4°C
İSTANBUL HAVA DURUMU4°C Kar Yağışlı
DESTEK TELEFONU 0532 442 62 33

Bizden Haberler

Boşanma.org.tr

Evlilik Birliği Sürerken Aile Konutu Şerhinin Kaldırılması Davası Usul Hükümleri

- +

project-image-6

http://bosanma.org.tr/evlilik-birligi-surerken-aile-konutu-serhinin-kaldirilmasi-davasi-usul-hukumleri/

Evlilik Birliği Sürerken “Aile Konutu Şerhinin Kaldırılması Davası” Usul Hükümleri

Şimdi evlilik birliği sürerken aile konutu şerhinin kaldırılmasına ilişkin açılacak olan davada uygulanacak usul hükümlerini genel hukuk kuralları çerçevesinde davanın kendine has özelliklerini de içinde barındıracak şekilde aşağıdaki konu başlıklarına göre inceleyeceğiz

  • Aile Konutu Şerhinin Kaldırılması Davasında Görevli Mahkeme
  • Aile Konutu Şerhinin Kaldırılması Davasında Yetkili Mahkeme
  • Aile Konutu Şerhinin Kaldırılması Davasında Taraf teşkili ve taraflar
    • Malik Eş Tarafından Açılan Davada
    • Hukuki Yararı Bulunan Üçüncü Kişi Tarafından Açılan Davada
  • Maktu Harç Alınmalıdır
  • Evrak Üzerinde Karar Verilemez
  • Gerekirse Keşif Yapılmalıdır
  • İstek Dışına Çıkılmamalıdır
  • Yargıtay’da Murafaa İstenemez

Belirlediğimiz bu ana başlık ve alt başlıkları detaylıca açıklamaya çalışalım

Aile Konutu Şerhinin Evlilik Birliği Sürerken Kaldırılması Davasında Görevli Mahkeme

Aile konutu şerhinin tescili mahkeme kararı ile yapılmışsa terkin de mahkeme kararı ile yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Hukuk Genel Kurulu 16.11.2005 tarih ve 2/673-617 sayılı oy birliği ile alınan kararına göre;

4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. Maddesi hükümlerine göre;

4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m. 118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Şu halde Aile Mahkemesi kurulan yerlerde Aile Mahkemesi ve aile mahkemesi kurulmayan yerlerde ise Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir.

Aile Konutuna yönelik şerh işlemlerinde görevli mahkeme TMK md 194 altında yapılan düzenlemeler ile karara bağlanması nedeni ile Aile mahkemelerinindir. O zaman şerhin kaldırılması ile görevli mahkemede Evlilik birliği sürmesi nedeni ile Aile Mahkemelerinindir.

“….Dava aile konutu şerhinin kaldırılmasına ilişkindir. Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m. 118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Şu halde Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir. (H.G.K. 16.11.2005 tarih ve 2/673-617 sayılı kararı) Bu açıklama karşısında; davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu husus düşünülmeden Asliye Hukuk Mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 19,06.2006, 2***5-9***7

Aile konutu şerhinin kaldırılması isteminin boşanma davasını incelemiş olan mahkeme tarafından incelenmesi konusunda bir zorunluluk da yoktur.

“..Dava kesinleşen boşanma kararı nedeniyle aile konutu şerhinin kaldırılması İstemine ilişkindir. Mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, boşanma davasının görüldüğü mahkemeden istemde bulunulması gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Y2HD. 02.04.2008 4***1-4***9

Aile Konutu Şerhinin Evlilik Birliği Sürerken Kaldırılması Davasında Yetkili Mahkeme

Aile konutu şerhinin tescili mahkeme kararı ile yapılmışsa terkin de mahkeme kararı ile yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Hukuk Genel Kurulu 16.11.2005 tarih ve 2/673-617 sayılı oy birliği ile alınan kararına göre;

4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. Maddesi hükümlerine göre;

4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m. 118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Şu halde Aile Mahkemesi kurulan yerlerde Aile Mahkemesi ve aile mahkemesi kurulmayan yerlerde ise Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir.

