4°C
İSTANBUL HAVA DURUMU4°C Kar Yağışlı
DESTEK TELEFONU 0532 442 62 33

Bizden Haberler

Boşanma.org.tr

Evlenme Sırasında Evli Bulunma

- +

project-image-6

http://bosanma.org.tr/evlenme-sirasinda-evli-bulunma/

Evlenme Sırasında Evli Bulunma (TMK m 130 145 b 1)

Evlenme sırasında evli bulunma 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda mutlak butlan sebebi olarak gösterilmiştir.

Genel Olarak

Birden çok kadınla (poligami) ya da erkekle (polianry) evlilik artık geride kalmış bir sistem olup günümüzde genel olarak monogami (tek kadınla) geçerli ise de çokeşli evlilik yasağının istisnası da mevcuttur.

Çokeşli Evlilik Yasağı

Yeniden evlenmek isteyen kimse, önceki evliliğinin sona ermiş olduğunu ispat etmek zorundadır. İşte TMK m. 130 hükmü çokeşliliği yasaklayan bir hüküm olarak evlilik hukukunda yerini almıştır.

Çokeşli evlilik yasağı TMK m. 130 hükmü ile düzenlenmiştir.

TMK m. 145 b.1 hükmüne göre; Evlenme sırasında evli bulunma bu sebeple kesin olan evlenme engellerinden olup yeniden yapılan evliliği mutlak butlanla sakatlamaktadır.

“..Dava; nüfus idaresinin gösterdiği lüzum üzerine Cumhuriyet savcısı tarafından “davaname” ile açılmış olup, aynı kadının ilki 4.3.1960’da M…t E…n A…z ile, İkincisi 9.12.1991 tarihinde M…t Ş…n A…y ile olmak üzere iki ayrı kişiyle evli göründüğü iddiasına dayanan, ikinci evliliğin iptali isteğine ilişkindir. Dosyaya alınan nüfus kaydına göre; aynı ana ve babadan olma ve aynı hanede kayıtlı, biri 1.1.1945 doğumlu M…t, diğeri 2.2.1950 doğumlu M…t isimli iki ayrı şahsın bulunduğu, bunlardan 1945 doğumlu M…t’in baba hanesindeki kaydında medeni durumunun “bekar” olduğu; 1950 doğumlu M…t’in baba hanesindeki kaydında ise, 4.3.1960’da ve 9.12.1991’de İki kez “evlenerek” iki ayrı haneye gitmiş göründüğü, 1991 tarihli evlilikle ilgili gittiği hanenin “Kozluk Tuzlagözü köyü Hane 90” olup bu hanenin M…t Ş…n A…y’a ait olduğu, bu hanede M…t’in “geldiği yer” olarak “baba hanesi sıra no. 42’nin” gösterildiği, 4.3.1960 tarihli evliliğiyle ilgili gittiği hanenin ise, “Kozluk Tepeüstü mahallesi Hane no. 1” olup, bu hanenin de M…t E…n A…z’a ait olduğu, bu hanede de M…t A..z’ın geldiği hane olarak, “baba hanesi sıra no. 42’nin” gösterildiği anlaşılmaktadır. Bu evliliklerin dayanağı belgelere göre; 1960 tarihini taşıyan evlenmenin, 554 sayılı Af Kanununa göre düzenlenen “Tescil Edilmeyen Birleşmelerin Evlilik Olarak Tesciline” ilişkin 30.3.1967 tarihli tescil ilmühaberine, 1991 tarihini taşıyan evlenmenin ise 9.12.1991 tarihli Tuzlagözü köyü muhtarlığınca düzenlenen “evlenme bildirimine” dayandığı görülmektedir. Duruşmada “tanık” olarak dinlenen 1945 doğumlu M…t, 1960’dan bu yana M….t E…n A…z isimli şahısla evli olduğunu bu beraberliklerinden çocuklarının bulunduğunu ifade etmiştir. Mahkemece; M….t İle M…t’in aynı değil, ayrı kişiler olduğu, aynı kişinin farklı erkekle evlenme halinin söz konusu olmadığı tespit ve kabul edilmiştir. Gerçekleşen bu fiili ve hukuki durum karşısında, isimleri birbirine yakın olan iki kardeşin, farklı erkeklerle evlendikleri halde, her iki evlenmenin de bunlardan birine aitmiş gibi nüfusa tescil edilmiş olması İhtimal dahilindedir. Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir. (HUMK, md. 76) Nüfus kayıtlarının gerçeğe uygun ve doğru olarak tutulması kamu düzeniyle ilgilidir. Dava, nüfus kaydının düzeltilmesi isteğini de ihtiva etmektedir. Mahkemece, M…t ile M…t’in aynı değil, ayrı kişiler oldukları belirlendiğine göre, yapılacak iş; 1945 doğumlu M…t A…z ile M….t E…n A…z’a da husumetin yöneltilmesi, göstermeleri halinde bu kişilerin delillerinin de toplanması, dosyaya alınan 554 sayılı Af Kanununa göre düzenlenen “Tescil Edilmeyen Birleşmelerin Evlilik Olarak Tesciline” İlişkin 30.3.1967 tarihli tescil ilmühaberi ile 9.12.1991 tarihli evlenme bildiriminin, 1945 doğumlu M…t’e mi, yoksa 1950 doğumlu M…t’e mi ait olduğunun saptanması, başka bir ifadeyle bu iki dayanak belgesinden hangisinin bu ikisinden hangisine ait olduğunun kesin olarak belirlenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre kaydın düzeltilmesinin gerekip gerekmediğinin açıklığa kavuşturulmasından ibarettir. Evlenme olayına ilişkin yukarda sözü edilen dayanak belgelerin ayrı kişilere ait olduğunun kesin olarak saptanması halinde, evliliğin nüfusa tescilinde yapılan maddi hatanın idarece dayanak belgesine uygun olarak düzeltilebileceğinden (5490 s. NHK. md. 35/1) hangi dayanak belgesinin hangisine ait olduğunun tespitine karar verilmekle yetinilmesi, aksi takdirde kaydın düzeltilmesine karar verilmesi gerekir. Açıklanan bu hususlar üzerinde durulmadan eksik hasım ve eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.” Y2HD, 27.10.2009, 1***7-1***2

