4°C
İSTANBUL HAVA DURUMU4°C Kar Yağışlı
DESTEK TELEFONU 0532 442 62 33

Bizden Haberler

Boşanma.org.tr

Nişanın Bozulması Durumunda Manevi Tazminat

- +

project-image-6

http://bosanma.org.tr/nisanin-bozulmasi-durumunda-manevi-tazminat/

Nişanın Bozulması Durumunda Manevi Tazminat

Aile Hukuk içerisindeki Düzenlemeler TMK m.121 hükmü içerisinde nişanın bozulması nedeni ile manevi tazminat istenebileceğini düzenleme altına almıştır.

Buna göre nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.

Manevi Tazminat İstemenin Koşulları

Nişanın bozulması durumunda aşağıdaki koşulların gerçekleşmesi durumunda manevi tazminat istenebilir;

  • Geçerli nişanlılık bulunmalıdır,
  • Nişan bozulmuş olmalıdır,
  • Kişilik hakkı saldırıya uğramalıdır,
  • Saldırı hukuka aykırı olmalıdır,
  • Davalı kusurlu olmalıdır,
  • Uygun tazminat verilmelidir

Yukarıda listelediğimiz konu başlıklarına göre konuyu detaylıca inceleyelim ve yasa koyucuların aile hukuku içerisindeki düzenlemeleri ve yasanın aile ve nişana bakış açısı hakkında fikir edinelim.

Geçerli Nişanlılık Bulunmalıdır

Manevi tazminat istenebilmesi için geçerli nişanlılık ilişkisinin bulunması gerekir. Maddi tazminat konusu içerisinde de açıklamaya çalıştığımız aşağıdaki durumlarda nişanlılığın geçerli olmaması nedeni ile manevi tazminat konusunun gündeme getirilmesi yasa koyucu tarafından engellenmiştir.

  • Evlenme vaadi olmadan birlikte yaşayan,
  • Flört eden,
  • Sevgili gibi davranan,
  • Aynı evi paylaşan,
  • Hayat ortaklığı sürdüren,
  • Uzun süredir birlikte yaşayan
  • Serbest yaşayan

kadın ve erkeğin bu birliktelikleri haklı bir sebep olmaksızın veya taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde birbirlerinden TMK m. 121 hükmüne göre manevi tazminat İsteyebilmeleri mümkün değildir.

Nişan Bozulmuş Olmalıdır

Manevi tazminat, nişanın bozulması durumunda istenebilir. Nişanlılığın diğer sebeplerle (ölüm, tarafların anlaşması vs. genel mantık taraflardan birinin iradesi ile nişanlılığı sonlandırması olarak düşünülebilir. Tam geçerli olmasa bile genel mantık istisnalar ile bu yöndedir.) sona ermesi durumunda manevi tazminat istenemez.

Kişilik Hakkı Saldırıya Uğramalıdır

Manevi tazminat istenebilmesi için manevi tazminat isteyenin kişilik haklarına saldırıda bulunulması gereklidir. Saldırının ağır olması aranmaz.

Nişanın bozulması durumunda manevi tazminat istenebilecek durumlara aşağıdaki örnekleri verebiliriz; bu örnekler sadece bunlarla sınırlı değildir. Kişilik hakkının saldırıya uğraması son derece geniş bir kavramdır. Biz sadece soyut olan bir kavramı daha anlaşılır kılacak örnekleme yapmak istedik.

