4°C
İSTANBUL HAVA DURUMU4°C Kar Yağışlı
DESTEK TELEFONU 0532 442 62 33

Bizden Haberler

Boşanma.org.tr

Nişanın İradi Sebeplerle Sonlandırılması

- +

project-image-6

Nişanın İradi Sebeplerle Sonlandırılması

Evlenme Nedeni ile Nişanın Sonlanması

Nişanlılardan birinin yada her ikisinin Birbirleri ile veya bir başkası ile Evlenmesi neticesinde Nişanın Sonlanması

Nişanlanma, evlenme vaadi olması nedeni ile evlenme amacıyla yapılır. Evlenme ile birlikte nişanlılık sona ermekte ise de evlenme her zaman nişanlı ile gerçekleşmez. Başka bir anlatımla nişanlı dışında bir başkası ile de evlenmek mümkündür.

Nişanlıların Birbiriyle Evlenmesi – Statü Değişimi

Doğal olan istenen ve beklenen nişanlıların birbirleriyle evlenmesidir. Nasıl Evlilik bir statü yani bireyselden sıyrılarak birlikteliği simgeleyen ve hukuki sorumluluklarının farklılaştığı bir statü ise Nişanlılıkta bir statüdür.

Nikah memuru/Evlendirme memuru, evleneceklerden her birine birbiriyle evlenmek isteyip istemediklerini sorar.

Evlenme, tarafların olumlu sözlü cevaplarını verdikleri anda oluşur. (TMK m. 142.)

Evli statüsüne geçen nişanlıların aynı anda nişanlılık statüleri de kendiliğinden sonlanır.

Nişanlılık statüsünün birbiriyle evlenilmeyle sonlanması durumunda;

Türk Medeni Kanununda yer alan nişanlılığın sona ermesine dayalı istemlerde bulunulması da mümkün değildir.

Taraflar birbirlerine karşılıklı olarak vermiş oldukları evlenme vaadini yerine getirmişlerdir.

Oluşacak sorunlar Evlilik Hukukunun içerisinde Değerlendirilecektir. Nişanlılığa ilişkin olarak evliliğe göre son derece kısıtlı olan düzenlemelerin de kullanılması artık hukuken mümkün değildir.

Başkasıyla Evlenme

Evlenmenin değişik sebepler yüzünden nişanlı dışında başkasıyla evlenilmesiyle de nişanlıların nişanlılık statüsü kendiliğinden doğal olarak sonlanır. Burada oluşan durum ancak Borçlar kanunu nu ilgilendiren durumları ortaya çıkartır Maddi Tazminat ve Manevi tazminat konusu gündeme gelmez.

Başkasıyla evlenen eski nişanlının artık eskiden nişanlı olduğu kişi ile evlenemeyeceği tartışması bir hukuki gerçek olması nedeni ile eski nişanlısına verdiği evlilik vaadinin de bir geçerliliği kalmaz ve vaadin geçerliliği ortadan kalkar.

Dolayısıyla nişanlılardan birinin başkasıyla her ne sebep ile olursa olsun evlenmesi ile o nişanlıların evlenme amacından artık söz edilemez.

Nişanlılık başkasıyla evlenen nişanlının evlenme anında kendiliğinden ortadan kalkar.

Bu durumda evlenmemiş olan nişanlı, başkasıyla evlenen nişanlısından nişanın haksız olarak bozulmasına yönelik istemlerde bulunabilir. Burada kusur araştırması yapılmaz ve Maddi tazminat ve Manevi tazminat konuları gündeme gelmez. Ancak Borçlar Kanunu kapsamında olan nişan için yapılan hazırlık ve yatırımlar ile birlikte hediyelerin iadesi gibi konular gündeme gelebilir.

Cinsiyet Değiştirme

Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini İsteyebilir.

