç istemediği veya evlendiği kişiyle evlenmeyi düşünmediği halde yanılarak bu evlenmeye razı olmuşsa, eşinde bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte yanılarak evlenmişse evlenmenin iptalini dava edebilir

Evlenme töreni sırasında yanılma durumunda irade sakatlığı sebebiyle nisbi butlan davası açma için eşlere verilen altı aylık süre yanılmanın öğrenildiği andan başlar.

Aldatmanın Öğrenildiği Andan Başlar

Eşlerden biri eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafından aldatılarak evlenmeye razı olmuşsa, davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık kendisinden gizlenmişse evlenmenin iptalini dava edebilir.

Evlenme töreni sırasında aldatma durumunda irade sakatlığı sebebiyle nisbi butlan davası açma için eşlere verilen altı aylık süre aldatmanın öğrenildiği andan başlar.

Korkunun Etkisinin Ortadan Kalktığı Andan Başlar

Kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilmiş eş, evlenmenin iptalini dava edebilir.

Evlenme töreni sırasında korkutma durumunda irade sakatlığı sebebiyle nisbi butlan davası açma için eşlere verilen altı aylık süre korkunun etkisinin ortadan kalktığı andan başlar.

“..Dava, evlenmenin nisbi butlan sebebiyle iptali isteğine İlişkindir. (TMK. 149/2) İptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve herhalde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. (TMK. 152) Davacı, kınanın Ağustos 2005 ayında yapıldığını, davalı ve babasının kınaya gelmediklerini, kınayı takip eden günlerde de, kendisine davalının trafik kazası yaptığı için tutuklandığının söylendiğini, düğünden , sonra Adana’ya davalının temin ettiği eve yerleşmelerinden sonra, iptal sebebini öğrendiğini ileri sürmüştür. Dava, 10.2.2006’da açılmıştır. Davacı tanıklarının yeniden çağrılıp dinlenerek davacının bu açıklamalarıyla ilgili bilgilerinin sorulması ve iptal sebebinin öğrenildiği tarihin kesin olarak belirlenmesi ve ulaşılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” Y2HD, 09.10.2007, 1***5-1***6

Beş Yıllık Süre

Nisbi butlan davası açma için evlenme töreni sırasında ayırt etme gücünden geçici yoksunluk ve irade sakatlığı sebebiyle eşlere verilen azami süre beş yıl olarak düzenlenmiştir.

Sürenin Başlangıcı

Nisbi butlan davası açma için eşlere verilen beş yıllık azami sürenin başlangıcı evlenmenin tamamlandığı andır.

TMK m. 142. Hükmüne göre; Aynı cinsiyette bulunmayan iki kişinin hukuk düzeninin öngördüğü şekilde süreklilik hedefiyle kurdukları hayat ortaklığı olan evlenme, evlendirme memurunun evleneceklerden her birine birbiriyle evlenmek isteyip istemediklerini sorduktan sonra tarafların olumlu sözlü cevaplarını verdikleri anda oluşmaktadır.

Sürenin Sonlanması

Eşlere nisbi butlan davası açma için verilen azami süre beş yıl olarak düzenlendiğinden evlenmenin tamamlandığı andan itibaren beş yıl geçmişse artık nisbi butlan davası açamaz.

Eşlere nisbi butlan davası açma için verilen azami sürenin beş yıl olarak düzenlenmesinin sebebi beş yıl boyunca devam etmiş olan bir evliliğin sürdürülmesinde artık kamu yararının ön plana çıkmış olmasıdır.

Şöyle ya da böyle beş yıl devam etmiş bir evliliğin nisbi butlan sebebiyle sonlandırılamamasında nisbilik unsurunun da sona ermiş olduğunun kabulü gerekmektedir.

TMK m. 166. Maddesi altında düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davası evlenmenin tamamlandığı andan itibaren her zaman açılabilir.