  • Nişanlıya görsel şiddet uygulanması, Nişanlının telefon, bilgisayar mesaj kayıtlarının basına servis edilmesi
  • Nişanlıya cinsel şiddet uygulanması, Nişanlıyla zorla cinsel ilişki kurulması gibi;
  • Nişanlıya duygusal şiddet uygulanması, Nişanlıyla alay etmek, küçümsemek, sırlarım açığa vurmak gibi
  • Nişanlıya sosyal şiddet uygulanması, Nişanlıyı çağdaş kıyafetlere aykırı giyinmeye zorlamak
  • Nişanlıya fiziksel şiddet uygulanması, Nişanlıyı dövmek gibi
  • Nişanlıya ekonomik şiddet uygulanması, Nişanlıyı zorla çalıştırmak, uygunsuz işte çalıştırmak gibi

Saldırı Hukuka Aykırı Olmalıdır

Hukuka aykırılık, başkalarının egemenlik alanında bulunan ve korunması gereken haklarına geçerli bir sebep olmaksızın saldırıda bulunmak olarak tanımlanabilir. Kişinin Anayasa ile belirlenen ve devletler arasında yapılan sözleşmeler ile kanun hükmünde kararnameler ile de belirlenmiş olan durumlarda hukuka aykırılık teşkil etmektedir.

Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır. (TMK. m. 24 f. II.)

Zarar, hukuka aykırı bir eylemle oluşmadığı takdirde o davranış manevi tazminat verilmesine sebep teşkil etmeyecektir.

Emredici hukuk kurallarına, ahlâka, örf ve adetlere ilişkin kuralların ihlâli o eylemi hukuka aykırı hale getirir. Aksine oluşan hiç bir davranış yüzünden eylemi gerçekleştiren kişi manevi tazminat vermekle yükümlü kılınamaz.

Davalı Kusurlu Olmalıdır

Medeni Kanun içerisinde Manevi Tazminat talebinde re’sen gözetilmek sorunda olan konuların başında kusur araştırması gelmektedir. Manevi tazminat istenebilmesi için nişanı bozan yanın ağır kusurlu olması zorunlu değildir. Yeter ki manevi tazminat isteyen davalıdan fazla kusurlu olmasın. Her iki tarafta kusurlu olabilir. Tıpkı boşanma tazminatlarındaki gibi Manevi tazminat ancak daha kusurlu olan taraftan istenebilir.

Uygun Tazminat Verilmelidir

Hâkim nişanın bozulması durumunda açılan manevi tazminat davasını kabul etmişse tazminat olarak uygun miktar paraya hükmedebilir.

Hükmedilen manevi tazminat, ruhsal dengeyi düzeltecek ve duyulan acıyı dindirecek düzeyde olmalıdır. Buna karşılık hükmedilen manevi tazminat kusursuz ya da az kusurlu nişanlı için zenginleşme aracı olmamalıdır. Türk hukuk sisteminde tazminatlar için genel kural olarak cumhuriyetin kurulduğu yıllardan beri gelen uygulama alışkanlığı Haksız zenginleşme sağlanmaması üzerinedir. Bir kimse bir kusur işledikten sonra bunun bedelini diğer tarafın zenginleşmesini sağlayacak miktarda bir maddi ceza hükmedilmesi hukuka aykırı kabul edilmiştir.

Manevi tazminat belirlenirken onun tatmin, ceza ve telafi boyutu göz önüne alınmalıdır.

TMK m.4. e göre hâkim, kanunun haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.

Paranın Ödenmesi

Manevi tazminat olarak karara bağlanan paranın ödemesi aşağıdaki şekillerde gerçekleşmelidir;

  • Toptan ödenir,
  • İrat şeklinde ödenemez,
  • Taksitle ödenemez.

Toptan Ödenir

Hâkim nişanın bozulması durumunda açılan manevi tazminat davasını kabul etmişse tazminat olarak uygun miktar paraya toptan hükmedebilir.

İrat Şeklinde Ödenemez

Hâkim nişanın bozulması durumunda açılan manevi tazminat davasını kabul etmişse tazminat olarak uygun miktar paranın irat şeklinde ödenmesine hükmedemez.

Taksitle Ödenemez

Hâkim nişanın bozulması durumunda açılan manevi tazminat davasını kabul etmişse tazminat olarak uygun miktar paranın taksitlerle ödenmesine hükmedemez.

