4°C
İSTANBUL HAVA DURUMU4°C Kar Yağışlı
DESTEK TELEFONU 0532 442 62 33

Bizden Haberler

Boşanma.org.tr

Evlilik Birliğinin Korunmasına Yönelik Hakimin ÖZEL Müdahalesi

- +

project-image-6

http://bosanma.org.tr/evlilik-birliginin-korunmasina-yonelik-hakimin-ozel-mudahalesi/

Evlilik Birliğinin Korunmasına Yönelik Hakimin “ÖZEL” Müdahalesi; Kanunda Öngörülen Önlemleri Alma (TMK m. 195 f. III)

Aile Mahkemesi hakimi TMK m. 195 f. II altında düzenlenen Genel müdahaleden sonuç alınamamışsa eşlerden birinin istemi üzerine gerektiği takdirde kanunda öngörülen önlemleri alır. Diğer bir deyişle genel müdahaleden sonuç alınamamışsa eşlerden birinin özel müdahale (Kanunda öngörülen önlemlerin alınmasını isteme) istemi üzerine aile mahkemesi kanunda (Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunlarda aile mahkemesine yetki verilen hallerde) öngörülen önlemleri alabilir.

Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde, eşler ayrı ayrı veya birlikte müdahale istemeleri üzerine hakimin hapis ya da para cezası gibi yaptırımları kararlaştırması düşünülemez.

Aile mahkemesince gerçekleştirilecek olan özel müdahaleyi aşağıdaki konu başlıklarına göre inceleyeceğiz;

  • Türk Medeni Kanunundaki özel önlemleri alma
  • Diğer kanunlardaki özel önlemleri alma

Türk Medeni Kanunundaki Özel Önlemleri Alma

4721 sayılı Türk Medeni Kanununda özel önlemler iki boyutlu düzenlenmiştir;

TMK m. 196-201. Arasında yapılan düzenlemeler “Dar anlamda özel önlemler”

TMK m. 196-201 hükümleri dışında kalan özel önlemler “Geniş anlamda özel önlemler”

Dar Anlamda Özel Önlemler (TMK m. 196-201)

4721 sayılı Türk Medeni Kanununda özel önlemler dar anlamda evliliğin korunması başlığı altında TMK m. 196-201 maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Evlilik birliğinin korunmasına ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda düzenlenmiş bulunan dar anlamda Özel önlemler aşağıdakilerden ibarettir;

  • TMK m. 196 altında düzenlenen “Eşler birlikte yaşarken alınan önlemler”
  • TMK m. 197 altında düzenlenen “Birlikte yaşamaya ara verilince alman önlemler”
  • TMK m. 198 altında düzenlenen “Borçlulara ait önlemler”
  • TMK m. 199 altında düzenlenen “Tasarruf yetkisinin sınırlanması önlemi”

Geniş Anlamda Özel Önlemler

4721 sayılı Türk Medeni Kanununda özel önlemler geniş anlamda evliliğin korunması başlığı altında yer alan ve TMK m. 196-201 maddeleri arasında düzenlenen dar anlamdaki özel Önlemler dışında değişik yerlerde düzenlenmiştir.

Evlilik birliğinin korunmasına ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda düzenlenmiş bulunan geniş anlamda özel önlemlere aşağıdaki örnekleri verebiliriz;

