4°C
İSTANBUL HAVA DURUMU4°C Kar Yağışlı
DESTEK TELEFONU 0532 442 62 33

Bizden Haberler

Boşanma.org.tr

Evliliğin Genel Hükümlerinin Eşitlik Özelliği

- +

project-image-6

https://bosanma.org.tr/evliligin-genel-hukumlerinin-esitlik-ozelligi/

Evliliğin Genel Hükümlerinin Eşitlik Özelliği

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu kadın-erkek eşitliğine her alanda yer veren çağdaş bir yasa özelliğini taşımaktadır.

Kural Olarak

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında yapılan 3.10.2001 günlü değişiklikle m. 41 f. I hükmünde yer alan “Aile, Türk toplumunun temelidir” hükmüne “ … ve eşler arasında eşitliğe dayanır.” hükmü eklenmiştir.

Evliliğin genel hükümleri kural olarak eşitlik esasına dayanmaktadır. Eşler evlilik birliği süresince eşit hak ve yükümlülüklere sahip bulunmaktadır.

Eşlerin evlilik birliğinin giderlerine katılma konusunda da eşitlik ilkesi öngörülmüştür.

Kadın ve çocukların infak ve iaşesinin kocaya ait olduğuna ilişkin hüküm değiştirilmiştir.

Değişiklik İsviçre Medeni Kanununun 163 üncü maddesine paralel bir şekilde gerçekleştirilmiştir.

Yeni düzenleme ile her iki eşin de bu giderlere katılmak zorunda olduğu kabul edilmiştir.

Giderlere katılmada ölçü olarak eşlerin güçleri esas alınmıştır. Giderlere katılma eşlerin emeklerini ya da malvarlıklarını ortaya koyması şeklinde gerçekleşebilir. Böylece bir meslek ya da sanat sahibi olmayan eşin kendi emeğini evlilik birliğine harcaması da maddi katkı şeklinde kabul edilmiştir.

Eşitliğin istisnaları

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu kadın-erkek eşitliğine istisnalar da öngörmüştür.

Bekleme Süresi (TMK m. 154)

4721 sayılı Türk Medeni Kanununda Madde 132 f.I altında yapılan düzenleme hükmüne göre; (kadın için öngörülen bekleme süresine göre) evlilik herhangi bir sebeple sona ermişse evliliği sona eren kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe evlenemez.

Evlendirme Yönetmeliği Madde 2/ı hükmüne göre; Kadın için öngörülen bekleme süresi Evlendirme Yönetmeliğinde, kan karışımını önlemek amacı İle evliliği son bulan kadının yeniden evlenmesi İçin gereken üçyüz günlük süre olarak tanımlanmıştır.

TMK m. 290 hükmüne göre; Çocuk evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğmuş ve ana da bu arada yeniden evlenmiş olursa, ikinci evlilikteki koca baba sayılır. Bu karine çürütülürse ilk evlilikteki koca baba sayılır.

Karinelerin çakışmasına yönelik 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda bu şekilde açık bir düzenleme bulunmasına rağmen Kanun Koyucu yine de evliliği sona eren kadın için bir bekleme süresi öngörmüştür.

Soyadı (TMK m. 321)

Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir. Daha önce iki soyadı kullanan kadın, bu haktan sadece bir soyadı için yararlanabilir.

Çocuk, ana ve baba evli ise ailenin soyadını taşır. Aile Soyadı Kocanın Soyadıdır.

Aile Hukuku, Evliliğin Genel Hükümleri,