Aile Konutuna yönelik şerh işlemlerinde görevli mahkeme TMK md 194 altında yapılan düzenlemeler ile karara bağlanması nedeni ile Aile mahkemelerinindir.

O zaman şerhin kaldırılması ile yetkili mahkeme; eşlerden herhangi birinin yerleşim yerindeki Aile Mahkemelerinin ve aile mahkemesi yoksa Hakimler ve Savcılar yüksek kurulu tarafından atanan asliye hukuk mahkemelerinindir.

“..Dava, aile konutu şerhinin (TMK. md. 194/3) kaldırılmasına ilişkindir. Evlilik birliğinin korunmasına yönelik önlemler konusunda yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir. (TMK. md. 201) Davalının süresinde yetki itirazında bulunduğu ve mahkeme tarafından yetki itirazı hakkında tarafların delilleri toplanmadan karar verildiği görülmektedir. Yetki itirazının esasa girilmeden önce hadise şeklinde (HUMK md.222-225) incelenmesi, tarafların gösterdikleri deliller toplanıp değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme İle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 22.01.2007, 1***8-1***4

“..Dava kesinleşen boşanma kararı nedeniyle aile konutu şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, boşanma davasının görüldüğü mahkemeden İstemde bulunulması gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Y2HD. 02.04.2008, 4***1-4***9

Aile Konutu Şerhinin Evlilik Birliği Sürerken Kaldırılması Davasında Taraflar

Aile konutu şerhinin tescili mahkeme kararı ile yapılmışsa terkin de mahkeme kararı ile yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Hukuk Genel Kurulu 16.11.2005 tarih ve 2/673-617 sayılı oy birliği ile alınan kararına göre;

4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. Maddesi hükümlerine göre;

4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m. 118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Şu halde Aile Mahkemesi kurulan yerlerde Aile Mahkemesi ve aile mahkemesi kurulmayan yerlerde ise Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir.

Aile Konutuna yönelik şerh işlemlerinde görevli mahkeme TMK md 194 altında yapılan düzenlemeler ile karara bağlanması nedeni ile Aile mahkemelerinindir. O zaman şerhin kaldırılması ile görevli mahkemede Evlilik birliği sürmesi nedeni ile Aile Mahkemelerinindir.

Hukuk Muhakemeleri Usul Kanununda Belirlenen yargılama usullerine uygun taraf teşkilinin yapılması husumetin yönlendirilmesini isteyen davacının Kim olduğuna göre taraf teşkili yapılmalıdır.

Aile Konutunun üzerindeki Şerhin kaldırılmasını isteyen Davacı Malik olan Eş davacı taraf olabilir

Aile Konutunun üzerindeki Şerhin kaldırılmasını isteyen Davacı Hukuki Yararı bulunan üçüncü kişi davacı taraf olabilir.

Davacının kim olduğuna göre taraf teşkili aşağıdaki şekilde yapılacaktır.

Malik Eş Tarafından Açılan Davada

Evlilik birliği sürerken açılacak olan aile konutu şerhinin kaldırılması davası malik eş tarafından diğer eşe karşı açılabilir, Davacının karar verildikten sonra ölümü durumunda yasa yolu incelemesinin yapılabilmesi için kararın mirasçılarına tebliği gerekir.

“..Davanın kabulüne ilişkin karar davalı kadın tarafından temyiz edilmesi sonucu Dairemizin 18.12.2006 tarihli ilamı ile onanmış ise de karar düzeltme istemi üzerine ekli belgelerden davacı kocanın onama kararından önce 7.12.2006 tarihinde ölmüş olduğu anlaşılmakla, onama kararımızın kaldırılmasına ve mahkemece kararının davacının mirasçılarına tebliği için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.” Y2HD, 24,10.2007, 1***7-1***2

