4°C
İSTANBUL HAVA DURUMU4°C Kar Yağışlı
DESTEK TELEFONU 0532 442 62 33

Bizden Haberler

Boşanma.org.tr

Türk Hukukunda Aile Konutunun Tanımı

- +

project-image-6

http://bosanma.org.tr/turk-hukukunda-aile-konutunun-tanimi/

Türk Hukukunda Aile Konutunun Tanımı

743 sayılı Türk Kanunu Medenisinde yer almayan aile konutu kavramı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile yaşantımıza girmiş bulunmaktadır.

ÇABRİ, aile konutunu evlilik kurumunun bir arada sürmesini sağlayan ve aileyi bir çatı altında toplayan en önemli unsurlardan biri olarak görmektedir. Alıntı Kaynağı => Sezer ÇABRİ, “Aile Konutu Şerhi”, Prof. Dr. Ergon A. Çetingil ve Rayegan Kender’e Armağan, s. 401-415, 2007, s. 401.

TMK. m. 194 hükmü aile konutuna ilişkin emredici bir kuraldır. Madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere aile konutu, eşlerin ve varsa çocuklarının bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdiği, yaşantısına buna göre yön verdiği, acı ve tatlı günleri içinde yaşadığı, anılarla dolu bir alandır.

Hukuk sistemimizin 4721 sayılı yasa ile yaptığı düzenlemelerin öncelikle aileyi koruma başat duygularının öne çıktığı bir kanun bütünü olarak görmek gerekir. Bu nedenle öncelikte aile konutunun tanımı yapılmalıdır.

Yasa koyucunun yaklaşımına göre aile konutu; “Sürekli olarak barınmak üzere kullanılan ve aile yaşamının yoğunlaştığı oturma yeridir.”

Yargıtay 4. Ceza Dairesi aile konutunu eşlerin müşterek yaşamlarım sürdürmeleri İçin ayrılan ve aynı konutta İki tarafın da yaşama hakkını güvenceye alan hukuksal bir kurum olarak tanımlamıştır. Y4CD, 18.03.2009, 213-5127

“..4721 sayılı Türk Medeni Yasasının 185/3. maddesine göre “birlikte yaşamak…zorunda” bulunan eşler, aynı yasanın 186/1. maddesi gereği “oturacakları konutu birlikte seçerler.”

Türk Medeni Yasasının 194. maddesinde ise ‘aile konutu’ düzenlenmiş ve madde gerekçesinde aile konutu;

Eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdiği, yaşantısına buna göre yön verdiği, acı ve tatlı günleri içinde yaşadığı, anılarla dolu bir alan” olarak tanımlanıp, aile konutuyla ilgili işlemlerde ‘eşlerin serbestliği ilkesi ’ne istisna getirilerek, mülkiyeti diğer eşe ait olsa dahi, aile konutuyla ilgili hukuksal tasarruflar bakımından eşin rızası aranmıştır.

Doktrinde de aile konutu; “sürekli olarak barınmak üzere kullanılan ve aile yaşamının yoğunlaştığı oturma yeri” biçiminde tanımlanmış ve aile konutunun varlığı için;

Evlilik birliğinin kurulması ve aile yaşamının yoğunlaştığı bir konutun bulunması gerektiği belirtilmiştir Böylece yasa uyarınca aile konutu, eşlerin müşterek yaşamlarını sürdürmeleri için ayrılan ve aynı konutta iki tarafın da yaşama hakkını güvenceye alan hukuksal bir kurum olarak kabul edilmiştir.”

Aile Hukuku, Türk Hukukunda Aile Konutu,