4°C
İSTANBUL HAVA DURUMU4°C Kar Yağışlı
DESTEK TELEFONU 0532 442 62 33

Bizden Haberler

Boşanma.org.tr

Kocanın Soyadını Kullanma İznini Kaldırma Davası

- +

project-image-6

http://bosanma.org.tr/kocanin-soyadini-kullanma-iznini-kaldirma-davasi/

Kocanın Soyadını Kullanma İznini Kaldırma Davası (TMK m. 173 f. III)

Koca, koşulların değişmesi durumunda soyadının kullanılmasına ilişkin verilmiş olan iznin kaldırılmasını isteyebilir.

Görevli Mahkeme

Kocanın soyadını kullanma iznini kaldırma davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir.

“..Asıl ve birleşen dava Türk Medeni Kanununun 173. maddesinden kaynaklanmaktadır. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5133 sayılı kanunla değişik 4/1. maddesi uyarınca 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunun üçüncü kısmı hariç olmak üzere, ikinci kitabından kaynaklanan davalara aile mahkemelerinde bakılır. Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması da zorunludur. Gerçekleşen bu durum karşısında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.” Y2HD, 25.01.2007, 1***0-3***4

“..Dava; davacı kadının evlenmekle aldığı kocasının soyadının değiştirilmesine ilişkindir. (TMK. 187. madde) Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m. 118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Şu halde Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir. (H.G.K. 16.11.2005 tarih ve 2/673-617 sayılı kararı) Bu açıklama karşısında; davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu husus düşünülmeden Asliye Hukuk Mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 26.05.2008. 9***0-7***9

Kocanın soyadını kullanma iznini kaldırma davası soyadını kullanmakta olan kadın tarafından açılmış olsa da görevli mahkeme aile mahkemesidir.

“..Dava Türk Medeni Kanununun 173/2. maddesine göre verilen izin kararının kaldırılmasına İlişkindir. Görev kamu düzenine İlişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m. 118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Şu halde Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatı İle görülüp karara bağlanması gerekir. (H.G.K. 16.11.2005 tarih ve 2/673-617 sayılı kararı) Bu açıklama karşısında; davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu husus düşünülmeden Asliye Hukuk Mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 31.05.2010, 8***5-1***1 Bu karara karşı oy mevcuttur.

Karşı oy: “Boşanma halinde kadının, evlenmeden önceki soyadını yeniden alması, koşulların gerçekleşmesi halinde, kadının İstemi üzerine hakimin, boşanmadan sonra kocanın soyadını taşımasına izin vermesi, koşulların değişmesi halinde de, kocanın bu İznin kaldırılmasını istemesi. TMK. nun 173. maddesinde düzenlenmiş bulunan, aile mahkemesinin görevi içindeki hususlardandır. Kadının, kocasının soyadını taşımasına İzin istemi, evlilik birliği sırasındaki edinimlerinden kaynaklandığından bu madde içerisinde yer almıştır. Oysa, boşanmadan sonraki İstekler, evlilik birliği ile bir ilişkisi kalmadığından, kadının kişisel yaşamını İlgilendirmektedir. Yasa koyucu da bu durumu değerlendirerek, koşulların değişmesi halinde, kocanın, iznini kaldırılmasını İsteyebileceğini (TMK. m. 173/3) hüküm altına almış, kadına bu madde uyarınca bu konuda bir dava hakkı tanımamıştır. Ancak kadının genel hükümler uyarınca, bu soyadını kullanmasında yarar kalmadığını belirterek, nüfus kaydındaki soyadının düzeltilmesi yolunda, genel mahkemelerde dava açmasında bir engel bulunmamaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, davaya bakmak asliye hukuk mahkemesinin görevi içerisinde olduğundan, sayın çoğunluk kararına katılmıyoruz.”

Sonuç: Kadının Kocasının Soy adını kaldırılması davası Aile Mahkemelerinindir.

Dava Koca Tarafından Açılabilir

TMK m. 173 f. III. Hükmüne göre Kocanın soyadının kullanmasına verilen iznin kaldırılması davası koca tarafından açılabilir.

Koca tarafından açılan iznin kaldırılmasına ilişkin davada husumet boşandığı kocasının soyadını kullanmakta olan kadına yöneltilmelidir.

İznin kaldırılması davasında koca;

Boşandığı eşinin (=eski karısının) kendisinin (=davacı kocanın) soyadını kullanmasının artık kendisine zarar verdiğini ya da, Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta artık bir menfaati bulunmadığını kanıtlamalıdır.

Davacı her iki olguyu da her türlü delille kanıtlayabilir.

Dava Kadın Tarafından Açılabilir

Kadın tarafından iznin kaldırılması davası açılabilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi “kadın tarafından iznin kaldırılması davası açabileceği ve bu davanın aile mahkemesinde görülmesi” görüşündedir.