Yasal Temsilcinin Açtığı Davada (TMK m. 153 f. II)

TMK m. 153 f. I. Hükmüne göre; Yasal temsilcinin izni olmadan yapılan evlilikler nisbi butlanla sakat olur. Küçük veya kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadan evlenirse, izni alınmayan yasal temsilci bu sebeple evlenmenin iptalini dava edebilir.

Cumhuriyet savcısı ise bu konuda dava açamaz.

“..Karacabey Cumhuriyet Başsavcılığının 23.8.2000 günlü dava namesiyle Karacabey Nüfus Müdürlüğü, Özer Kürpe ve Gülfidan Kürpe’ye karşı açılan davada Özer Kürpe’nin 1.2.1985 doğumlu olmakla yaşı sebebiyle ancak hakimden izin almaksızın evlendiği ileri sürerek evlenme akdinin ve nüfus kayıtlarının iptaline karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu davadaki olay mutlak butlan sebeplerinden olmadığından davayı Cumhuriyet Savcısı açamaz. O halde usulüne uygun açılmış olmayan davanın reddi gerekirken evliliğin iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 30.10.2006, 6***9-1***1

Bilindiği üzere altı ay ve beş yıllık süreler sadece eşler tarafından açılacak olan nisbi butlan davası için verilmiştir. Yasal temsilci tarafından açılacak olan nisbi butlan davasında altı ay ve beş yıllık süreler söz konusu değildir.

Yasal temsilcinin açacağı nisbi butlan davası için 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda belirli bir süre öngörülmüş değildir.

Küçük veya kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadan evlenirse, izni alınmayan yasal temsilci evlenmenin iptalini dava edebilirse de bu suretle evlenen kimse;

  • Sonradan onsekiz yaşını doldurmak suretiyle ergin olur,
  • Kısıtlı olmaktan çıkar,
  • Karı gebe kalırsa evlenmenin iptaline karar verilemez.

Küçüğün Onsekiz Yaşını Bitirmesine Kadar Açabilir

TMK m. 153 f. II. hükmüne göre; Yasal temsilci ayırt etme gücüne sahip olarak izin almadan evlenen küçüğün onsekiz yaşını doldurmasına kadar nisbi butlan davası açabilir.

Bu sebeple, olağan evlenme yaşına erişmiş olup ayırt etme gücüne sahip bulunan ve yasal temsilcisinin izni olmadan evlenen kimse sonradan onsekiz yaşım doldurmak suretiyle ergin olursa evlenmenin iptaline karar verilemez.

Kısıtlılık Sona Erene Kadar Açabilir

TMK m. 153 f. II hükmüne göre; Yasal temsilci ayırt etme gücüne sahip olarak izin almadan evlenen kısıtlının kısıtlılık durumu devam ettiği müddetçe nisbi butlan davası açabilir.

Olağan evlenme yaşına erişmiş olup ayırt etme gücüne sahip bulunan ve yasal temsilcisinin izni olmadan evlenen kimse sonradan kısıtlı olmaktan çıkarsa izne muhtaç durumu sonlandığı için artık yasal temsilcisinin izni alınmadığı için evlenmenin iptaline karar verilemez.

Karı Gebe Kalana Kadar Açabilir

TMK m. 153 f. II hükmüne göre; Yasal temsilci, ayırt etme gücüne sahip olarak kendisinden izin almadan evlenen küçük veya kısıtlının gerçekleşen evliliğinde karı gebe kalmışsa nisbi butlan davası açamaz.

Eğer açılmış bir dava varsa aile mahkemesince evlenmenin iptaline karar verilemez. Karının gebe kalması yasal temsilcinin nisbi butlan davası açma hakkını ortadan kaldırır.

Karı gebe kalmadan önce unutulmamalıdır ki yasal temsilcisinin izni olmadan evlenen kimse sonradan onsekiz yaşını doldurmak suretiyle ergin olur ya da kısıtlı olmaktan çıkarsa izni alınmayan yasal temsilci evlenmenin iptalini zaten dava edemez.

Butlan, Butlan Davası, Evlenmenin Hükümsüzlüğü Evlilik Hukuku, Yargılama Usulü,