4°C
İSTANBUL HAVA DURUMU4°C Kar Yağışlı
DESTEK TELEFONU 0532 442 62 33

Bizden Haberler

Boşanma.org.tr

Kocanın Soyadını Kullanmaya İzin Verilmesi Davası Usul Esasları

- +

project-image-6

ilk - https://bosanma.org.tr/kocanin-soyadini-kullanmaya-izin-verilmesi-davasi-usul-esaslari/

Kocanın Soyadını Kullanmaya İzin Verilmesi Davası Usul Esasları

Kadının kocasının soyadını taşımasına izin verilmesi konusunda usul hükümlerini bu bölümde İnceleyeceğiz.

Görevli Mahkeme

Kadının kocasının soyadını taşımasına izin verilmesi konusunda görevli mahkeme aile mahkemesidir.

“.. .Dosyada mevcut tanık beyanları ve nüfus kayıtlarından, davacının 28.05.1991 yılında boşandığı eşi Torna Semlun’un soyadını almak için mahkemeye başvurduğu, eski eşinin 20.10,1997 tarihinde öldüğü anlaşılmıştır. Mahkemece, davanın Medeni Kanunun 27. ve dava ve hüküm tarihi İtibariyle yürürlükte olan Nüfus Kanununun 46. maddesi hükümlerine dayanan bir soy isim tashihi davası olmayıp boşandığı kocasının soyadını kullanmaya izin davası olduğu ve bu davada Aile Mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 26.04.2007, 1***2-6***2.

“…Dava boşandığı kocasının soyadını taşımasına izin verilmesi isteğine ilişkin olup, (TMK md. 173/2.) 30.12.2004 tarihinde açılmıştır. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun, 5133 sayılı Kanunda değişik 4/1. maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı hariç olmak üzere, ikinci kitabından kaynaklanan davalara aile mahkemelerinde bakılır. Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında dikkate alınması zorunludur. Gerçekleşen bu durum karşısında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının İncelenmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.” Y2HD, 30.04.2009, 2***0-8***9

“..Dava, boşandığı kocasının soyadını kullanmaya izin verilmesine ilişkin olup, (TMK md. 173/2) 05.12.2007 tarihinde açılmıştır. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun, 5133 sayılı Kanunda değişik 4/1. maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı hariç olmak üzere, ikinci kitabından kaynaklanan davalara aile mahkemelerinde bakılır. Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında dikkate alınması zorunludur (HUMK.md.7).Gerçekleşen bu durum karşısında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.” Y2HD, 01.07.2010, 1***6-1***8

“…Davacı vekilinin Balıkesir Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı davada, müvekkilinin eşinden boşandıktan sonra aldığı Sattı olan kızlık soyadını eski kocasının soyadı olan Arslanpay olarak değiştirmek istediğini, eski eşinin buna muvafakat ettiğini belirterek müvekkilinin soyadının düzeltilmesine karar verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabında düzenlenen 173. maddesinde “boşanma halinde kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Eğer kadın evlenmeden önce dul idiyse hakimden bekarlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir. Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hakim, kocasının soyadını taşınmasına izin verir. Koca, koşulların değişmesi halinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir” hükmü yer almaktadır. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanununun 4. maddesinin birinci bendinde, 22.11.2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı hariç olmak üzere ikinci kitabı ile 3.12.2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işlerin aile mahkemelerinde görülmesi öngörülmüştür. Mahkemece, davanın Medeni Kanunun 27. ve Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesi hükümlerine dayanan bir soy isim tashihi davası olmayıp kadının boşandığı kocasının soyadını kullanmaya İzin davası olduğu ve bu davada aile mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 23.03.2009, 1***5-5***0

Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir.

“.Dava Türk Medeni Kanununun 173. maddesine dayalıdır. Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun İkinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m. 118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Şu halde Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir. (H.G.K. 16.11.2005 tarih ve 2/673-617 sayılı kararı) Bu açıklama karşısında; davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu husus düşünülmeden Asliye Hukuk Mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD,21.01.2008, 1***8-3***9

Erkek Eşe Husumet Yöneltilmelidir

Kadının boşandığı kocasının soyadını taşımasına izin verilebilmesi için açılacak davada erkek eşe dava yöneltilmelidir.

“743 Sayılı Türk Kanunu Medenisinin 141. maddesi ve 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 173.maddesine göre kadının boşandığı kocasının soyadını taşımasına izin verilebilmesi için açılan davada boşandığı kocaya dava yöneltilmeden eksik hasımla hüküm kurulması doğru değildir.” Y2HD, 29.01.2002, 2***3-7***4

Cumhuriyet Savcısı Taraf Değildir

Kocanın soyadını taşımaya izin davasında Cumhuriyet Savcısının yeri yoktur.

“Dava Türk Medeni Kanununun 173. maddesine dayanmaktadır. Cumhuriyet Savcısının taraf sıfatı bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.” Y2HD 21.02.2005, 1***4-2***4.

Nüfus Müdürlüğü Taraf Değildir

Kocanın soyadını taşımaya izin davasında nüfus müdürlüğü taraf değildir.

“..Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının Cumhuriyet savcısı ile nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görüleceği (5490 s.NHK.md.36/a), Türk Medeni Kanununun 173/2.maddesine dayanan izin isteklerinde nüfus idaresine husumetin yöneltilemeyeceği gözetilmeden davanın Cumhuriyet savcısının huzuru ile görülmesi doğru görülmediği gibi, nüfus idaresi hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır.” Y2HD 01.07.2010, 1***6-1***8

Erkek Eşin Kabulü

Kadının boşandığı kocasının soyadını taşımasına izin erkek eşin kabulü varsa kadının boşandığı kocasının soyadını kullanmasına izin verilmelidir.

“..Davalının, davayı kabul etmesi nedeniyle Türk Medeni Kanununun 173/2. madde koşullarının oluşmuş bulunması karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.” Y2HD 05.03.2007, 1***2-3***9.

Zamanaşımı

TMK. m. 178 hükmüne göre evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu süre hak düşürücü bir süre değildir.

Davacı kadın, kocasının soyadının kullanmasına karar verilmesini istemiş olup davalı koca cevap dilekçesinde zamanaşımı defi’ni ileri sürmemişse İşin esasının incelenmesi gerekir.

“…Davacı kocasının soyadının kullanmasına karar verilmesini istemiştir. Taraflar 31.3.1997’de boşanmış, dava ise 7.11.2003’te açılmıştır. Medeni Kanununun 178. maddesi, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakkının boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağını hükme bağlamıştır. Zamanaşımı definin davaya cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi halinde incelenmesi imkan dahilindedir. (HUMK.m.189,195) Davalı cevap dilekçesinde zamanaşımı defi’ni ileri sürmemiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında işin esasının incelenmesi gerekirken hak düşürücü süre olarak algılanıp, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD 10.05.2004, 5***7-5***2

“….Dava, Türk Medeni Kanununun 173/2. maddesi uyarınca boşandığı kocasının soyadını kullanmaya izin verilmesi istemine ilişkin olup mahkemece zamanaşımı süresi dolduğundan bahisle reddedilmiştir. Türk Medeni Kanununun 178. maddesinde yazılı süre zamanaşımı süresi olup dermeyan edilmediği surette hakim, zamanaşımını kendiliğinden nazara alamaz (BK.m.140) Davalının, zamanaşımı defi bulunmamaktadır. O halde taraf delilleri toplanıp, değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 76.03.2009, 2***1-5***3

Aile Hukuku, Evliliğin genel hükümleri, Evlilikte Eşler, Evlilikte Eşlerin Kişisel durumları, Kadının Soyadı,