“..Davacı Aytop İle eşi Turhan ÖZKUŞÇU 22.01.1963 tarihinde kesinleşen karar ile boşanmışlardır. Davacı Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/494 karar sayılı ilamı İle boşandığı eşinin soyadı olan Özkuşçu soyadını kullanmak için izin almış ise de bu soyadını artık kullanmak istemediği için soyadının kızlık soyadı olan ÖZBİLEN olarak değiştirilmesi istemiyle açtığı davada husumeti Antalya Nüfus Müdürlüğüne yöneltmiştir. Dava bu niteliği ile; nüfus kayıt düzeltim davası değil; Türk Medeni Kanununun 173.maddesİne temas eden “boşanılan eşin soyadını taşıma izninin kaldırılması davası” niteliğindedir. Anılan madde hükmünde, bu kaldırma davasını kocanın açacağı belirtilmişse de; kadının bu hakkından vazgeçmesi her zaman olanaklı olduğundan; kadının da boşandığı kocasını, ölü ise kocasının yasal mirasçılarını hasım göstererek dava açmasına da yasal bir engel yoktur. Bu nedenle husumetin sağ ise istemcinin boşandığı eşi Turhan ÖZKUŞÇU’ya ölü ise mirasçılarına yöneltilerek delillerinin sorulup gösterildiği takdirde toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 31.05.2010, 8***4-1***6

“..Davacı Yıldız ile davalıların miras bırakanı Cemil 29.8.2000 tarihinde kesinleşen anlaşmalı boşanma kararı ile boşanmışlardır. Anlaşmalı boşanmaya ilişkin taraflarca kabul edilen düzenleme ile kadının boşandıktan sonra eşinin soyadını kullanmasına izin verilmiştir. Davacı kadın artık kızlık soyadını kullanmaması için bir sebep kalmadığından ve yaşadığı bir takım zorluklardan bahisle soyadının kızlık soyadı ile değiştirilmesi istemiyle açtığı davada husumeti boşandığı eşinin mirasçılarına karşı yöneltilmiştir. Davalılar davacının talebine bir diyecekleri bulunmadığını davayı kabul ettiklerini açıklamıştır. Boşanma hükmündeki düzenlemelerin haklı sebeplerin varlığı halinde değiştirilmesi her zaman istenebilir. Bunu engelleyen yasal bir düzenleme de yoktur. Mahkemece taraflara delillerinin ibrazı hakkında usulüne uygun olarak mehil verilmemiştir. (HUMK. md. 217) Taraflardan delilleri sorulup, gösterdikleri takdirde toplanıp, değerlendirilerek, açıklanan yönler gözetilmeden soyadı üzerindeki hakların hukuki niteliğinin bir kişilik hakkı olduğu dikkate alınmadan davacı kadının sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Y2HD, 05.10.2009, 1***6-1***5 Bu karar için bir karşı oy mevcuttur.

Karşı oy “Boşanma halinde kadının, evlenmeden önceki soyadını yeniden alması, koşulların gerçekleşmesi halinde, kadının istemi üzerine hakimin, boşanmadan sonra kocanın soyadını taşımasına izin vermesi, koşulların değişmesi halinde de, kocanın bu iznin kaldırılmasını istemesi, TMK.  173. maddesinde düzenlenmiş bulunan, aile mahkemesinin görevi İçindeki hususlardandır. Kadının, kocasının soyadını taşımasına izin istemi, evlilik birliği sırasındaki edinimlerinden kaynaklandığından bu madde içerisinde yer almıştır. Oysa, boşanmadan sonraki istekler, evlilik birliği ile bir ilişkisi kalmadığından, kadının kişisel yaşamını İlgilendirmektedir. Yasa koyucu da bu durumu değerlendirerek, koşulların değişmesi halinde, kocanın, iznin kaldırılabileceğini hüküm altına almış, kadına bu madde uyarınca bu konuda bir dava hakkı tanımamıştır. Ancak kadının genel hükümler uyarınca, bu soyadını kullanmasında yarar kalmadığını belirterek, nüfus kaydındaki soyadının düzeltilmesi yolunda, genel mahkemelerde dava açmasında bir engel bulunmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, davaya bakmak asliye hukuk mahkemesinin görevi içerisinde bulunduğundan, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ret hükmü kurulmasının, usul ve yasaya aykırı olduğu düşüncesiyle, sayın çoğunluk kararına katılmıyorum.” şeklindedir.

“..Taraflar 22.5.2003 tarihinde kesinleşen anlaşmalı boşanma (TMK. 166/3.) kararı ile boşanmışlardır. Anlaşmalı boşanmaya İlişkin taraflarca kabul edilen düzenleme ile kadının boşandıktan sonra eşinin soyadını kullanmasına izin verilmiştir. Davacı kadın artık kızlık soyadını kullanmaması için bir sebep kalmadığından bahisle soyadının kızlık soyadı ile değiştirilmesi istemiyle açtığı davada husumeti anlaşmalı boşanmayı gerçekleştirdiği eşine yöneltmiştir. Davalı 2.2.2003 günlü oturumda davacının talebine bir diyeceği bulunmadığını açıklamıştır. Kesinleşen anlaşmalı boşanma hükmündeki düzenlemelerin haklı sebeplerin varlığı halinde değiştirilmesi her zaman istenebilir. Bunu engelleyen yasal bir düzenleme de yoktur. Açıklanan yönler gözetilmeden soyadı üzerindeki hakların hukuki niteliğinin bir kişilik hakkı olduğu gözetilmeden davacı kadının sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 29.05.2008, 8***5-8***5 Bu kararda da bir karşı oy mevcuttur

Karşı oy: “Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekir. Açıklanan sebeplerle sayın çoğunluğun bozma doğrultusunda oluşan görüşüne katılmıyoruz,” şeklindedir.

  • ETİKETLER

Aile Hukuku, Evliliğin genel hükümleri, Evlilikte Eşler, Evlilikte Eşlerin Kişisel durumları, Kadının Soyadı,