Ancak, Hukuken iznin verilebilmesi için; İstem sahibinin

  • On sekiz yaşını doldurmuş bulunması
  • Evli olmaması;
  • Transseksüel yapıda olması,
  • Cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu
  • Üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu

bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmi sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır. (TMK. m. 40 f. I.)

Görüldüğü gibi nişanlılardan birinin cinsiyet değiştirmesi TMK. m. 40 hükmüne göre olanaklıdır.

Nişanlanma bir erkek ve bir kadın arasında olabileceğine göre nişanlılardan birinin cinsiyet değiştirmesi durumunda nişanlılık kendiliğinden sona erer.

Buna karşılık nişanlılık sırasında nişanlılardan birinin cinsellikle İlgili görevlerini yerine getiremez duruma düşmesi (Yaralanma, kaza ve irade dışı diğer sebeplerle.) nişanlılığın sona ermesi sebeplerinden sayılamaz ise de Diğer nişanlı tarafından nişanı bozma sebebi olarak değerlendirilmesi mümkündür. Bu taraflardan birinin irade ile Nişanı Bozma Sebebi olarak değerlendirilir ve yine Borçlar Kanunu Hükümleri geçerlidir. Fakat Nişanı Bozan tarafın dava açma hakkı ortadan kalkar.

Anlaşma

Nişanlanma herhangi bir şekle bağlı olmadan nişanlıların anlaşmasıyla ortadan kaldırılabilir. Bunun için karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklaması yeterlidir.

Bu irade açıklaması herhangi bir şekil koşuluna bağlanmış olmadığından aile mahkemesinin bir kararına da gereksinim bulunmamaktadır. (Cümlenin Alıntı Kaynağı: ÖZTAN, s. 59.)

Nişanlanmadan dönme kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardandır. (TMK. m. 16 f. I.)

Ayırt etme gücüne sahip olan küçük ya da kısıtlı yasal temsilcinin rızası olmadan irade açıklamasında bulunabilir. Bu nişanın varlığını ortadan kaldıran ve evlenme vaadinin varlığını da ortadan kaldırmaz.

Nişanlılık ilişkisinin anlaşmayla sonuçlanması durumunda tarafların birbirlerinden tazminat istemeleri mümkün değildir. Ancak nişanlılık anlaşma sebebiyle sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler verenler tarafından geri İstenebilir (TMK m. 122 f. I.).

Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.

Nişanı Bozma

Nişanlılık, geçerli olarak doğduktan sonra nişanlılardan birinin iradesiyle her ne sebep ile olursa olsun sona erebilir. Nişanlılardan biri tek taraflı olarak nişanlılığı sona erdirirse nişan bozulmuş olur. Nişanı bozan tarafa yönelik Tazminat istenebilir. Kusur dikkate alınmaz ancak tazminat miktarını talep eden tarafın mahkemeye sunduğu tazminata yönelik gerekçeleri ile değerlendirilir.

Örneğin nişanlılık süresinde nişanlılar cinsel ilişkiye girmiş ise bekaretini kaybeden nişanlının tazminat isteme sebepleri arasında bunu göstermesi ile; Çevremize söz verdik mahcup olduk gerekçesi arasında tazminat miktarı konusunda bir fark olması gerekmektedir.

Nişanı bozma ifadesi yerine;

  • Nişanlanma sözleşmesinin feshi,
  • Nişanlanmadan dönme,
  • Nişandan rücu

ifadeleri de hukuk sistemi içerisinde yaygın kullanım bulmaktadır.

Nişanın taraflardan biri tarafından bozulmasını aşağıdaki alt başlıklara göre inceleyeceğiz;

  • Bozma usulü,
  • Bozma şekli,
  • Bozma sonucu

Şimdi bu konuyu daha ayrıntılı inceleyeceğiz,

Bozma Usulü

Nişanı bozma usulünü aşağıdaki konulara göre ele alacağız

  • Tek taraflı irade açıklaması yeterlidir,
  • Kişiye sıkı sıkıya bağlı haktır,
  • Önceden vazgeçilemez,
  • Bozmadan dönülemez,
  • Haklı sebep koşul değildir

Bu alt başlıklarında Hukuki değerlendirmesini ve yasa koyucuların bu konuya yaklaşımlarını daha iyi anlamak adına açıklamaya çalışalım.