  • TMK m. 188 II b.1 altında düzenlenen “Birliği temsile yetkili kılınma”
  • TMK m. 194 II altında düzenlenen “Aile konutunda rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eşin müdahale isteminin yerine getirilmesi”
  • TMK m. 239 II. altında düzenlenen “Katılma alacağının ve değer artış payının derhal ödenmesi kendisi için ciddi güçlükler doğuracaksa borçlu eşin Ödemelerin uygun bir süre ertelenmesini isteminin yerine getirilmesi”
  • TMK m. 265 altında düzenlenen “Eşlerden biri, diğerinin rızası olmaksızın ortaklık mallarına girecek olan bir mirası reddemeyeceği gibi, tereke borca batıksa mirası kabul de edemeyeceğinden diğer eşin rızasının alınmasına olanak bulunmadığı veya bu konudaki istem onun tarafından haklı sebep olmaksızın reddedildiği için müdahale isteminin yerine getirilmesi”
  • TMK m. 206 altında düzenlenen “Haklı bir sebeple mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verilmesi isteminin yerine getirilmesi”
  • TMK m. 217 altında düzenlenen “Bir borcun yerine getirilmesi, borçlu eşi evlilik birliğini tehlikeye düşürecek derecede Önemli güçlüklere sokacaksa, bu eşin ödeme için sure isteminin yerine getirilmesi”
  • TMK m. 339V ve TMK m. 195 f.I-III altında düzenlenen “Çocuğun adının konulması yükümlülüğünün yerine getirilmemesi durumunda çocuğun adının belirlenmesi.”

Geniş anlamda özel önlem alınması konusunda, çocuğun adının konulması yükümlülüğünün yerine getirilmemesi durumunda çocuğun adının belirlenmesi özel önleminin alınmasını biraz ayrıntılı olarak anlatmak istiyorum.

Bilindiği üzere genel müdahaleden sonuç alınamamışsa eşlerden birinin özel müdahale istemi üzerine aile mahkemesi, kanunda öngörülen önlemleri alabilir.

  • 2525 sayılı Soyadı K. m. 1. Hükmüne göre Her Türk bir öz adı taşımak zorundadır.
  • Ad üzerindeki hak aynı zamanda kişilik hakları arasında yer almaktadır.
  • TMK m. 339 f. V. Hükmüne göre Çocuğun adını ana ve babası koyar.

Özel müdahale düzenlemesi, istek varsa bütün çabalara rağmen çocuğun adının konulmasında anlaşamayan eşlere karşı sonuç alamayan aile mahkemesi hakimine “Sorunu çözmeden ortada bırakamazsın!” uyarısında bulunmaktadır. Diğer bir ifade ile aile mahkemesi hakimi özel müdahale isteği varsa sadece arabuluculuktan ibaret olan genel müdahale ile yetinemez.

Bu sebeplerle eşlerin çocuğun adının konulmasında anlaşamamaları durumunda aile mahkemesi tarafından belirleyici bir tespit kararı alınması mümkündür. Bu sorunun ortada kalması demektir. Sadece belirlenen sorun çocuğun adının konulmasından kaçınılmasının tespiti işine yaramaktadır. Bu durumda bunun tespitinin bir işe yaramadığı da bir gerçektir. Çocuğun adının ne olacağı ile ilgili bir çözüm gerekmektedir.

Yargıtay’da gerçekleştirdiğimiz uygulamada bu yöndedir.

Ortak çocuğun adının konulmasında çoğunlukla iki türlü uyuşmazlık çıkmaktadır.

Uyuşmazlığın ilki eşlerden birinin ad önermesine karşılık diğer eşin bu adı kabul etmediği gibi başka ad önermemesi şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Bu durumda önerimiz: Büyük ana ya da baba adlarının çocuğun cinsiyetine göre birlikte çocuğun adı olarak belirlenmesidir. Bu suretle ortak çocuğa kendi ana ya da baba adlarının verildiği için eşlerin huzuru örselenmeyeceği gibi çocuğun da büyük ana ya da baba adlarını kullanmakla huzur duyması sağlanmış olur.

Diğer uyuşmazlık şekli ise eşlerin her birinin ayrı bir ad üzerinde ısrar etmesidir. Eşlerden biri Ayşe diğeri Selma adında ısrarcı olup uyuşamıyorlarsa iki türlü davranılabilir:

İlki, her iki ismin birden çocuğa verilmesidir: Ayşe Selma. İkinci olasılık adların bölümlenmesi, sonra bölümlerin birleştirilmesi anlamlı bilinen üçüncü ad ortaya çıkarıyorsa bu ad belirlenebilir.. Örneği aynı tutalım. Ayşe adından Ay bölümünü, Selma adından Sel bölümünü alıp Aysel diye yeni bir ad belirlenebilir. Aile mahkemesi idareyi işlem yapmaya zorlayıcı nitelikte olmaksızın “Ortak çocuğun adının Aysel olarak belirlenmesine” şeklinde karar vermelidir.