Para Dışında Tazminat Verilemez

Hâkim nişanın bozulması durumunda açılan manevi tazminat davasını kabul etmişse tazminat olarak uygun miktar paraya hükmedebileceğinden para dışında bir tazminata hükmedilmesi mümkün değildir.

Örneğin hâkim nişanın bozulması durumunda açılan manevi tazminat davasını kabul etmişse tazminat yerine kusurlu nişanlının az kusurlu nişanlıdan Özür dilemesine karar veremeyeceği gibi kararın yayınlanması ile yetinilmesine de hükmedemez.

Bunların dışında tazminatın mal, hizmet, taşınmaz ile ödenmesine hükmedemez.

Manevi Tazminat Davası Usul Hükümleri

Nişanın bozulması sebebiyle açılacak olan manevi tazminat davasına yönelik usul hükümleri konusunda bu bölümde ayrıntılı bilgi vereceğiz.

Manevi tazminata yönelik usul hükümlerini aşağıdaki konu başlıklarına göre inceleyeceğiz; Tüm hukuk davalarında genel kural olarak aşağıdaki kriterler usul hükümlerini belirler.

  • Görevli mahkeme,
  • Yetkili mahkeme,
  • Davacı,
  • Davalı,
  • Feragat,
  • Hakkın Devri,
  • Zamanaşımı.

Görevli Mahkeme

4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun m. 4, b.l hükmüne göre 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı (TMK. m. 118-395.) konusu olan aile hukukundan doğan dava ve işler 20.4.2004 tarihinden sonra aile mahkemesinde görülecektir.

4787 Sayılı Kanun m. 2. f. II hükmüne göre aile mahkemesi kurulamayan yerlerde ise TMK. m. 118-395 kapsamına giren dava ve işlere, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesince bakılacaktır.

Dolayısıyla nişanın bozulması sebebiyle manevi tazminat davasında TMK m. 120 ye göre Aile mahkemesi görevlidir. Aile Mahkemesinin Olmadığı yerde ise Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi yetkilidir.

Yetkili Mahkeme

Nişanın bozulması durumunda açılacak olan manevi tazminat davasında yetkili mahkeme genel hükümlere göre belirlenir.

Davacı

Nişanın bozulması durumunda açılacak olan manevi tazminat davası nişanlılar arasında görülür. Kusursuz nişanlı Ölmeden önce istemde bulunmuşsa bu hak ölümünden sonra mirasçılarına geçer. İstem ileri sürüldükten sonra artık ölenin terekesinin aktifinde yer alan bir alacak hakkını oluşturur.

Ayırt etme gücü bulunan küçük veya kısıtlı, manevi tazminat istemi kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğu için yasal temsilcisinin izni olmadan bizzat dava açabilir. Başka bir anlatımla yasal temsilci ayırt etme gücü bulunan küçük veya kısıtlı adına dava açamaz. Kısıtlının bizzat kendisinin dava açması gerekir. Yasal Temsilci kısıtlının vekilini seçebilir.

Davalı

Nişanın bozulması durumunda açılacak olan manevi tazminat davası nişanlılar arasında görüldüğünden manevi tazminat davası da kusurlu olan nişanlıya karşı açılır.

Feragat

Manevi tazminat isteme hakkından feragat edilebilir. Feragat yapıldığı tarihte kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını hasıl eder.

Hakkın Devri

Kusurlu nişanlının kabulü varsa manevi tazminat istemi sağlararası bir işlemle başkalarına devredilebilir.

Zamanaşımı (TMK m. 123)

Manevi tazminat davası, nişanın bozulmasından itibaren bir yılın geçmesiyle (TMK. m. 121.) zamanaşımına uğrar.

Nişanlılığın sona ermesinden doğan bütün dava haklarında zamanaşımı süresi sona erme tarihinden başlar. Nişanlılığın sona ermesini daha sonra öğrenmiş olmak sonucu değiştirmez.

Evliliğin Kurulması, Evlilik Hukuku, Nişan Hukuku, Nişanlıdan istenen Tazminat, Nişanlılık,