Tek Taraflı İrade Açıklaması Yeterlidir

Nişanlılardan biri tek taraflı irade açıklamasıyla her ne sebep ile olursa olsun hatta sebep göstermeksizin nişanlılık ilişkisini sonlandırabilir.

Başka bir deyişle nişanlılardan birinin nişanı bozabilmesi İçin tek taraflı irade açıklaması yeterlidir.

İrade açıklamasının mutlaka açık olarak yapılması zorunlu değildir. Nişanı bozma örtülü olarak da yapılabilir.

Açık İrade Açıklaması

Nişanlılardan biri açık olarak gerçekleştirdiği tek taraflı irade açıklamasıyla nişanlılık ilişkisini sonlandırabilir. Nişanın bozulmasına yönelik irade açıklamasının açık olarak gerçekleştirilmesi sözle, yazıyla yapılabileceği gibi işaretle de yapılabilir.

Örtülü İrade Açıklaması

Nişanın bozulmasına yönelik irade açıklamasın örtülü olarak da yapılabilir. Nişan bozmasının Örtülü şekilde yapılması uygulamada aşağıdaki şekillerde gerçekleşebilir;

  • Nişanlıyla görüşmelerin tamamen kesilmesi,
  • Nişanlının iletişim bağlantısının ortadan kaldırılması,
  • Nişanlıya bilgi vermeden yerini değiştirmek,
  • Nişanlıya ev kurmak için aldıkları eşyaları geri göndermek,
  • Nişanlıya mektuplarını, fotoğraflarını, hediyelerini iade etmek,
  • Nişanlıyla yaşadığı şehri habersiz değiştirmek,

Açıkladığımız ve benzeri davranışları gerçekleştiren nişanlının evlenme vaadinin sürdüğünden söz edilemez.

Kişiye Sıkı Sıkıya Bağlı Haktır

Nişanı bozma kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Bu sebeple yasal temsilcilerin nişanı bozma yetkileri bulunmaktadır. Sonucunun nişanlı tarafından kestirilemeyeceği durumlarda vasi nişanı sonlandırabilir. Vesayet makamına bildirmesi zorunludur.

Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezlerse de kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olan nişanı bozmada bu rıza gerekli değildir. (TMK m. 16 f. I.)

Yani yasal temsilci altındaki nişanlıda temsilcinin bilgisi dışında da nişanı sona erdirebilir.

O kadar ki yasal temsilci nişanın bozulmasını istemediğini açıklasa bile hukuki bir sonuç doğurmaz.

Önceden Vazgeçilemez

Nişanlanmanın evlenmeye hazırlık dönemi olduğu dikkate alındığında nişan bozma hak ve yetkisinden önceden vazgeçme kişilik hakları ile bağdaşmamaktadır. (Cümle Alıntı Kaynağı: DURAL/ÖĞÜZ/GÜMÜŞ, s. 29.)

Bu şekilde gerçekleşecek bir vazgeçme, evlenmeye hazırlığa değil evlenmeye mecburiyete yol açacağından tasvip edilmesine olanak yoktur. Yani nişanlı olan çiftlerden biri nişan esnasında ben nişanı bozma hakkımdan vazgeçiyorum şeklinde bir açıklama yapması veya bu konuda resmi onay kurumları olan noterde bir belge düzenlemesi bir sonuç doğurmaz. Hukuken geçerliliği yoktur.

Bozmadan Dönülemez

Nişan bozulmakla daha önce gerçekleşen evlenme vaadi de kendiliğinden geçerliliğini kaybeder. Bu sebeple nişan bozmadan dönülmesi fiilen mümkün değildir. Yani dün vazgeçmiştim ama şimdi ben vazgeçtim kaldığımız yerden devam edelim demek mümkün değildir.