Karşı oy: “Türk Medeni Kanununun 194/3. maddesi gereğince, aile konutu olan taşınmazın tapu kütüğüne konulan konutla ilgili şerh, üçüncü kişilere karşı bildirici etkiye sahiptir. (TMK. m.1009/2) Şerhin varlığı, aile konutunu devralan üçüncü kişinin, İktisaba elverişli iyi niyet (TMK. md.1023) İddiasında bulunmasını engeller. Türk Medeni Kanununun 194. maddesi evliliğin genel hükümleri içinde yer almaktadır. Konutla ilgili tapu kütüğüne konulmuş olan şerh, evliliğin herhangi bir sebeple (boşanma, İptal veya ölüm) sona ermesi veya konutun bu niteliğini yitirmesi halinde, 194. maddenin sağladığı koruma sona ereceğinden, dayanaksız kalır. Olayda aile konutu üzerinde hak sahibi olan davacı koca, konut üzerindeki şerhin kaldırılmasına karar verilmesini istemiş, mahkemece; şerhin kaldırılmasına karar verilmiş, davalının temyizi üzerine hüküm Yargıtay’ca 18.12.2006 tarihinde verilen kararla onanmıştır. Davalı; karar düzeltme isteğinde bulunmuştur. Karar Düzeltme isteğine ilişkin dilekçesinde; onama kararından Önce davacının 7.12.2006 tarihinde öldüğünü belirterek buna ilişkin nüfus kaydını, terekeye temsilci atandığına ilişkin kararı ve tereke temsilcisinin davadan feragat ettiğine ilişkin belgeyi eklemiş, bu sebeplerle onama kararının düzeltilmesini istemiştir. Dosya, karar düzeltme talebi nedeniyle Yargıtay’ın önündedir. Evlilik birliği, kocanın ölümüyle sona etmiştir. Bu durumda, davalı da yasal mirasçı olduğu için, mirasçıların hep birlikte hareket etmesi veya davanın tereke temsilcisi vasıtasıyla yürütülmesi, bu hal, davada menfaatleri çatışan tarafların aynı kişi tarafından temsili sonucunu doğuracağından – yasal olarak mümkün bulunmamaktadır. Bu itibarla tereke temsilcisinin davadan feragatinin hukuken bir önemi yoktur. Evlilik birliği davacı kocanın ölümüyle sona erdiğine göre, Türk Medeni Kanunun 194. maddesinin aile konutuna sağladığı koruma da bitmiştir. Konutla ilgili tapu kütüğüne konulmuş bulunan şerhin işlevi ve dayanağı kalmamıştır. Sağ eşin (davalı), aile konutu üzerindeki; üçüncü kişilere karşı bildirici etkiye sahip (TMK. m.1009/2) şerhin devamını istemekte artık hukuki yararı kalmamıştır. Sağ eşin, Türk Medeni Kanununun 240. ve aynı yasanın 652. maddesine dayanan bir talepte bulunma hakkının var olması nedeniyle, şerhin devamını istemekte hukuki yararının bulunduğu düşünülebilir ise de, bu husus tapu kütüğüne konulmuş bulunan şerhle ilgili değildir. Sağ eş, belirtilen maddelere dayanan, birlikte yaşanılan konut üzerindeki, ölenin diğer mirasçılarına karşı ileri sürebileceği hakkının varlığı, şerh olmasa da kanıtlama olanağına sahiptir. Bu bakımdan, yerel mahkemece verilen şerhin kaldırılmasına dair karar, evlilik birliği ölümle sona erdiğinden sonucu itibarıyla doğrudur. Onama kararının gerekçesinin açıklanan sebep doğrultusunda değiştirilerek davalının karar düzeltme isteğinin reddi gerektiği düşüncesiyle; sayın çoğunluğun, “onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının ölen davacının yasal mirasçılarına tebliği için dosyanın mahalline geri çevrilmesine” yönünde oluşan görüşüne katılmıyorum.”

Hukuki Yararı Bulunan Üçüncü Kişi Tarafından Açılan Davada

Evlilik birliği sürerken açılacak olan aile konutu şerhinin kaldırılması davası hukuki yararı bulunan üçüncü kişi tarafından da açılabilir.

