4°C
İSTANBUL HAVA DURUMU4°C Kar Yağışlı
DESTEK TELEFONU 0532 442 62 33

Bizden Haberler

Boşanma.org.tr

Evlilik Birliği Devam Ediyor Olmalıdır

- +

project-image-6

http://bosanma.org.tr/evlilik-birligi-devam-ediyor-olmalidir/

Evlilik Birliği Devam Ediyor Olmalıdır

Aile konutunun devrine ilişkin işlemin iptaline ancak evlilik birliği devam ediyor ise karar verilebilir. Evlilik birliği sonlanmışsa davanın konusu kalmadığından davanın kabulüne karar verilemez.

“..Davacı Hatun tarafından Ankara 2. Aile Mahkemesinin 2003/831 esas, 2003/514 karar sayılı dava dosyasında, davalı koca Muharrem’den nafaka isteği yanında, dava konusu 36598 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki gecekonduya aile konutu şerhi konulması ve taşınmazın davalı Cafer adına olan tapu kaydının iptali ile kendi adına tesciline yönelik açtığı davada; aile konutu şerhi konulması isteği ile tapu iptal ve tescil talepleri 16.12.2003 tarihinde red edilmiş hüküm taraflarca temyiz edilmeden 2.2.2004 tarihinde kesinleşmiştir. Daha sonra davacı Hatun Ankara 1. Aile Mahkemesinin 2004/418 esas 2005/1366 karar sayılı dava dosyasında kocası Muharrem’e karşı açtığı davada boşanma ve fer’ileri yanında 36598 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki gecekondunun aile konutu olduğuna dair şerh verilmesi ile taşınmazın 1/2 tapusunun iptali ile adına tescili, olmaz ise 15.000 TL bedelini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda boşanma ve fer’ileri yanında aile konutu şerhi konulması talebinin reddine, tapunun iptal ve tescili ile alacak isteğinin dosyadan ayrılarak başka esasa kaydına ilişkin 6,12.2005 tarihinde verilen hükmün taraflarca temyiz edilmeden 9.3.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Aile konutunu, bu konut üzerinde hak sahibi olan eşin tasarruflarına karşı, bu tasarrufları diğer eşin açık rızasına bağlı tutmak suretiyle koruyan Türk Medeni Kanununun 194.maddesi; evliliğin genel hükümleri içinde yer alır ve evlilik birliği devam ettiği sürece aktif olan bir maddedir. Evlilik birliğinin boşanma kararıyla 9.3.2006 tarihinde sona ermesi ve gerekse aile konutu şerhine yönelik yukarıda verilen ve kesinleşen mahkeme kararları dikkate alınmaksızın Cafer hakkında tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verilmesi gerekirken aile konutuna dayanılarak yazılı şekilde hükmün kurulması doğru görülmemiştir.” Y2HD. 27.09.2010, 1***8-1***8

“..Dava, aile konutu sebebiyle tapu iptal ve tescile ilişkin olup Türk Medeni Kanununun 194. maddesine dayanmaktadır. 194. madde evlilik devam ettiği sürece aktif olan bir hükümdür. Toplanan delillerden tarafların karardan sonra 7.4.2008 tarihinde boşandıkları anlaşılmaktadır. Davanın konusuz kalması sebebiyle bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.” Y2HD, 08.10.2009, 7***2-1***7

“…Davacı, davalı Mahsuni ile boşandıklarını, davalıya ait 493 parselde kayıtlı (4) bağımsız bölüm numaralı meskenin, aile konutu olduğunu, hak sahibi olan Mahsuni’nin, bu konutu, rızasını almadan boşanma davasından önce diğer davalı Serkan’a satış göstererek muvazaalı olarak devrettiğini İleri sürerek, satış İşleminin ve davalı Serkan üzerindeki tapu kaydının iptali ile taşınmazın eski malik davalı Mahsuni adına tesciline karar verilmesini İstemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile taşınmazın Serkan üzerindeki tapu kaydının iptaline ve davalı Mahsuni adına tescili-ne karar verilmiş, kararı davalı Mahsuni temyiz etmiştir. İptal ve tescil isteği Türk Medeni Kanununun 194, maddesine dayanmaktadır. Davacı ile davalı Mahsuni arasındaki evlilik birliği boşanma kararıyla sona ermiş, verilen boşanma kararı 1.2.2007 tarihinde kesinleşmiştir. Bu dava ise, 31.7.2007 tarihinde açılmıştır. Türk Medeni Kanununun 194. maddesi, evliliğin genel hükümleri kapsamında yer almaktadır ve evlilik devam ettiği sürece uygulanabilecek olan bir hükümdür. Evliliğin sona ermesiyle, konut, aile konutu vasfım kaybeder ve bu hükmün uygulanma İmkanı kalmaz. Evliliğin devamı sırasında, hak sahibi eş tarafından aile konutunun devri veya bu konut üzerindeki hakların sınırlanması diğer eşin açık rızasına bağlanmıştır. Rızası gereken eş, yapılan devir işleminin geçersizliğini de ancak, evlilik birliği devam ediyorsa ileri sürülebilir. Birliğin sona ermesinden sonra bu sebebe dayanan dava hakkını kaybeder. Öyleyse davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.” Y2HD. 13.01.2010, 1***2-3***7

“..Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle aile konutuyla ilgili temliki tasarrufun iptali davası sonuçlanmadan evlilik birliğinin kocanın 18.3.2008 tarihinde ölümü ile sona ermiş, bu sebeple ortada Türk Medeni Kanununun 194. maddesi gereğince korunması gereken bir aile konutunun kalmamış bulunmasına göre yerinde bulunmayan temyiz İsteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına,” Y2HD. 31.05.2010, 7***2-1***9

“..Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı ve davalı Güler, Çan Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.03.2007 tarihinde kesinleşen kararıyla boşandıklarına ve Türk Medeni Kanununun 194.maddesinin evlilik birliğinin devamı sırasında uygulama alanı bulacağının tabii olmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına,” Y2HD, 05.07.2010, 1***1-1***7

Yargıtay bir kararında koşulları oluştuğu için aile konutunun devrine ilişkin işlemin iptaline karar verildikten sonra tarafların boşandıkları anlaşıldığı halde iptal kararının onanmasına karar vermiştir. Y2HD, 11.03.2010, 2***3-4***3

Karşı oy: “..Kanun, hak sahibi eş tarafından aile konutunun devrini diğer eşin açık rızasına bağlamıştır. (TMK.md. 194/1) Davacı, bu rızanın alınmadığını ileri sürerek aile konutunun devrinin iptaline ve tapu kütüğüne konutla ilgili şerh konulmasına karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı eş temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanununun 194.maddesi “evliliğin genel hükümleri” içinde yer alır ve evlilik devam ettiği sürece etkin olan bir hükümdür. Taraftar arasındaki evlilik birliği, karar tarihinden sonra 11.11.2009 tarihinde kesinleşen boşanma kararıyla sona ermiş; ortada, inceleme tarihi itibariyle korunması gereken bir aile konutu artık kalmamıştır. Hükümden sonra ortaya çıkan bu yeni durum hükmün esasının incelenmesine engeldir. Öyleyse, ortaya çıkan bu yeni durum dikkate alınarak bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekir. Açıklanan sebeple değerli çoğunluğun (1.) bentteki onama görüşüne iştirak etmiyorum.”

  • ETİKETLER

Aile Hukuku, Aile Konutu Davaları, Türk Hukukunda Aile Konutu,