“Yapılacak olan bozulan nişanlılık yerine yeni bir nişanlılık oluşturmaktır. Başka bir deyişle erkek ve kadının birbirlerine yeniden karşılıklı evlenme vaadinde bulunmalarıdır.” (Cümle Alıntı Kaynağı: DURAL/ÖĞÜZ/GÜMÜŞ, s. 29.)

Haklı Sebep Koşul Değildir

Nişan bozma nişanlılara tanınmış olan bir yetkidir. Bu metinde ve nişanı bozma ile ilgili herhangi bir cümlenin geçtiği her yerde söylediğimiz gibi Her ne sebep ile olursa olsun hatta sebep göstermeden nişan bozulabilir. Bozanın bunun sonuçları ile karşılaşması ayrı bir konudur.

Taraflara evlenme zorunluluğu yüklenemeyeceği için nişanı bozma yetkisinin kullanılması hiçbir sınırlamaya bağlı değildir. Bu sebeple hiçbir haklı sebep olmasa bile nişanı bozmak mümkündür.

Haklı sebep olmadan nişan bozmanın yaptırımı ise diğer tarafa tazminat ödemekten ibarettir.

Nişanı Bozma Şekli

Nişanı bozma yetkisinin kullanılması hiçbir sınırlamaya bağlı olmadığından nişan haklı bir sebeple bozulabileceği gibi hiçbir haklı sebep olmasa dahi nişanı bozmak mümkündür. Hatta ortada bir sebep gösterilmesi bile zorunlu değildir.

Haklı Olarak Bozma

Nişan haklı sebep gerçekleşmişse bozulabilir. Gerçekleştiğinde artık nişanlıların evlenmesinin kendilerinden beklenemeyeceği her türlü hal nişan bozma için haklı sebep oluşturur.

Haklı sebebin mutlaka tarafların kusurlarından kaynaklanması da gerekli değildir. Yeter ki nişan bozmayı haklı kılacak bir sebep meydana gelmiş olsun.

Haklı sebep nişanlanmadan sonra meydana gelmişse sorun yoktur. Ancak haklı sebep nişanlanmadan önce de varsa ne olacaktır?

Bu durumda diğer tarafın bu haklı sebebi bilip bilmediğine bakılacaktır.

Bu sebep, evlenme vaadinden önce var olup nişanlanan kadın ya da erkek tarafından da biliniyorsa haklı bir sebepten söz edilemez, önceden bilinmeye rağmen o halin boyutu/şiddeti/derecesi/Ölçüsü sıradan bir insanın beklemesi gerekenden çok daha fazla ya da çok daha az boyutlu ise bu hal haklı sebep oluşturabilir.

Nişan Hukukuna sahip arab yarımadası ülkelerinden birinde nişan olmasa da evliliğin bozulduğu bir sebep ilginçtir. Eşinin penis boyutunun büyük olduğunu evlenmeden önde söylemişti biliyordum ama bu kadar büyük beklemiyordum. Diyerek Açılan bir boşanma davası vardır ve tek celsede boşanma gerçekleşmiştir. Tek celsede bitmesi ise kadının haklı bir sebebin varlığını bilmesi ama boyutunu tahmin edememesi ve normal bir insandan beklenmeyecek bir durum olduğu mahkeme tarafından kabul edilmiştir.

Haklı Bozma Sebepleri

“Sadakat yükümlülüğüne” uymayan her davranış nişanı sonlandırmak için haklı bir sebep sayılır. Bu sebeplerin neler olduğu konusunda eşlerin birbirilerine sadakat yükümlülüğü konusunda ayrıntılı açıklamalarda bulunduğumuzdan bu bölümde tekrarda bulunmayacağız.

Hâkimin Takdir Hakkı

Bilindiği üzere;

Hâkim kanunun haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hukuka ve hakkaniyete göre karar verir. (TMK m. 4.)