Maktu Harç Alınmalıdır

Aile konutu şerhinin evlilik birliği sürerken kaldırılması davasında maktu harç alınmalıdır.

“…Davacı-davalı kadın boşanma kararı ile birlikte tapuda mevcut aile konutu şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Bu İstek ayrıca harca tabidir. (TMK. 194) Başvurma harcı yatırılmıştır. Maktu nisbi harcın ikmali için davacıya mehil verilerek, yatırıldığı takdirde bu talep hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekir. Bu yönün gözetilmemesi isabetsizdir.” Y2HD, 20.03.2008 6***0-3***0

“..Davacı koca dava dilekçesinde; aile konutu olarak özgülenen taşınmaz üzerindeki şerhin kaldırılmasını da talep etmiş ve başvuru harcını yatırmıştır. Bu talep maktu karar harcına tabidir. Maktu karar harcının peşin ödenmesi zorunludur. Harcın tamamlatılması (Harçlar Kanunu 30-32. maddeler) ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.” Y2HD, 05.02.2008, 9***1-9***1

Evrak Üzerinde Karar Verilemez

Aile konutu şerhinin evlilik birliği sürerken kaldırılması davasında aile mahkemesi hâkimi taraf teşkili yaparak istemi duruşmalı incelemeli, tarafların gösterecekleri kanıtları toplamalı ve sonucuna göre karar vermelidir.

“….Davacı, mülkiyeti kendisine ait olan 3549 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan (18) nolu dairenin tapu kütüğüne; Türk Medeni Kanununun 194/3. maddesi gereğince konulmuş bulunan “aile konutu” şerhinin konutun bu niteliğini kaybettiğini ileri sürerek terkinine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; talep, “değişik işler” defterine kaydedilerek, davalıya tebligat yapılmaksızın ve duruşma açılmaksızın; isteğin kabulüne davacıya ait taşınmaz üzerindeki aile konutu şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş; kararı davalı temyiz etmiştir. Davacı kocanın açtığı boşanma davası reddedilmiş karar 15.09.2004 tarihinde kesinleşmiştir, Evlilik devam etmektedir. Evlilik birliği devam ettiğine göre, aile konutu olarak özgülenen taşınmazın tapu kaydına, Türk Medeni Kanununun 194/3. maddesi gereğince konulmuş bulunan ve üçüncü kişilere karşı bildirici etkiye sahip olan, şerhin terkini isteği, yol açacağı sonuçlar bakımından yargılama yapılmasını gerektirdiğinden; işin, esas defterine kaydı yerine, değişik işlere (Yönetmelik md. 7/3) kaydı usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden, (HUMK. md, 73) gösterdiği takdirde delilleri toplanmadan evrak üzerinde karar verilmesi de yasaya aykırı olup (HUMK. md. 73) bozmayı gerektirmiştir.” Y2HD, 21.06.2005, 7***7-9***4

“..Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı dinlemeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere uygun olarak davet etmeden hüküm veremez. (HUMK 73. m.) Mahkemece davalı taraf duruşmaya çağrılmadan, gösterdiği takdirde delilleri toplanmadan ve bu davada vekil olmayan avukata, tebligat yapılarak eksik hasımla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır,” Y2HD, 02.04.2009, 3***6-6***7

Gerekirse Keşif Yapılmalıdır

Aile konutu şerhi konulan taşınmaz mal üzerinde herhangi bir kat irtifakı ya da kat mülkiyeti tesis ve tescili olmadan tapu kaydında tek bir taşınmaz olarak gözüküyor ve fiili olarak birkaç bağımsız bölümden oluştuğu için malikler arasında müşterek mülkiyet hükümlerine göre bu şekilde kullanılarak tasarruf ediliyor ise ne yapılmalıdır?