Geniş anlamda özel Önlem alınması ve buna ilişkin koşullar hakkında Yargıtay’da yaptığımız uygulamaya somut bir örnek de verebilirim:

“…. Somut olayın özelliğine göre, hakim eşlere yükümlülüklerinin ne olduğunu hatırlatıp, belli konularda uyarabilir. Bunların sonuçsuz kalması halinde istek üzerine ortak hayatı tatil edebilir, (TMK. md. 197) üçüncü kişilere borçlarını eşe ödememeleri konusunda emir verebilir, (TMK. md. 198) nafaka takdir edebilir, (TMK. md. 195, 196) sebepleri varsa kısıtlanması bakımından girişimde bulunabilir, (TMK. md. 405, 406) çocukların bakımından nafaka dahil gerekli diğer önlemleri alabilir, (TMK. md. 196, 197) taşınmazı aile konutu olarak özgüleyebilir,( TMK. md. 194) eşin tasarruf yetkisini sınırlayabilir. (TMK. md. 199) Ancak hakim; hiçbir zaman kanunda gösterilmeyen önlemleri alma cihetine de gidemez. (TMK. md. 195/son) Bu isteklerin dava şeklinde hakimin karşısına getirilmesi zorunludur. (HUMK. md. 72) Dava olmadan işin esasını incelenemez. Verilecek karar yasanın amacına uygun ve ailenin korunmasına yönelik olmalıdır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 101 ve müteakip maddelerindeki davadaki hakkın korunmasına ilişkin tedbirlerle ilişkisi yoktur. Bu özelliği İtibariyle de verilecek karar başlı başına temyizi kabildir. Mahkemece duruşma açılması, husumetin diğer eşe yöneltilmesi, tarafların gösterecekleri tüm delillerin toplanması, değerlendirilmesi ve sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir. (HUMK. md. 73) Açıklanan husus üzerinde durulmadan evrak üzerinde İnceleme yapılıp, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 01.12.2003, 1***2-1***6

Diğer Kanunlardaki Özel Önlemleri Alma

Aile mahkemesince gerçekleştirilecek olan özel müdahale diğer kanunlardaki özel önlemleri alma yetkisini de vermektedir.

Aile içi şiddeti önleme konusunda reform niteliğinde yasal bir düzenleme olan 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunun temel amacı aile içinde şiddet uygulayan bireyi, ortak yaşam alanından uzaklaştırarak ve gerekli olan tedbirleri uygulamaya koyarak aile içi şiddeti önlemektir.

Ailenin Korunmasına Dair Kanun;

  • Aile içi şiddete maruz kalan eş, çocuk,
  • Mahkemece ayrılık kararı verilen aile bireylerini,
  • Yasal olarak ayrı yaşama hakkı olan aile bireylerini
  • Evli olmalarına rağmen fiilen ayrı yaşayan aile bireylerini,
  • Şiddet uygulayan eş veya diğer aile bireylerini,
  • Alınacak tedbirleri,
  • Bu tedbirleri almak ve uygulamakla görevli ve yetkili makam ve mercileri,
  • Usul hükümlerini kapsar.

Aile mahkemesince gerçekleştirilecek olan özel müdahale 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunda yer alan özel önlemleri alma yetkisini de vermektedir.

  • ETİKETLER

Aile Hukuku, Aile Hukuku ilkeleri, aile hukuku kapsamı, evlilik birliğinin korunması, Evlilik Hukuku, Evlilikte eşlerin yükümlülükleri,