Hukukun dışına çıkamaz. Takdir yetkisini hakkaniyet sınırları içerisinde kullanır.

Nişan bozma konusunda da haklı sebebi belirleyecek olan hâkim takdir hakkını kullanırken aşağıdaki unsurları göz önünde bulundurmak zorundadır;

  • Nişanlıların yaşı,
  • Nişanlıların öğrenim durumları,
  • Nişanlıların yaşadıkları yer,
  • Nişanlıların sosyal statüleri,
  • Nişanlıların ekonomik statüleri,
  • Nişanlıların kültür seviyeleri,
  • Nişanlıların örf ve adetleri,
  • Nişanlıların gelenekleri

Haksız Olarak Bozma

Nişanı bozma yetkisinin kullanılması için mutlaka haklı bir sebebin bulunması zorunlu değildir. Başka bir anlatımla hiçbir haklı sebep olmasa dahi nişanı bozmak mümkündür.

Nişanı Bozmanın Sonucu

Nişanı bozma yetkisinin kullanılmasının gerek haklı olarak bozma gerekse haksız olarak bozma durumunda statü olarak benzer sonuçlan bulunmaktadır.

Nişan bozmanın ortak sonuçlarını aşağıdaki konu başlıklarına göre inceleyeceğiz;

  • Nişanlı statüsünden çıkma,
  • Yeniden nişanlanma hakkı,
  • Ölüme bağlı tasarruflara etkisi

Nişanlı Statüsünden Çıkma

Nişanı bozma yetkisinin kullanılması, tarafların kişisel statüleri değişiklik yaparak nişanlılık statüsünden çıkmaları sonucunu doğurur. Nişanlılık statüsünden çıkan nişanlılar, nişan öncesi var olan kişisel durumlarına geri dönerler.

Kuşkusuz ki nişanın bozulması ile nişanlıların sadakat yükümlülüğü de sona ermektedir.

Yeniden Nişanlanma Hakkı

Nişanı bozma yetkisinin kullanılması İle tarafların yeniden nişanlanma haklan doğmaktadır. Nişan bozulduğunda nişanlanma sözleşmesinin tarafları olan erkek ve kadın başkalarıyla nişanlanabilecekleri gibi birbirleriyle de yeniden nişanlanabilirler.

Ölüme Bağlı Tasarruflara Etkisi

Nişanlanmanın iradi olmayan sebeplerle (Ölüm, Ölüm karinesi, gaiplik, evlenme ehliyetini yitirene, evlenme engelinin oluşması, bozucu şartın gerçekleşmesi.)sonlanmasının nişanlılardan birinin diğerine yapmış olduğu ölüme bağlı tasarruflara hiçbir etkisi bulunmamaktadır. Ancak Ölen nişanlısını öldüren kişiden Nişanlı Tazminat isteme hakkına sahiptir.

Buna karşılık nişanlanmanın iradi sebeplerle sonlanmasının nişanlılardan birinin diğerine yapmış olduğu ölüme bağlı tasarruflara etkisi ise tartışılmalıdır. Bilindiği üzere bu konuda 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda açık bir düzenleme bulunmamaktadır.

Boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamazlar ve boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan haklan, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, kaybederler. TMK m. 181 f. I.

Düşüncemize göre nişanlılığın evlenmeye hazırlık olduğu düşünüldüğünde nişanlanmanın iradi sebeplerle sonlanması durumunda nişanlılardan birinin diğerine yapmış olduğu ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, kaybedecekleri kabul edilmelidir.

Çifte Nişanlanma

Birden çok nişanlanmada her iki nişanlanmanın da geçerli olacağım kabul etmek mümkün değildir. Zira düşüncemize göre iki kişiye birden diğerini sonlandırmadan evlenme vaadinde bulunmak ahlaka aykırılık oluşturmaktadır.

Evliliğin kurulması, Evlilik Hukuku, nişan hukuku, Nişanlılık,