Çokeşli Evlilik Yasağının İstisnası

HGK, 11.11. 1967, 357-522. Hukuk genel Kurulu kararına göre; 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinden önce başka bir anlatımla 4.10.1926 tarihinden önce yapılan birden fazla evlilik hukuki geçerliliğini korumaktadır. (Tatbikat Kanunu m. 9)

Çokeşli evlilik yasağı 4.10.1926 tarihinden sonra yapılacak olan evlilikler için uygulanmaktadır.

Yargılamanın İadesi İle Oluşan Çokeşlilik

Boşanma, ölüm, Ölüm karinesi, fesih, cinsiyet değişikliği ve iptal gibi evliliği sonlandıran sebeplerden biridir.

Boşanma, evlilik birliğinin hakim kararı ile sona erdirilmesidir.

Nüfus kaydına göre evli görünen bir kimsenin önceki evliliğin boşanma ile son bulmuş olması halinde yeniden evlenmesine ilişkin engel ortadan kalkar. Önceki evliliğin boşanma ile sonlanması durumunda buna ilişkin kesinleşme şerhini içeren mahkeme kararının evlendirme memuruna verilmesi gerekmektedir. Aynı sebeplerle nüfus kaydına göre evli görünen bir kimse başvuru sırasında önceki evliliğin butlan sebebiyle sonlandığını belgelediği takdirde evlenme engeli ortadan kalkar. Önceki evliliğin butlan kararı ile sonlanması durumunda buna ilişkin kesinleşme şerhini içeren mahkeme kararı evlendirme memuruna verilmelidir.

HUMK m. 445 ile yargılamanın iadesi yapılması durumunda; Gerek boşanma ve gerekse butlan kararı yargılamanın iadesi ile ortadan kaldırılmışsa ilk evlilik ayakta kalacağı gibi butlan kararı verilmediği için İkinci evlilik de ayakta kalacaktır. Böylece yargılamanın iadesi sonucu çokeşlilik oluşmuş olacaktır.

Uygulamada genellikle yargılamanın iadesi ile birlikte ikinci evliliğin butlanı da talep edildiğinden kural olarak yargılamanın iadesi sonucu çokeşlilik oluşmamaktadır. Ancak sadece yargılamanın iadesi istenilmişse her ne kadar ikinci evliliğin yapıldığı sırada hukuken geçerli bir evlilik bulunmasa da yine hukuken tanınan Yargılamanın iadesi ile oluşan bir hakla ilk evlilik canlanmakta olduğundan ilk eş yeniden yapılan evliliğin mutlak butlanının karar altına alınmasını isteyebilir.

Aksi düşünce, çokeşliliğe ruhsat verme anlamına gelir ki bu anlayış tek eşle evlilik ilkesi ile de bağdaşmaz.

Aile, Aile Hukuku Kapsamı, Butlan, Evlenmenin Hükümsüzlüğü, Evlenmeye İlişkin Genel Bilgiler, Evlilik Hukuku, Mutlak Butlan,