Bu konuda aldığımız karar aynen şu şekildedir:

“….Dava konusu taşınmazın bahçeli ahşap köşk ve garaj nitelikli bulunduğu ve 1/2 payının davacı koca, 1/2 payının ise E…e D…k P…y adına kayıtlı olup, E…e D…k P…y’un 1/4 hissesinin intifa hakkının F…e B…n’a ait olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazın 1/2 payına yönelik olarak Türk Medeni Kanununun 194. maddesi hükmüne göre aile konutu şerhinin konulduğu ve bu şerhin kaldırılması için İşbu davanın açıldığı görülmektedir. Aile konutu şerhi konulan taşınmaz mal üzerinde herhangi bir kat irtifakı yada kat mülkiyeti tesis ve tescili olmadığı, tapu kaydında tek bir taşınmaz olarak gözüken bu taşınmazın fiili olarak birkaç bağımsız bölümden oluşan bir taşınmaz mai olduğu ve bu şekilde kullanılarak malikler arasında müşterek mülkiyet hükümlerine göre tasarruf edildiği anlaşılmaktadır. Tarafların dava konusu taşınmazın 4 numaralı dairesini aile konutu olarak kullandıkları beyan edilmiş- tir. O halde dava konusu taşınmaz üzerinde keşif yapılarak aile konutu olarak kullanılan bölümün belirlenmesi ile davacının payı, dava konusu taşınmaz üzerindeki intifa hakkı gözetilerek aile konutu olarak belirlenecek bölümle sınırlı olacak biçimde yapılacak açıklama ile şerhin korunması gerektiği düşünülmeden eksik İnceleme İle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 21.12.2005, 1***3-1***4

İstek Dışına Çıkılmamalıdır

Aile konutu şerhinin evlilik birliği sürerken kaldırılması davasında aile mahkemesi hâkimi tarafların istekleri dışına çıkmadan karar vermelidir.

“..Davacı, kendi üzerine tapuda kayıtlı ev üzerine konulan aile konutu şerhinin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece dava kabul edilerek, aile konutu şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu kararla birlikte talep aşılmak suretiyle davacıya konut bedelinde eşinin 1/2 hakkı olabileceğinin ihtarına dair verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir. (HUMK. 438/7 md.) Sonuç: Temyiz edilen hükmün “davacıya konut bedelinde eşinin 1/2 hakkı olabileceğinin ihtarına (İhtar edildi.)” cümlesinin bulunduğu 2 nolu bendinin tamamen hükümden çıkarılmasına, hükmün düzeltilmiş şekliyle onanmasına,” Y2HD, 13.01.2010, 1***5-4***0

“..Dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerine, davalının talebiyle 29.01.2007 tarihinde “aile konutu şerhi” konulduğu halde, tedbir niteliğindeki “İstanbul 1. Aile Mahkemesinin 02.08.2007 tarihli kararı ile konulan aile konutu şerhinin kaldırılmasına” şeklinde hüküm kurulması doğru değildir. Ancak bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına (HUMK. md. 438/7) karar vermek gerekmiştir.” Y2HD, 22.02.2010, 2***7-3***5

“..Davacı 9178 Ada 1 nolu parselde bulunan 229 blok 5 nolu bağımsız bölüm üzerindeki aile konutu şerhinin kaldırılmasını talep ettiği halde, mahkemece aynı parseldeki 2 nolu bağımsız bölüm üzerinden aile konutu şerhinin kaldırılması usul ve yasaya aykırı ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.” Y2HD, 27.04.2009, 2***7-8***6

Yargıtay’da Murafaa İstenemez

Aile konutu şerhinin evlilik birliği sürerken kaldırılması davasında verilen hüküm için Yargıtay’da duruşma isteminde bulunulamaz.

“..Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm duruşmalı temyiz edilmişse de tapuya konulan aile konutu şerhinin iptali isteği hakkında verilen kararların Yargıtay incelemesinin duruşmalı yapılacağı hakkında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde hüküm bulunmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına,” Y2HD, 12.12.2007, 1***5-1***7

  • ETİKETLER

Aile Hukuku, Aile Konutu Davaları, Aile Konutu Şerhi, Aile Konutu Şerhinin Kaldırılması Davası, Türk Hukukunda Aile Konutu, Yargılama Usulü,